Site Rengi

DOLAR 5,9410
EURO 6,4989
ALTIN 300,2
BIST 122.142
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir 8°C
Parçalı Bulutlu

EĞİTİMDE KALİTEYİ İSA ÖZDEN’E SORDUK

15.08.2019
51
A+
A-

Eğitim de Kaliteyi İsa Özden’e Sorduk


Eğitim alanında ilk röportajımız; İbrahim Karaoğlanoğlu İlk Okulu Müdürü İsa Özden ile yaptık. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin en önemli amacı bir ülkenin geleceği olan çocukları iyi insan ve iyi vatandaşlar olarak yetiştirmektir. Çocukların eğitiminde okul, aile, çevre, öğretmen ve eğitim sistemi gibi faktörler etkili olmaktadır. Bu çalışma özellikle son yıllarda önemi daha da artan ve eğitimde çok önemli rolü olan okul-aile- çevre iş birliğinin yeri ve önemini belirtmek amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda size sormak istiyoruz;


-Öncelikle, çevreden ve diğer mahallelerden aldığımız duyumlara göre okulunuzun başarısının ve tanınırlığının yüksek olduğunu gördük. Okulunuzun başarısını artırmak için neler yapıyorsunuz. Bu vesile ile de biraz da kendinizden bahseder misiniz.?

 

Efendim; öncelikle gazeteci bir velimiz olarak böyle bir röportaj için beni ve kurumumu belirlediğiniz için teşekkür ederim. Bizde sizi şehrimizde işini en iyi yapan gazetecilerden biri olarak bildiğimizi ifade ederek sorunuza dönüyorum.

50 yıl önce o zaman nahiye olan Günyüzü ilçesi Yağrı mahallesinde 4 kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldim. Köyümde ilkokulu okurken anacığımın; o zamanlar liseyi yeni bitirmiş dayımı örnek göstererek; “sen dayından daha yüksek okulları okuyacaksın” Telkinleri ve nasihatleri ile Ortaokul ve Liseyi Sivrihisar İmam Hatip Lisesinde okudum. Anacığımın belirlediği hedef çerçevesinde, hukuk fakültesi hedefim olmasına rağmen zamanla iyi ki okumuşum dediğim Eğitim Fakültesinden mezun olduğumda köyümde ilk üniversite mezunu ben olmuştum.

1988 yılında Ağrı Patnos’ta Çaputlu Köyü’nde 98 kişilik 5 sınıfın bir arada olduğu bir okulda başlayan değişik illerde, değişik görevler adı altında (Öğretmen, okul müdürü, müdür yardımcısı, şube müdürü, ilçe milli eğitim müdür vekili vs.) eğitim hayatım oldu. 2014 yılında daha önce öğretmen olarak çalıştığım hala o zamandan birlikte çalıştığımız 16 öğretmen arkadaşımın da olduğu İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu’na müdür olarak atandım. İkamet ettiğim mahallemde bulunan, beraber öğretmenlik yaptığım arkadaşlarımın da olduğu bir okulda görev yapmak bir çok insan için dezavantaj gibi gözükse de, ben avantaj olarak düşündüm. Halka hizmet hakka hizmettir inancı ve gayreti ile ekibimle beraber kısa ve uzun vadeli planlamalar ile işe başladık. Her çalışanımızla bu kurumun bir parçası olduğu için değerli olduğu hissini daha da kuvvetlendirerek işe başladık. Başarının bireysel çabalarla, uğraşlarla değil ekip olarak paydaşlarla hep beraber hedeflenerek kazanılacak bir olgu olduğu anlayışını yerleştirdik. İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu 1962 yılında eğitim öğretime başlamış, şuan itibari ile 1057 öğrenci, 48 öğretmen, 2 müdür yardımcısı, 3 rehber öğretmen, 2 İngilizce öğretmeni, 1 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni ve 6 destek personelimiz ile eğitim öğretime devam etmekteyiz.

16 Eylül 2014 tarihinde okulumuzda göreve başladıktan sonra neler yaptık. Öncelikle başarının kişilerle, şahıslarla olunamayacağını bilen insanlar olarak; tercih edilen bir okul olmak ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza geleceğe tam ve donanımlı olarak nasıl hazırlayalım sorusunun cevabını arkadaşlarımla bulmaya çalıştık. Çevremizden ve velilerimizden gelen olumlu dönütlerle de bizim bunu büyük oranda başardığımızı ekibimle beraber hissediyoruz.

Peki sayın hocam; herkesin bildiği üzere Bakanlığın ve Başbakanımızın okulların normal eğitime geçmeleri yönünde belirlediği bir tarih var. 2019 sizin kurum olarak hazırlıklarınız var mı? Normal eğitim ikili eğitime göre çocuklarımız açısından avantajlı bir sistem mi?

Milli Eğitim Bakanlığımızın bu kararından sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz gerekli çalışmalara başladı. Yıllarca biz eğitimcilerin dillendirdiği “en iyi okul, evine en yakın okuldur,” sloganı yerini bulsa idi, her kes servise ihtiyaç duymayacak şekilde en yakın okula gitse idi, aslında bugün bu konuyu konuşuyor olmayacaktık.

Müdürlüğümüzün paylaştığı rakamlara göre aslında ilçemizde derslik başına düşen öğrenci sayısında sıkıntı yok. Sorun kenar mahallelerdeki velilerimizin merkezde okutma isteği. Tabii ki normal eğitim, ikili eğitime göre çocuk için avantajlı bir sistem. Özellikle bu günlerde sabah namazı ile başlayan yatsı namazı ile biten ikili eğitimin aksine normal eğitimde çocukların kendisine ayıracakları zaman daha fazla, sosyal etkinliklere daha fazla zaman ayırma noktasında avantajları var.

Biz okul olarak normal eğitime geçme hazırlığımızı kullanacağımız 24 derslik dahilinde yapar iken, iki binamızdan B Bloğumuza çocuklarımızın daha güvenli ve daha modern binalarda eğitim öğretim görmeleri amacı ile yıkım kararı ile yeni bir bina yapılana kadar ertelemek durumunda kaldık. Şu an itibari ile okulumuzun bir kısmı Sarar Anadolu Kız İmam Hatip Lisesinde devam etmektedir.

Öğrencilerin başarılarının artırılmasında, istenilen eğitimi almış olarak kurumumuzdan ayrılmasında, muhakkak sadece okul değil aile ve Okul Aile Birliği’nin de payı çok olsa gerek. Peki, İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu olarak gerekli koordinasyonu sağladığımızı düşünüyor musunuz?

Geleceğimizin teminatı en büyük zenginliğimiz ve varlığımız olan çocuklarımızın eğitiminde muhakkak okul ve aile, Okul Aile Birliği her zaman dirsek teması, işbirliği içinde olmak zorundadır. Şöyle bir örnekle konuyu daha sarih hale getirmek istersek; bir fabrika ile okul arasında benzerlik var. İki müessese de bir çaba ve emekten sonra kendilerine emanet edilen (birinde henüz işlenmemiş beyaz sayfa bir çocuk, diğerinde yapılacak mamulün hammaddesi) varlıkları belirlenen sürede en güzel şekilde işlenmiş olarak karşıya teslim etmektir. Fabrikadaki bir üründe yapılan bir hata tüketiciye ulaşmadan, banttan, üretim tezgahından, eğer mamul hatalı ise görülür yada bazı testlerden sonra hatası anlaşılır, eksiklikleri giderilebilir. Okulda ise bize amacımız, bize teslim edilen, her birinin gelişim farklılıkları olan, değişik aile ortamından gelen öğrencilerimizi en güzel şekilde hata yapmadan bir üst öğrenime teslim etmektir. Fabrikada; beğenmediğimiz hatalı bir ürünü tüketiciye ulaşmadan ayırabiliriz. Fakat okulda bize teslim edilen bir çocuğun eğitiminde hata riskimiz olmaması lazım, sıfır hataya indirmemiz lazım. Bütün uğraşlarımıza rağmen hatamız var ise, maalesef hatamızı, en az 20-25 yıl sonra göreceğiz. Ülke için telafisi olmayan bir durumla karşı karşıya kalmış oluruz. Şunu ifade etmek isterim ki biz eğitimcilerin hata yapma şansımız lüksümüz yok. Bu sorumluluk ve şuurla çalışmak, hizmet vermek durumundayız.

Bu açıdan baktığımızda biz eğitimcilerolarak yükümüzün ne kadar ağır ve sorumluluğumuzun ne kadar fazla olduğunu bilerek çalışmak zorundayız. Ailenin içinde olmadığı bir eğitim sisteminin eksik kalacağını biliyoruz. Öğrenci velilerimizle yaptığımız görüşmelerimizde, toplantılarda öğrencilerimizin başarısında okul ve ailenin payının %49 – %51 olarak tanımlıyoruz. Özellikle işinin uzmanı Rehberlik öğretmenlerimiz aracılı ile gelişim farklılıkları olan öğrencilerimizle yaşadığımız sorunları velilerimiz ile kurduğumuz olumlu diyaloglarla gidermeye çalışıyoruz.

Okul – Aile Birliği okullarımızda yönetmelik gereği kurulan okulu gelişimine maddi katkılar sunma adına değer katan bir organımızdır. Okulumuzun fotokopi, temizlik malzemeleri, temizlik personeli, kırtasiye malzemesi ihtiyaçlarımızın giderilmesinde velilerimizden kabul edilen bağışlarla okulumuzun gelişimine katkı sunar. Okul – Aile Birliğimizin velilerimiz arasında birlik beraberlik ruhunu pekiştirmek, okulumuz ve öğrencilerimiz adına yeni ufuklar açmak adına bu sene ilkini yaptığımız bir il dışı gezimiz (Bursa) ve içinde eğlence ve çekilişlerin olduğu yoğun bir katılımın beklendiği bir çay düzenleniyor.

Bunun dışında okulumuz ailesine maddi veya manevi katkıda bulunabilecek velilerimizle görüşmelerimiz her daim devam ediyor. Bu görüşmelerin neticesinde mahallemizin esnafı, velimiz Murat pastaneleri sahibi Murat GÜRBÜZ’er Bey’i Okul – Aile Birliği ile ziyaretlerimizde, çok amaçlı salonumuzun yeniden düzenlenip okulumuza, öğrencilerimize ve mahallemize yakışır bir şekilde tezyin edilmesi ile ilgili isteğimizi sağolsunlar kırmadılar, kabul ettiler. Salonumuzu yeniden düzenledik. Bu vesile kendisine bir kez daha kurumumuz adına teşekkür ediyorum.

Yani hocam öğrencinin başarısı için okul, öğretmen ve velinin koordineli çalışması gerektiğini söylüyorsunuz.?

Evet İpek Hanım. Aynen öyle söylüyorum. Bu ekip 3’lü bir sacayağı birinde yaşanacak bir sıkıntı çocuğun eğitimini olumsuz etkileyecektir. Öğrenci velilerimizde bilirler ki “sizin sorununuz bizim sorunumuz” parolası ile okul idaresi ve diğer çalışanlarımız ile işi olan her veli yaşadığı sorunlarını en ince detayına kadar paylaşıp çözüme yönelik adımlar atılır.

Ayrıca yıl boyunca velilerimizin çocukları ile karşılaşabilecekleri sorunları ile Rehber Öğretmenlerimiz tarafından yıl boyunca

-Verimli ders çalışma yöntemleri

-Uyuşturucu ile mücadele

-Aile içi iletişim

-Sosyal medyanın kullanımı

Konularında okulumuzda velilerimize düzenli olarak eğitimler verilmektedir.

-Hocam sonuç olarak; eğitimde istediğimiz yerde miyiz? Eksikliklerimiz nelerdir. Okul olarak velilerinizden beklentileriniz nelerdir.?

Ülke olarak nüfusumuzun çoğunluğunun eğitimin içinde olması nedeni ile zaman zaman sorunlar yaşamamız çok olağan olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’da bir konuşmasında üzerinde durmamız gereken iki konunun “eğitim ve kültür” olduğunu belirtti. Yakın süreçte alınan Liseye ve Üniversiteye geçişle ilgili tadilatlar; öğrencilerimizi sadece sınavı düşünen, sınav odaklı bir eğitim yerine; düşünen, sorgulayan, sentez yapabilen bir nesil oluşturma çabası olumlu yönde iç açıcı gelişmeler olarak düşünüyorum. Bu güzel ülkenin geleceği için, bulunduğumuz bu jeopolitik coğrafyada güvende olabilmemiz için geçmişi ile geleceğini sentezleyip ülkesini milletini seven, sevgi saygı, hoşgörü gibi değerlerimizi özümsemiş nesilleri yetiştirme noktasında hiçbir bahaneye takılı kalmadan çok çalışmamız gerektiğini bütün eğitim camiası olarak kendimize şiar olarak kabul etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Velilerimize diyeceğim o ki; biz sizlerle 4 yıl sürecek bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu; sabi ve her biri bir değer olan yavrularımız için yolculuk süresince iletişimimiz hiç kesilmemelidir. Bu yolculukta sadece oturduğumuz koltuk değil, diğer yolcular, şoför, muavin, aracın sağlığı bizim ilgi alanımızda olması lazım ki bu yolculuğumuz sağlıklı, huzurlu verimli olsun ve ulaşmak istediğimiz yere, mutlu olarak varalım. Şunu da ilave etmeden geçemeyeceğim. Ülke olarak bulunduğumuz coğrafyamızdan kaynaklanan yaşayabileceğimiz bazı sıkıntıları eğitim sistemimizin her aşamasında öğrencilerimize ve gençlerimize ders olarak verip uyanık olmaları noktasında telkinlerde bulunmalıyız.

Maalesef en son 15 Temmuzda yaşadığımız ve bana göre bir 18 Mart Çanakkale Zaferi kadar, Kurtuluş Savaşı kadar önemli olan, Milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan ve hala etkilerinin devam ettiği bir süreci unutturmamamız lazım. Biz de bu vesile ile Başbakanlık genelgesine istinaden okulumuzun bahçesinde ve değişik bölümlerinde 15 Temmuz’da bu ülkenin birliği için kendisini feda eden insanlarımızı unutturmamak adına bölümler düzenledik. Amacımız; geçmişini, şanlı tarihini unutmadan, milli ve manevi değerlerine bağlı ülkesini ve vatanını canından çok seven, sorumluluk bilinci gelişmiş bir nesil yetiştirmek adına üzerimize düşen görevin en iyisini yapmak için çabalıyoruz.

Sonuç olarak; şu anda bana tevdi edilen daha önce başkasında olan, fani olduğunu bildiğimiz, ayrıldıktan sonra sadece yaptığımız (varsa) güzel şeylerin konuşulacağı günlere hazırlık olarak, görevimizin en iyisini yapmış olmanın hazzını yaşamak istiyorum.

Bizlere kıymetli vaktinizi ayırdığınız için “Haber Ötesi” olarak Teşekkür ederken, başarılarınızın devamını diliyoruz.

İbrahim Karaoğlanoğlu İlk Okulu Müdürü; İsa ÖZDEN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Ladyera | LadyEra | Lady Era | Estrogenolit | Estrogenolit Hapı | Estrogenolit Damla