Site Rengi

DOLAR 7,4126
EURO 9,0363
ALTIN 441,98
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir 8°C
Parçalı Bulutlu
Eskişehir
8°C
Parçalı Bulutlu
Paz 10°C
Pts 10°C
Sal 11°C
Çar 11°C

“60 Mahalle, 60 Otobüs Ankara” Sloganıyla Yola Çıkacağız

15.08.2019
214
A+
A-

Haber Ötesi ve Mavi Radyo ortak canlı yayın konuğumuz “Afet Riskli Alan Mağdurları Derneği” kurucu üyesi Gürsel Ünlükal ve Zafer Yılmaz oldu.

Gürsel Ünlükal konuşmasına kendisini tanıtarak başladı.
“29 yıl memur olarak çalıştım. Eskişehirliyim ama emekli olduktan sonra uzun yıllar başka yerlerde kaldım. Eskişehir’e dönünce bir ev aldım ve Eskişehir’e tekrar yerleştim. 2013 yılından sonra “hak mahrumiyetlerini” sağlamak amacıyla dernekte kurucu üye olarak göreve başladım. Zafer Bey ve 7 kurucu üyemizle beraber çalışmaya devam ediyoruz.

ESKİŞEHİR’DE AFET RİSK ALANI OLUŞUMU

2007 yılında. 17 hektarlık bir alan, İş Bankası'nın oradan vatan caddesine kadar olan su boyu yeniden düzenlenmek istenmiştir. Bu revizyon kararı büyükşehir belediye başkanlığı tarafından alınmıştır. Zaman içerisinde o bölgedeki esnafların itirazları nedeni ile bu proje durdurulmuştur. 2012 yılında Van depreminden sonra 6306 sayılı kanunla beraber afet risk alanlarının dönüştürülmesi kararı alındı. Dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderilen 17 hektarlık alanın hektarı az bulunmuştur. O günün şartlarında 50 hektarın altında olan alanlar afet risk alanı ilan edilemediği için, bakanlıktan tekrar büyükşehir belediyesine gönderilmiştir. Daha sonra 17 hektarlık alana 8 mahalle de dahil edilerek 56.4 hektar alan afet risk alanı ilan edilmiştir.

HANGİ BÖLGELER AFET RİSKLİ BÖLGELER?

56.4 alanda; Mustafa Kemal Paşa Mah. Tamamı. Mamure Mah. 3/1’i, Işıklar Mah. 5/1’i, Yeni Mah. 3/2’si, Kurtuluş Mah. 3/1’i, Deliklitaş Mah. 4/1’i, İhsaniye Mah.6/1’i, Hacı Ali Bey Mah. 8/1’i yaklaşık rakamlar olarak belirlenmiştir.

KENTSEL DÖNÜŞÜM İLE AFET RİSKLİ ALAN ARASINDAKİ FARK

Maalesef kentsel dönüşüm ile afet riskli alan konusu ayırt edilemiyor. İnsanların bu konuda yeterli bilgiye sahip olduklarını düşünmüyorum. Kanunları insanların günü gününe takip etme şansları yoktur. Kentsel dönüşümde olay şudur: Yerinde dönüşümdür. Binanız eski ise veya depreme dayanıklı değilse, tahlil yapılıyor binanız riskli çıkarsa, siz müteahhitle anlaşıyorsunuz, kendi isteğinize bağlı olarak binanızı yenileyebiliyorsunuz veya binanız sağlam ise yıkılmadan sizin isteğinize bağlı olarak kalabiliyor. Afet riskli alanda ise bu konu böyle değil. Binanız yeni de olsa, eski de olsa bütün alan boş bir arazi olarak görülüyor. Bu boş arazi üzerine de yeni bir projelendirme yapılıyor. Bazı vatandaşlarımız şöyle düşünüyor: “benim binam yeni, yıkamazlar” ama bu yanlış bir düşünce. İnsanların bu konuda bilgilerinin olmamasından kaynaklanıyor. Kanunlara göre zemin riskli ise bina sağlam olsa bile yıkılıyor. Aradaki fark budur.

AFET RİSK ALANLARINDA RİSK ATINDA OLAN KONUTLAR

Afet risk alanı, 8 mahalleyi kapsayan bölgelerde konut olarak 6 bin civarında, mülk sahibi, işyeri olarak da 3 bin civarında. Bunlar yuvarlak rakamlar. 9 bin civarında hak sahibi vardır. Yaklaşık 30 bin kişiyi etkileyecek pozisyondadır.

BÖLGE VE ÇALIŞMALAR…

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından, bu alandaki projelendirme çalışmaları İstanbul Teknik Üniversitesi’ne ihale edilmiştir. Bu proje İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından oluşturulmuştur. Valilik binasının önündeki bölgede proje tanıtım merkezi hazırlanmıştır. Bu proje 30 kişilik guruplarla tanıtılmıştır. İlk zamanlarda 2016 yılının sonlarına doğru proje şehir sorumlusu  gruplara projenin tanıtımını yapmıştır. Proje görsel olarak mükemmel diyecek tek kelime yok. Hepimiz beğendik gayet güzel. Ön bahçe gayet güzel ama arka bahçe konusunda hangi sorunlar bizleri bekliyor, hangi mâliyetler çıkacak hiç bilmiyoruz. Biz bu konuda proje sorumlumuza “Ne alınacak, ne kadar para alınacak?” diye sorduğumuz da “minimum 40/50 bin civarında” dedi. Tabii bu minimum rakam, bu rakam daha da yükselebilir.

Şimdi tamam biz ev sahibiyiz 4 etap yapılacak, her etap 4 yıl sürecek, yani 48 ay… Biz projeye evet demiş olsak 48 ay dışarda yaşamak zorunda kalacağız, dolayısıyla kiraya çıkacağız. Böyle bir maliyet var. Devletin kira yardımı var; özellikle âfet risk alanlarında… 36 aya kadar kira yardımı yapılır, diyor. Bu kira yardımı şu günün koşullarında 700/800 civarında ancak şöyle bir sorun var; kira alırsanız krediden yararlanamıyorsunuz, kredi alırsanız kira yardımından yararlanamıyorsunuz. Dolayısıyla ekonomik koşullarınız uygun değilse, mecburen krediyi tercih etmek zorunda kalacaksınız. Kirayı da otomatik olarak kendiniz ödemek zorunda kalacaksınız. Yani size söylenilmeyen, gösterilmeyen bir maliyet çıkacak. Günümüz şartlarında insanlar zaten ekonomik sıkıntılar çekiyorlar. Bu bölgedeki insanların hemen hemen hepsi yaşlı ve emekli olan insanlar, bu insanlar nasıl karşılasınlar bu giderleri düşündürücü. Biz bunları o tanıtımda dile getirdik ama çok mantıklı ve açıklayıcı bir cevap verilmedi. Şeffaf bir yapı tarzı yok insanlar yeterince aydınlatılmıyor. 5 yıl kısa bir süre değil insan hayat için.

AFET RİSKLİ ALANIN KURULMA NEDENİ

Biz bu afet risk alanını neden kurduk. Çok önceden bu proje hayata geçirilmeden önce mahalle meclisi olarak, belediye meclisi toplantılarına katıldık. Bu projeyi detaylı olarak anlattık. Anlattığımız proje çok beğenildi. Fakat şu detay atlanılmamalı bu insanlar proje bitimine kadar nasıl ayakta kalacak. Anlattığımız proje ile ilgili detaylı bilgi alamayınca ve kaçamak cevaplarla karşılaşınca anladık ki biz bu şekilde götüremeyeceğiz hak mahrumiyetlerini önleyemeyeceğiz. O şekilde dernek kurduk. Hak mahrumiyetlerini önlemek için yoksa projeyi önlemek gibi bir niyetimiz yok. Umarım bu konuda da başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Büyükşehir belediyesi de bizim sesimize kulak verir.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NDEN 6 AYDIR RANDEVU ALAMADIK

Eskişehir büyükşehir belediye başkanı Yılmaz hocamızla görüşmek için, 6 ay önce dilekçe verdik. 6 aydır randevu alamadık. Çok yoğundur bir şey de diyemiyoruz. Sonuçta bakkaldan bir sakız almıyoruz. Evimiz, hayatımız söz konusu, yıllarımızı vermişiz. Benim gibi bu aşamada olan insanlar var. Ciddi yatırımlar yapıldı. Ben yıllarca çalışıp ev sahibi oldum. Emekliliğimde huzur içinde yaşayacağım derken bu tür olaylarla karşı karşıyayız. Bölge halkı son derece tedirgin… İnşallah biz yanlış anlıyoruzdur. Yetkililer bizi çağırsınlar ve desinler ki: Bizim böyle bir niyetimiz yok. Sizin kira giderinizin tamamı karşılanacak. Sizden hiç para alınmayacak. “Siz böyle bir şey istiyor musunuz” diyerek mahalle halkına sorulmadı, herhangi bir anket yapılmadı. Eğer deprem riski nedeni ile bu işler yapılıyorsa insanlar mağdur edilmeden yapılmalı. Ancak onunla ilgili de çok şüpheler var, Eskişehir’de çok daha riskli bölgeler varken, neden bizim bölgemiz tercih edildi. Elbette bunun bir nedeni vardır. Büyüklerimiz bunu düşünmüşlerdir fakat neden öncelikle bu 8 mahalle için çalışma başlatılmıştır, bizlere bunu açıklarlarsa çok daha iyi olacak. “ dedi ve sözü bir diğer Afet Riskli Alan Mağdurları Derneği kurucu üyelerinden olan Zafer Yılmaz’a verdi. Zafer Yılmaz konuşmasında: “Eskişehir doğumluyum. Lise hayatımı Eskişehir’de tamamladım, tam bir Eskişehirliyim. Sporculuk hayatım oldu, esnaflık yaptım. Daha sonra Afet Riskli Alan Mağdurları Derneğine üye oldum. Mağdurların sorunlarına cevap verebilmek için arkadaşlarımızla birlikte mücadeleye ortak oldum. Bu konu, bu mahallede ve bölgede yaşayan insanların sıkıntısı. Derneği kurarken Afet riskli alan mağdurları ismiyle kurduk. Fakat bunu insanlarımız yanlış anlıyor. Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, biz hak mahrumiyetine karşıyız. Yaşam haklarımızı ve alanlarımızı korumak için kurduk. Biz projede istediğimiz soruların cevabını alamadık, karşımızda muhatap bulamadık. Sorularımızın cevabının geçiştirilmesi bizi ürkütüyor.

İstanbul’da da yaşanan mağduriyetler sonrası “Mahalleler Birliği” diye bir dernek kuruluyor. İzmir, Kocaeli, Kütahya, Aydın ve diğer illerden bu derneğe üye olanlar olmuş. Biz de üye olduk. Bu derneğin üyesi olarak gelişmeleri takip ediyoruz. İstanbul’da mağduriyetler çok büyük, 59 mahallede bu sorun var. Bu mahallerde verilen sözlerin hiçbirisinin yerine getirilmediğini görüyoruz. İstanbul’da 30 gönüllü avukat var, hukuki takibi onlar yürütüyor. Cumhurbaşkanına, başbakana ve siyasi partilere ulaşmak için dilekçelerimizi de alarak, 23 martta Ankara’ya otobüsler kaldıracağız. “60 Mahalle, 60 Otobüs Ankara” sloganı ile böyle bir girişimde bulunacağız. Birlikten kuvvet doğar, unutma ve bize üye ol” diyerek sözlerini noktaladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.