Eskişehir Aile Platformu temsilcisi Yasemin Çetinkaya’nın İstanbul Sarıyer’deki bir okulda yaşanan ve kamuoyuna yansıyan "cinsiyet değiştirme/dayatması" iddialarına yönelik hazırladığı yazılı basın açıklamasında sert tepki gösterdi
Yasemin Çetinkaya; İstanbul Sarıyer’deki bir ortaokulda, çocuk eğitiminin ve psikolojisinin temel dinamiklerini hiçe sayarak, bir öğretmenin "cinsiyet değiştirme süreci" üzerinden öğrencilerin karşısına çıkarılması ve bu durumun meşrulaştırılmaya çalışılması infial uyandırmıştır.
Eskişehir Aile Platformu olarak, evlatlarımızın zihni ve ruhi gelişimini hedef alan bu ve benzeri her türlü dayatmanın karşısında olduğumuzu kesin ve net bir dille belirtiyoruz.
Eğitim kurumları; çocuklarımızın milli, manevi ve ahlaki değerlerle donatılması gereken, güvenli limanlardır. Henüz kimlik gelişimini tamamlamamış, soyut ve somut kavramları ayırt etme eşiğindeki ortaokul çağındaki çocukların, bu tür küresel cinsiyetsizleştirme ajandalarının ve bireysel tercihlerin nesnesi haline getirilmesi asla kabul edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele yalnızca Sarıyer’deki bir okulda yaşanan münferit bir hadise değildir. Küresel fonlarla desteklenen ve "toplumsal cinsiyet" adı altında çocuklarda cinsel kimlik karmaşasına yol açan bu ideolojik dayatmalara karşı yasal adımların daha sert ve caydırıcı olması artık bir zorunluluktur.
Bizler, Eskişehir Aile Platformu yükselen ailelerin ortak sesi olarak haykırıyoruz:
-
Çocuklarımızı ve geleceğimizi korumak devletimizin ve toplumumuzun en asli görevidir.
-
Okullar, bireysel ideolojilerin veya cinsiyetsizlik propagandalarının deneysel alanı değildir.
-
Aile yapımızı, inancımızı ve nesillerimizi hedef alan bu yozlaşma dalgasına karşı durmaya, evlatlarımızın temiz zihinlerini savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz.
Okullarımızda 'toplumsal cinsiyet' maskesiyle uygulanan cinsiyetsizlik ideolojisi, çocukların gelişim evrelerinde cinsel kimlik karmaşalarına yol açmaktadır. Bu yıkıcı kuşatmanın okullarımızdan ve toplumumuzdan bütünüyle temizlenmesi için artık geçici idari tedbirlerin ve bürokratik önlemler yeterli değildir. Açıkça haykırıyoruz: Yasal düzenlemelerde geç kalınan her gün, ailelerimiz ve evlatlarımız çok ağır bedeller ödemektedir. Her gecikme, bir çocuğumuzun daha zihinsel ve psikolojik dünyasının kararması, bir ailenin daha ağır bir sonuçla karşılaşması demektir! Büyük Aile Platformu olarak, devletimizden ve Gazi Meclisimizden, aile kurumunu ve nesillerimizi koruyacak köklü anayasal ve hukuki adımları ivedilikle hayata geçirmesini talep ediyoruz! Bizler; evlatlarımızın eğitim kurumlarında nitelikli bilimsel eğitim almasını, güçlü sosyal beceriler edinmesini, yarının dünyasına hem zihinleriyle hem de gönül dünyalarıyla hazırlanmalarını istiyoruz. Bizler, çocuklarımızın en temel insani hakkı olan güvenli eğitim hakkını savunuyoruz; cinsiyetsizlik propagandasına maruz kalarak kendi biyolojik gerçekliğine, ailesine, kültürüne ve medeniyetine yabancılaşmasını değil! Bunun için anne-babalar ve sivil toplum kuruluşları olarak teyakkuzda olmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın bu yıkıcı ideolojik deneylerin nesnesi hâline getirilmesine asla izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın zihinsel egemenliğinin ve sağlıklı kimlik gelişiminin muhafazası, hiçbir rehavete ve ideolojik dayatmaya kurban edilemez! Çocuklarımızın güvenli eğitim hakkını, ailelerin söz hakkını ve milletimizin değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz