Tepav ve Eso'nun işbirliğinde paylaşmış olduğu ekonomiye dair öne çıkan düzenlemelerde şunlar belirtildi.
Yurt dışı iştirak gelirlerine vergi avantajı genişletildi
Yurtdışı iştirak kazançlarına yönelik vergi avantajları genişletildi. Yeni düzenlemeyle belirli
şartları sağlayan gelirler için indirim oranı yüzde 100'e kadar çıkarılırken kurumlar vergisinde
istisna oranı yüzde 80 olarak belirlendi.
Resmî Gazete'de yayımlanan "Cumhurbaşkanı Kararı" ile Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nda
yer alan gelir ve kurumlar vergisine ilişkin bazı oranlarda düzenleme yapıldı.
Gelir Vergisi Kanunu'ndaki düzenlemeye göre, ödenmiş sermayeye sahip olma oranı yüzde 20 olarak
belirlenirken, yurt dışı iştiraklerden elde edilen kazançlarda en az yüzde 20 oranında sermaye sahipliği şartını sağlayanlar için indirim oranı yüzde 100 olarak açıklandı.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nda ise uygulanacak istisna oranı, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az yüzde 20'sine sahip olması durumunda yüzde 80 olarak açıklandı. Ayrıca, ilgili kanun maddesi
uyarınca bazı kazançlar için yüzde 100 indirim imkânı getirildi.
Bu karar 2 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına
uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve hükümleri Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütülecek.
İşsizlik Sigortası Fonu’nda devlet katkısı yüzde 50 azaltıldı
İşsizlikSigortası Fonu’nungelirkaynaklarıarasındayeralandevletin ödediği pay yüzde 50
azaltılarak yüzde 1’den yüzde 0,5’e düşürüldü.
Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararına göre 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunun “İşsizlik
sigortası primleri ile sosyal güvenlik primlerine ilişkin hükümler” başlıklı 49’uncu maddesinde yer alan
devlet payı yüzde 0,5 olarak belirlendi.
Kanunun 49’uncu maddesine göre kapsama giren tüm sigortalılar, işverenler ve devlet işsizlik sigortası primi ödüyor. Prim oranı, prime esas aylık brüt kazanç üzerinden, yüzde 1 sigortalı, yüzde 2 işveren ve yüzde 1 de devlet ödeme yapıyordu. İlgili madde, katkı paylarını yüzde 50’ye kadar azaltma ve aynı oranda artırma konusunda Cumhurbaşkanına yetki veriyordu.
BDDK bankalarca kamuya açıklanacak finansal tablolara ilişkin düzenleme
yaptı Bankacılık Düzenlemeve DenetlemeKurumu(BDDK), bankalar
açıklanacak finansal tablolar ve dipnotlarda düzenlemeye gitti. tarafından kamuya
BDDK'nin "Bankalarca Kamuya Açıklanacak Finansal Tablolar ile Bunlara İlişkin Açıklama ve Dipnotlar
Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"i Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, bankaların finansal tablolarında konsolide bilançonun yükümlülükler bölümünde yer alan
"Müstakrizlerin Fonları" kalemi "Kredi Müşterilerinin Fonları" olarak değiştirildi.
Ayrıca, Katılım Bankalarınca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi'nde yapılan
değişikliklerin muhasebe açıklamaları ve dipnotlara yansıtılmasını teminen, katılım fonlarının vade
yapısına ilişkin bilgi tablolarına Katılma Hesapları Yatırım Vekaleti Havuzları (TP, YP ve Kıymetli Maden YP) satırları eklendi.
Tebliğ metni ve eklerinde yer alan "bin" ibareleri "milyon" olarak güncellendi.
ParaQR'ın faaliyet izni iptal edildi
MerkezBankası,ParaQRAŞ'ninfaaliyetiznini iptal etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Resmî Gazete'de yayımlanan kararına göre, Banka,
ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ'ye, ilgili kanun kapsamında verilen elektronik para
kuruluşu olarak faaliyette bulunma izninin iptal edilmesine karar verdi.
Merkez Bankası, kuruluşa 28 Temmuz 2022'de faaliyet izni vermişti.5
Dövizden TL'ye dönüşüm teşviki 3 ay uzatıldı
Firmalarınyurt dışıkaynaklıdövizlerininTürklirasına dönüşüm teşviki süresi 31 Temmuz
2026'ya kadar uzatıldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından hazırlanan "Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı
Dövizlerinin Türk lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" Resmî Gazete'de yayımlandı.
Buna göre firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk lirasına dönüşüm teşviki süresi 30 Nisan
2026'dan 31 Temmuz 2026'ya kadar uzatıldı.
Bu tebliğ yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek ve hükümlerini TCMB Başkanı yürütecek.
TBMM’de okul saldırıları komisyonu açıklandı
TBMM’de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okulolayları ile çocukların dijital ortamlarda
karşılaştığı riskleri araştırmak üzere kurulan komisyonun üye seçimine ilişkin karar Resmî
Gazete’de yayımlandı. 22 üyeden oluşan komisyona AKP Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt
başkanlık ederken, komisyonun üç ay görev yapacağı ve gerektiğinde Ankara dışında da
çalışabileceği belirtildi.
TBMM'nin, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital
ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm
önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi
amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'na üye seçimine dair kararı" Resmi Gazete'de
yayımlandı.
Karara göre, 22 üyeden oluşacak Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu'nun başkanlığına
AKP Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, başkanvekilliğine AKP Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam,
sözcülüğüne AKP İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ve katipliğine MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz seçildi.
Çalışma süresi 3 ay olan ve gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilecek komisyonun üyeleri ise şunlar:
AKP'den Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, İstanbul
Milletvekili Yıldız Konal Süslü, Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, Konya Milletvekili Latif Selvi,
Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali
Cevheri; CHP'den İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, İzmir Milletvekili Murat Bakan, Kahramanmaraş
Milletvekili Ali Öztunç, Muğla Milletvekili Gizem Özcan ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal; DEM
Parti'den Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun ve Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, MHP Kahramanmaraş
Milletvekili Zuhal Karakoç, İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat ve Yeni Yol Partisi İstanbul
Milletvekili Birol Aydın.
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Resmî Gazete'de
Genelgeye göreaileyapısıvenüfus artışıdesteklenecek, her yıl mayıs ayının son haftası
'Milli Aile Haftası' olarak kutlanacak.
Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) Genelgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Genelgede, Türkiye'de aile kurumunun toplumun temeli olduğu ve Anayasa'nın 41'inci maddesiyle
güvence altına alındığı belirtildi. Doğurganlık hızının Cumhuriyet tarihinin ölçülen en düşük
seviyesine gerilediği ifade edilerek, aile ve nüfus yapısındaki değişimlerin "varoluşsal bir boyuta"
ulaştığı kaydedildi.
Genelgede, 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesiyle başlayan çalışmaların uzun vadeli ve bütüncül politika çerçevesinde yürütülmesi amacıyla 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edildiği bildirildi.
Bu kapsamda hayata geçirilecek stratejik öncelikler ile uygulama modeli ve araçlarını içeren "Aile ve
Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi"nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlandığı ve
bakanlığın internet sitesinde yayımlandığı açıklandı.
Kamu politikaları nüfus etkisi yönünden değerlendirilecek
Genelgeye göre tüm kamu politikaları, düzenlemeler, uygulamalar ve kamu kurumları tarafından
yürütülen ya da desteklenen araştırmalar, aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri bakımından
değerlendirilecek.
Kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı
yaklaşımla hareket edecek. Resmî belgeler, planlar, programlar ve hizmet içi eğitimlerde aile ve
nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve esas alınacak.
Evlilik ve çok çocuklu aile yapısı desteklenecek
Genelgede, evlilik kurumunun toplumsal itibarının korunacağı, evliliklerin sağlam temeller üzerine
kurulması ve genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi için mekanizmaların güçlendirileceği belirtildi.
Ayrıca annelik ve babalığın çocuğun sağlıklı gelişimindeki belirleyici rolüyle toplumsal değer olarak
güçlendirileceği, çok çocuklu aile yapısının destekleneceği ve çocuk sahibi olmayı özendiren
uygulamaların hayata geçirileceği ifade edildi.
Aile dostu şehirler özendirilecek
Genelgede, nüfusun dengeli dağılımı için kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde
yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara dönüşünün özendirilmesi ve kentsel mekanların aile ve çocuk odaklı bir anlayışla dönüştürülmesi hedeflendi.
Yaşlı refahı, kuşaklar arası dayanışma, aile merkezli bakım ve destek modellerinin de güçlendirileceği
bildirildi.
Genelgede, kitle iletişim araçlarındaki zararlı unsurların tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesi için
"dijital aile kalkanı" oluşturulması başta olmak üzere gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi.
Aile dostu yayıncılığın teşvik edileceği ve sorumlu medya kullanımı bilincinin yaygınlaştırılacağı
kaydedildi.
Mayıs ayının son haftası "Milli Aile Haftası" olacak
Genelgeyle her yıl mayıs ayının son haftasının "Milli Aile Haftası" olarak kutlanması kararlaştırıldı.
Kamu kurum ve kuruluşları, bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenleyecek.
Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında yürütülecek tüm çalışmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Kamu kurum ve kuruluşları yıllık faaliyetlerini belirleyerek
Bakanlığa raporlayacak.
Doğum izni 24 haftaya yükseltildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla anne adaylarının
toplam doğum izni süresi 24 haftaya çıkarıldı.
Doğum iznini 24 haftaya çıkaran düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Düzenleme ile çalışan annelerin doğum sonrası izin hakları genişletildi, 16 haftadan 24 haftaya
yükseltildi. Doğum izni yeni sona ermiş anneler de belirli şartları sağlamaları halinde izinlerini 24 haftaya tamamlayabilecek.
Başvurularla ilgili ayrıntılar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının internet sayfasından paylaşılacak.
En kritik şart, doğum tarihinden itibaren geçen sürenin 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftayı doldurmamış olması. Bu şartı sağlayan anneler, başvuru yapmaları halinde 8 haftaya kadar ek analık izni kullanabilecek.
Babalık izninde eşitlik sağlandı
Sağlık durumu elverişli anne adaylarının beklenen doğum öncesinde görevlerine devam edebilecekleri
süre de 3 haftadan 2 haftaya kadar indirildi. Böylelikle doğum sonrasına aktarılabilecek izin süresi de 1 hafta artırılmış oldu.
Düzenleme sadece annelere yönelik değil. Özel sektör çalışanlarının babalık izni de kamu çalışanlarında olduğu gibi 10 güne çıkarıldı.
Öte yandan koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin hakkı getirildi.
Nükleer tesislere siber güvenlik yükümlülüğü getirildi
Nükleer DüzenlemeKurumu(NDK),nükleertesislerdesibergüvenliğin sağlanmasına ilişkin
usul ve esasları belirledi.
NDK'nin "Nükleer Tesislerde Siber Güvenliğe İlişkin Yönetmeliği", Resmî Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe girdi.
Buna göre, nükleer tesislerde siber güvenliğin sağlanmasında asıl sorumluluk, tesisi kuran, işleten veya işletmeden çıkaran kuruluşa ait olacak.
Kuruluşlar, nükleer tesis ve sahanın düzenleyici kontrolden çıkarılmasına kadar dijital varlıkların siber
saldırılara karşı korunması, saldırıların önlenmesi, tespit edilmesi, müdahale edilmesi ve saldırılardan
etkilenen dijital varlıkların kurtarılması için gerekli faaliyetleri yürütecek.
Bu kapsamda, nükleer tesisteki tüm dijital varlıkların siber güvenliğinden sorumlu bir yönetici atanacak ve bu görevi organizasyon yapısına dahil edilecek.
Yönetmelikle, nükleer tesislerde siber güvenlik önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasında "dereceli
yaklaşım" ve "derinliğine savunma" ilkeleri esas alınacak. Böylece dijital varlıkların güvenlik, emniyet ve nükleer güvence üzerindeki etkisine göre risk bazlı ve katmanlı bir koruma yapısı oluşturulacak.
Kuruluşlar, tüm dijital varlıkları tanımlayacak, bunların güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye ilişkin
işlevlerini belirleyecek ve her dijital varlık için kritiklik derecesi atayacak. Kritik dijital varlıklar için
güncel envanter tutulacak. Bu envanterde varlığın adı, tipi, yeri, yedekleme bilgisi, kritiklik derecesi ve
sorumlusu yer alacak.
Siber güvenlik planı hazırlanacak
Ayrıca, siber güvenlik planı hazırlanarak NDK'ye sunulacak. Plan yılda en az bir kez gözden geçirilecek.
Riskin değişmesi, ilgili belgelerin güncellenmesi, organizasyon yapısında değişiklik yapılması veya tehdit esaslı tasarım belgesinin güncellenmesi halinde plan yenilenecek.
Yönetmelik kapsamında reaktör içeren tesislerde yılda en az bir kez, diğer nükleer tesislerde ise en az
üç yılda bir planlı siber güvenlik risk değerlendirmesi yapılacak. Kritik dijital varlıklarda değişiklik olması,
tehdit bilgilerinin değişmesi veya yeni zafiyetlerin tespit edilmesi halinde ilave risk değerlendirmesi
ivedilikle gerçekleştirilecek.
Kritik dijital varlıkların kaybı veya zarar görmesi ihtimaline karşı yedekleme mekanizmaları kurulacak.
Felaket, arıza veya siber saldırı durumunda kritik dijital varlıkların ve elektronik haberleşme
hizmetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla, ana sistemlerden etkilenmeyecek uzaklıkta felaket
kurtarma merkezi oluşturulacak.
Siber olaylara ilişkin bildirim süreci de düzenlendi. Güvenlik, emniyet veya nükleer güvenceye zarar
veren ya da zarar verme ihtimali bulunan siber olaylar ve tehditler NDK'ye ve Siber Güvenlik
Başkanlığına bildirilecek. Olayın tespit edilmesini izleyen beş iş günü içinde kuruma rapor sunulacak.
Söz konusu raporda, siber olayın nedenleri ve etkileri, yürütülen müdahale faaliyetleri, olaydan
çıkarılan dersler ile düzeltici ve önleyici faaliyetler yer alacak.
Kuruluşlar, siber olaylara müdahale planının yeterliliğini test etmek için yılda en az bir kez kritik dijital
varlıkları kapsayan senaryoyla siber olay tatbikatı yapacak. Bu tatbikatlar en az iki yılda bir güvenlik ve emniyete yönelik senaryolarla birleştirilerek hibrit şekilde gerçekleştirilecek.
Personele siber güvenlik eğitimi ve farkındalık programı
Personel yönetimi kapsamında ise tüm tesis personeline yılda en az bir kez siber güvenlik eğitim ve
farkındalık programı uygulanacak. Siber güvenlik personeline özel eğitim programları yürütülecek ve
personelin erişim yetkileri görev tanımı ile uzmanlık seviyesine göre sınırlandırılacak.
Kuruluşlar, siber güvenlik uygulamasına ilişkin bilgileri takip eden yılın şubat ayı sonuna kadar
raporlayacak. Siber güvenlik testleri, iç denetimler, eğitim programları, zafiyetlerin giderilmesine
yönelik faaliyetler ve gelecek yıl planlanan çalışmalar bu raporda yer alacak.
Yönetmelik kapsamındaki faaliyetler NDK denetimine tabi olacak. İlgili mevzuata, yetki koşullarına,
kurum kararlarına veya talimatlarına aykırılık tespit edilmesi halinde idari yaptırım uygulanacak.
Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yetkilendirilen veya yetkilendirilmek üzere NDK'ye
başvuran kuruluşlar, uyum eylem planlarını altı ay içinde kuruma sunacak. Bu süre, gerekçenin uygun
bulunması halinde bir yıla kadar uzatılabilecek.
Havalimanlarındaki yer hizmetlerine yönelik düzenlemeye gidildi
Havalimanı yer hizmetlerinde yetki, ruhsat ve hizmet kapsamına yönelik değişiklikler yapıldı.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından hazırlanan Havalimanları-Havaalanları Yer
Hizmetleri Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe girdi.
Buna göre, Kurumun yap-işlet-devret modeli kapsamında yaptırarak işletimini özel sektöre verdiği
havalimanları ve havaalanlarında, işletmecisinin sorumluluğundaki ön izin, çalışma ruhsatı ve
anlaşmalar ile ilgili işlemler DHMİ tarafından yürütülecek.
Kargo terminalleri ile A (büyük ölçekli) ve B (küçük, bölgesel ölçekte) grubu işletme ruhsatı olan
terminalleri kullanacak hava taşıyıcılarına ve hava araçlarına D (küçük ve düşük yoğunluklu) grubu
çalışma ruhsatıyla yer hizmeti verilemeyecek.
D grubu çalışma ruhsatına sahip yer hizmeti kuruluşunun aynı havalimanı ve havaalanında birden fazla
C grubu (orta ölçekli) terminal işletme ruhsatına sahip olması durumunda, bu terminalleri kullanacak
hava taşıyıcılarına ve hava araçlarına aynı çalışma ruhsatı ile yer hizmeti verilebilecek. İlave D grubu
çalışma ruhsatı alınmayacak.
Yer hizmetleri yapmak üzere ön izin veya çalışma ruhsatı verilmesinde, terminal ofisleri ve iş yerleri de
dikkate alınarak havalimanı/havaalanı işletmecisinden ön izin görüş yazısı alınacak.
Mevcut düzenlemede, uçuş yapılan havalimanı/havaalanında aynı yer hizmeti için birden fazla kuruluşla
anlaşma yapılamazken değişiklikle uçak özel güvenlik hizmet ve denetimi için yerli hava taşıyıcılarında
bu şart aranmayacak.
Dokuma branda ithalatına soruşturma
ÇinveVietnam menşeli dokumabrandaithalatına yönelik gözden geçirme soruşturması
açılmasına karar verildi.
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan "İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ", Resmî
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Tebliğe göre konuya ilişkin başvuru yerli üreticiler Ekonet Tekstil ve Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ, Rad
Tekstil ve Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından yapıldı. Ünal Sentetik Dokuma Sanayi ve Ticaret AŞ, CNC
Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ ile ABY Plastik Ambalaj ve Enerji Sanayi Ticaret AŞ de başvuruya destek
verdi.
Bu kapsamda, Çin ve Vietnam menşeli "plastik ve mamulleri" başlığı altında sınıflandırılan "polietilen
ve polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat (yalnız dokuma brandalar)"
ürününe yönelik yürürlükteki dampinge karşı kesin önleme ilişkin nihai gözden geçirme
soruşturmasının usul ve esasları belirlendi.
Yapılan inceleme sonucu, yeterli bilgi, belge ve delillerin bulunduğu anlaşıldığından önlem konusu
ürüne yönelik nihai gözden geçirme soruşturması açılması kararlaştırıldı.
EPDK lisanssız elektrikte mahsuplaşma kurallarını yeniledi
Enerji PiyasasıDüzenlemeKurumu (EPDK) lisanssızelektriküretiminde mahsuplaşmayı saatlik
bazda yeniden tanımlarken, ihtiyaç fazlası üretimin fiyatlandırılmasına ilişkin yeni çerçeve
oluşturdu.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), lisanssız elektrik üretiminde mahsuplaşma işlemlerine
ilişkin usul ve esasları belirleyen Kurul kararı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, mahsuplaşma işlemleri piyasa işletmecisi tarafından yürütülecek, üretim ve tüketim
miktarları ise saatlik bazda mahsuplaştırılacak.
Düzenleme kapsamında, mahsuplaşmaya konu üretim ve tüketim tesislerinin aynı gerçek veya tüzel
kişiye ait olması şartı korunurken, işlemler vergi kimlik numarası bazında gerçekleştirilecek. Üretim ve tüketim tesisleri, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde grup bazlı olarak ilişkilendirilebilecek.
Yeni çerçevede, birden fazla tüketim tesisinin tek bir üretim tesisiyle eşleştirilebilmesine imkan
tanınırken aynı grup içinde yer alacak tüketim tesislerinin aynı abone grubunda bulunması gerekecek.
Belirli koşullar altında farklı fatura dönemlerine sahip tesislerin de aynı grup içinde yer almasına izin
verilecek.
Mahsuplaşma sürecinde üretimin tüketimi aşması durumunda ortaya çıkan ihtiyaç fazlası enerji miktarı saatlik bazda hesaplanacak. Bu kapsamda, üretim miktarının belirlenen bedelli üretim limitini aşması halinde aşan kısım sistem kullanım bedeline tabi tutulacak, bazı durumlarda ise ilgili mevzuat
çerçevesinde Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması'na (YEKDEM) bedelsiz katkı olarak değerlendirilecek.
Bedelli üretim limitine ilişkin usuller netleşti
Düzenleme, bedelli üretim limitinin hesaplanması, takibi ve değişikliklerin kayıt altına alınmasına ilişkin usulleri de netleştiriyor. Bedelli üretim limitinin aşılması sonrasında mahsuplaşma devam ederken,
ihtiyaç fazlası üretimin niteliği bu limit dikkate alınarak belirlenecek.
Mahsuplaşma işlemlerinde kullanılacak veriler, şebeke işletmecileri tarafından ölçüm noktalarından
temin edilerek piyasa yönetim sistemine aktarılacak. Bu kapsamda, üretim ve tüketim verilerinin
doğruluğundan ve zamanında sisteme girilmesinden şebeke işletmecileri sorumlu olacak.
Görevli tedarik şirketleri ise mahsuplaşma sonuçlarına göre lisanssız üretim tesislerine yapılacak
ödemeleri gerçekleştirecek ve sistem kullanım bedeline ilişkin tahsilat süreçlerini yürütecek.
Öte yandan, üretim ve tüketim tesislerinin ilişkilendirilmesi için başvuruların ilgili şebeke işletmecilerine yapılması gerekecek. Başvuruların değerlendirilmesi, veri kontrolü ve sonuçların bildirilmesi süreçleri belirli takvimler çerçevesinde yürütülecek.
Düzenlemeyle birlikte, daha önce yürürlükte bulunan mahsuplaşma usul ve esaslarına ilişkin
düzenlemeler yürürlükten kaldırıldı. Ayrıca 2026'ya ilişkin bedelli üretim limitine ilişkin geçiş hükmü de düzenleme kapsamında yer aldı.13
Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği
Resmî Gazete'de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı
Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini bildirdi.
Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği ile 7 bölgemizde ve 81 ilimizde büyüklerimiz için büyük bir titizlikle yürüttüğümüz yaşlı bakım hizmetlerinin daha bütüncül bir yapıya kavuşmasını sağlıyoruz. Kıymetli çınarlarımıza en iyi hizmeti sunabilmek, konforlarını daha ileri seviyeye taşıyabilmek için hiç durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Değerli büyüklerimize ve büyük Türkiye ailemize hayırlı, uğurlu olsun.”
Huzurevlerine kabul sürecinde değişiklik
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada da yönetmeliğe ilişkin
detaylar paylaşıldı.
Açıklamada, yeni düzenlemelerle yaşlı bakım hizmetlerinin 81 ilde bütüncül ve standart bir yapıya
kavuşacağı, bakım ihtiyacına göre farklılaşan hizmet modellerinin etkin şekilde uygulanacağı belirtildi.
Kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına, ihtiyaç sahibi yaşlıların hizmetlere hızlı ve öncelikli
erişiminin sağlanmasına yönelik adımlar atıldığı kaydedildi.
Yönetmelikle yaşlı bakım hizmetlerinin çerçevesinin değişen ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlendiği,
mevcut sistemin daha etkin, sürdürülebilir ve ihtiyaç odaklı bir yapıya kavuşturulması için
değişiklikler yapıldığı ifade edildi.
Huzurevlerine kabul sürecindeki yaş kriterinin de yenilendiği bildirilen açıklamada, esas yaş sınırının 70 ve üzeri olarak düzenlendiği, 60 ve 70 yaş arası vatandaşların ise yalnızca kısmi ya da tam bağımlı
olmaları halinde kabulünün öngörüldüğü belirtildi.
Açıklamada, kurum bakımına erişimde getirilen "risk esaslı önceliklendirme sistemi" ile ihmal, istismar veya bakıma erişimi bulunmayan yaşlıların hizmetlere daha hızlı ve öncelikli ulaşmasının sağlanacağı vurgulandı.
"Seviyelendirilmiş bakım modeli" hazırlandı
Vatandaşların ihtiyaç düzeyleri doğrultusunda "seviyelendirilmiş bakım modeli" hazırlandığı kaydedildi.
Dört kademeli hizmet yapısının oluşturulduğu, "bağımsız yaşam", "gözetimli yaşam", "profesyonel
destekli bakım" ve "ileri/ağır bakım" modellerinin uygulanacağı ifade edildi.
Hizmet sunumuna "ergoterapist" ve "gerontolog" ünvanlarının da dahil edildiği aktarılan açıklamada,
personel yapısı ile görev tanımlarının yeniden düzenlendiği bildirildi.
Kuruluşların fiziki ve teknik altyapılarına ilişkin standartların güncellendiği belirtilen açıklamada,
erişilebilirliği ve güvenliği güçlendirecek adımların atıldığı duyuruldu.
Açıklamada, kurum bakımına başvuran ve durumu uygun olan bireylerin öncelikle gündüzlü bakım ve
aktif yaşam modellerine yönlendirileceği, böylece kurum bakımına olan talebin dengeleneceği
kaydedildi.
Öte yandan, Bakanlığa devredilen T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Dinlenme ve Bakımevlerinin de
yeni yönetmelikle tek çatı altında birleştirildiği belirtildi.
GDO denetiminde yeni dönem başladı
Tarım veOrman Bakanlığıtarafındanyayımlanan yeni yönetmelikle GDO kontrolleri ilk kez
bitki karantinası kapsamına alındı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı yeni Bitki Karantinası Yönetmeliği, 6 Mayıs 2026 tarihli Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile birlikte bitki ve bitkisel ürünlerin denetiminde
kapsam genişletilirken, genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) yönelik kontroller ilk kez karantina
mevzuatına dahil edildi.
Yeni yönetmelik, 2011 yılındaki önceki düzenlemeye kıyasla önemli değişiklikler içeriyor. Buna göre
sahada görev yapan inspektörlerin yetki alanı genişletilerek yalnızca sınır giriş-çıkışları değil, ülke
içindeki bitki ve ürün hareketleri de denetim kapsamına alındı.
Dijital denetim süreci başlıyor
Tüm işlemlerin artık Bitki Karantinası Kayıt ve Takip Sistemi (BKKTS) üzerinden yürütülmesi zorunlu hale
getirildi. Başvuru, bildirim ve uygunluk süreçleri dijital platform üzerinden gerçekleştirilecek.
GDO analizleri zorunlu hale geldi
Yönetmelikle birlikte özellikle tohumluk ürünlerde GDO analizi zorunlu tutuldu. Yapılan kontrollerde
GDO bulaşı tespit edilen ürünlerin ülkeye girişine izin verilmeyecek. Analizler ise Bakanlık tarafından
yetkilendirilen laboratuvarlarda yapılacak.
Yeni kavramlar ve sıkı denetim
Düzenleme ile “onaylı kontrol yeri”, “yediemin alanı” ve “yüksek riskli bitki” gibi yeni kavramlar
mevzuata girdi. Riskli görülen bitki ve ürünler için özel komisyonlar oluşturularak gerekli tedbirler
belirlenecek.
Ayrıca sahte bitki sağlık sertifikalarının tespiti halinde uygulanacak prosedürler de ilk kez açık şekilde
düzenlendi. Bu durumda sevkiyatın durdurulacağı, iade sürecinin başlatılacağı ve sonradan sunulan
belgelerin kabul edilmeyeceği hükme bağlandı.
Bitki pasaportu ve uzaktan toplantı imkanı
Bazı ithal ürünler için “bitki pasaportu” zorunluluğu getirilirken, analiz sonuçlarına yapılacak itirazlarda
komisyon toplantılarının video konferans yöntemiyle yapılabilmesine de imkan tanındı.
Kosova menşeli sentetik mensucat ithalatına soruşturma
Kosovamenşeli"sentetikfilamentiplikten dokunmuş mensucat
ithalatında önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açıldı.
(giyim için olanlar)"
Ticaret Bakanlığınca hazırlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, Çin menşeli sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat ithalatına yönelik uygulanan
dampinge karşı önlemin Kosova çıkışlı ithalatla etkisiz hale getirildiği belirlendi.
Yapılan incelemeler sonucu Kosova menşeli "sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat" ithalatına yönelik soruşturma açılmasına karar verildi. Tebliğle soruşturmaya ilişkin usul ve esaslar da belirlendi.