1..BÖLÜM
Bir Şehrin Siyasi Hikâyesi: Eskişehir'de AK Parti'nin Doğuşu
2001 yılı, Türkiye'nin siyasi hafızasında yeni bir dönemin başlangıcıydı. Anayasa Mahkemesi'nin 22 Haziran'da Fazilet Partisi'ni kapatma kararıyla birlikte, yıllardır aynı çatı altında siyaset yapan insanlar farklı yollara savrulmuştu. Artık bir defter kapanıyor, yeni bir Kitabın ilk sayfaları açılıyordu.
Ankara'da hummalı bir çalışma vardı.
Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Bülent Arınç ve Abdulkadir Aksu'nun öncülüğünde "Yeni Oluşum" adı verilen hareket, kısa sürede Türkiye'nin en çok konuşulan siyasi girişimine dönüştü.
Eskişehir'de ise bu oluşumun içinde heyecanla ,bin ümitle ,hatta sabırsızlıkla olmak isteyen kitleler kendi aralarında organize oluyor, Ankara'nın yolunu tutuyordu.
Hatta 1 -4 Ağustos arasında Afyon İkbal Otelde toplanan ve adı henüz belli olmayan Parti'nin tüzüğü ve programı tartışılıyorken , cografi yakınlıktan dolayı Otelin lobisi Eskişehir'den gelen gönüllü isimleri ağırlıyordu.
Ayhan Boz 'un başını çektiği Anadolu Kültür Derneği üyeleri 100 den fazla isimden oluşan listeyle en istekli grup olurken,Rahmetli Hacı Murat Berk 'te eski Akıncılardan oluşan ekiple İkbal Otel lobisinde boy gösteriyordu.
14 Ağustos 2001 günü Adalet ve Kalkınma Partisi resmen kuruldu.
Parti kurulmuştu; şimdi sıra Türkiye'nin dört bir yanında teşkilatlanmaya gelmişti.
Eskişehir ise sıradan bir şehir değildi. Kurucular Kurulu'nda Eskişehirli isimlerin bulunması, gözleri bu şehre çevirmişti. Ankara'nın koridorlarında dolaşan herkes biliyordu ki Eskişehir'de kurulacak teşkilat, yalnızca bir il teşkilatı olmayacak, yeni partinin vitrini olacaktı.
Bu görevin en önemli isimlerinden biri Kurucu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Murat Aynı zamanda eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Muharrem Tozçöken ve rahmetli Prof Dr. Ersin Nazif Gürdoğan'da Eskişehir kökenli Kurucular Kurulu üyeleriydi
Daha önceden Eskişehir'de ikamet etmiş olan Bingöl Milletvekili Mahfuz Güler'de inisiyatif kullanmak istiyordu.
Günlerce süren görüşmelerde birçok isim masaya yatırıldı. Kimi Genel Merkez tarafından kabul görmedi, kimi uygun bulunmadı. Eski siyasetçiler, iş insanları ve kanaat önderleri tek tek değerlendirildi.
Arayışlar sonunda Birlik Vakfı Başkanı Eyüp Erkut üzerinde karar kılındı. 20 Eylül 2001'de Ankara'da Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden mazbatasını aldı. Eskişehir'e dönüldüğünde herkes artık yeni il başkanının belli olduğunu düşünüyordu.
Ancak kader bambaşka bir sayfa açacaktı.
Henüz yirmi dört saat bile geçmeden Eyüp Erkut, bu ağır sorumluluğu üstlenemeyeceğini belirterek görevi iade etti.
Moraller bozulmuştu.
Daha yolun başında Genel Merkeze lanse ettigi ismin affını istediği Murat Mercan kısa süreli demoralize olsa da kuruluş aşamasında kendisine yol arkadaşlığı yapan Şadi Doğruyol, Seydi Yıldız, Rıdvan Ünal, Rıdvan Kaya dan oluşan ekibini Yeni Bir Başkanı bulmaları için görevlendirilir.
Esnaf kökenli Şadi Doğruyol'un Üniversite mezunu olmaması sonucu ekip Niyazi Çapa, Muhittin Yıldırım, Münip Durceylan,Hüseyin Gürol gibi isimlerle görüşüp Murat Mercan'a bilgi vermişti.
Öte yandan bir Kafkas- Çeçen Çerkezi olan Genel Başkan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise Hasan Tuç, Hacı Murat Berk gibi kendi ırkdaşlarıyla dirsek teması halindedir.
Diger taraftan Anadolu Kültür Derneği Başkanı Ayhan Boz etrafında ekipte hevesliydi.
DYP'den Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Orhan Soydaş 'ta muhtemelen adaylar arasındaydı.
Eyüp Erkut görevi iade edeli 25 gün Olmuş henüz yeni atama olmamıştı, Namlı Gıda sahibi Fahri Keskin harekete her türlü destek vereceğini ama İl Başkanlıgı görevini yerine getiremeyecegini Genel Merkeze iletmişti.zaman kaybetmeye tahammül yoktu.
Hasan Murat Mercan, birlikte çalıştığı ekibi yeniden topladı. Şadi Doğruyol, Seydi Yıldız, Rıdvan Ünal Rıdvan Kaya ve Kayhan Ünal...
Artık önlerinde tek bir hedef vardı: Eskişehir'i ayağa kaldıracak yeni bir isim bulmak.
Günler süren görüşmeler yapıldı. Birçok adayla konuşuldu. Ancak hiçbir isim bütün beklentileri karşılamıyordu.
Derken bir akşam, Rıdvan Ünal'ın önerdiği bir isim masaya geldi. Ona bu ismi önerende Orhan Soydaş'dı
Osman Yüksel İsmi üzerinde Yoğun bir çalışma başladı
Osman Yüksel....
Şehrin otomotiv sektöründe tanınan bir iş insanıydı. Siyasetin ön saflarında görünmese de çevresinde saygı gören bir isimdi.
Gece yarısına doğru küçük bir ekip onun kapısını çaldı.
Teklif açıktı:
"AK Parti'nin Eskişehir Kurucu İl Başkanı olmanızı istiyoruz."
Osman Yüksel şaşkındı. Teklifi dinledi, düşündü ve olumlu yaklaştı.
Ertesi sabah özgeçmişi büyük bir titizlikle hazırlandı. Evrakı Ankara'ya ulaştırma görevi ekibin en genç isimlerinden Seydi Yıldız'a verildi. Uzun otobüs yolculuğunun ardından dosya AK Parti Genel Merkezi'ne teslim edildi.
Birkaç gün sonra Ankara'dan beklenen telefon geldi.
Osman Yüksel ve beraberindeki ekip yeniden başkentin yolunu tuttu.
Bu kez kapılar, partinin en üst yönetimine açılıyordu.
Abdullah Gül ile yapılan ilk görüşmenin ardından Recep Tayyip Erdoğan ve Abdüllatif Şener'in de katıldığı toplantıda beklenen karar açıklandı.
Osman Yüksel, AK Parti Eskişehir İl Teşkilatı'nı kurmakla görevlendirilmişti.
Böylece Eskişehir'de yeni bir siyasi hikâye başlamış oldu.
Fakat asıl mücadele bundan sonra başlayacaktı.
İl yönetimi kimlerden oluşacaktı?
Merkez İlçe Başkanlığına kim getirilecekti?
Farklı siyasi çevrelerden gelen talepler nasıl yönetilecekti?
Ankara ile Eskişehir arasında yaşanan görüşmeler, kulisler ve perde arkasındaki gelişmeler, ilerleyen günlerde teşkilatın kaderini belirleyecek; Eskişehir siyasetinin uzun yıllar konuşacağı olaylara zemin hazırlayacaktı...
Yazının İkinci bölümü yarın..........