Bayramlar.
Evet nasipse bir Ramazan Bayramı daha yaşayacağız ve sevdiklerimize de onun mutluluğunu yaşatacağız.
Eee yaş yavaş yavaş kemale ererken insan ister istemez geçmişe gidiyor.
Elbette Allah hepimize gecinden versin.
Muhakkakki bunu eninde sonunda yaşayacağız.
Yaşayacağız derken, ölümde yaşarken geliyor tabii ki.
Ne diyorduk?
Hahh dedik ya.Gecmiş dolu dolu. Gelecek ise fuluğ. Belirsiz üstelik de.
Elbette bayram namazı.
Oldukça kalabalık tabii ki.
Yaşlısı genci.
Yerlisi yabancısı.
Yabancısı deyince ilçe dışında yaşayanlar.
Bayram da,anne baba ,dede nine ziyaretine ve bayramlaşmaya gelenler tabii.
Bayram namazı sonrası kahvaltı, el öpmeler ve gıcır gıcır giysiler.
Ol nedenle geçmişten dem vurmak en iyisi.
Geçmiş Bayramlara doğru giderken aldı da bir yaaaa nur,bir beyazlık bir ışıltı kaplıyor insanın içini.
İlçede o yıllarda cipten başka bir iki de otobüs.
Başka araç ara da bulasın.
Tabii kışın geçen nafa arabaları bir de.
Galiba ilk murat 124 ü Murat abim de görmüştüm.
Neyse.
Gelelim o çocukluk günlerine.
Rahmetli babam kendisine yılda iki kez verilen beykoz ayakkabılarını bana göre alırdı.
O da bayramdan bayrama giyilirdi.
Rahmetli annem babamın kahverengi pantolonlarını kapkara boyardı.
Eee artık şansa.
Yağmur yağdı mı boyada yağardı!
Mantar tabancası, çıtır pıtır kız kaçıran gibi ufak bayram patlamaları işte.
Artist kibrit kabı, gazoz kapağı bir hazine o yıllarda.
60 yıllardan 70 lı yıllara doğru.
Yücel ablanın sinemasında bayramda üç film birden.
Eee herhalde " adak gıdak" sesleri.
Ya da cu cu eteyik cumurta versen keteyik!
Benim anımsadığım ki yaş belki beş altı.
Belki de farklı söylemdi.
Eee o yıllarda bu tür sözler söylendi.
Eee beş altı yaşı Rahmetli babam çoban olduğu o ellerde o yıllarda biraz tatarca laf olabiliyordu.
Rahmetli annem " oğlum biz macuruz unut bunu" desene,o değilde artık manav yani yerli halk içinde yaşadığımdan macurca bile kalmamıştı.
Yalnız hâlâ dediğim " sabaaaya ekmek alayım mı?" İle " saaaya dön arabayla"
Yani sabah ve sağ.
El öpmeler,bazen torbalar fıstık dolardı.
Bazen de para.
O değilde niye bütün iki buçuk lirayı almayıp da iki adet bir lira bi elli kuruş alırdım?
Konu komşu, asar şenlikleri vs vs vs.
Siboplu futbol topları.
O değilde o yıllarda ilçede voleybol oynanır halk eğitim avlusunda.
Güreş ve boks.
Cemal Kamacı.
Tabii ki Muhammed Ali.
İlk aklıma gelenler bunlar.
Belki benim gibi üç beş insan okur.
Eee şimdi sosyal alem!
Ama o yıllarda sanki zaten herşey doğaldı.
Bilmiyorum artık.
Bayramımızı en içten dileklerimle kutlarım.