Türkiye, savunma sanayi ve havacılık alanında yazdığı başarı destanını her geçen gün
yeni bir zirveye taşırken; Eskişehir, bu stratejik vizyonun en güçlü üretim kalelerinden
biri olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre 2026 yılı ilk 6 aylık sektörel ihracat verileri,
Ankara'da gerçekleşen tarihi NATO Zirvesinde ortaya konulan "NATO 3.0" vizyonu, yüksek
katma değerli yatırımlar için en doğru yatırım ve üretim adresinin Eskişehir Organize Sanayi
Bölgesi (EOSB) olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.
İhracatta ülkemizin ilk 3 kalbinden biriyiz
Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, TİM ihracat verileri kapsamında
açıklanan savunma sanayi ve havacılık ihracatı rakamlarını değerlendirerek, "Türkiye'nin
savunma sanayindeki yükselişi durdurulamaz bir ivme kazanmıştır. 2024 yılında 6,7 milyar
dolar olan toplam savunma ve havacılık ihracatımızın 2025 yılı sonunda 10 milyar dolar
barajını aşmış olması çok önemli ve tarihi bir eşiktir. Bu devasa ekosistemde Ankara ve
İstanbul'un ardından Türkiye'nin en büyük üçüncü ihracat merkezi tartışmasız bir şekilde
Eskişehir'dir. Verilere baktığımızda; 2024 yılında Eskişehir’in savunma sanayi ve havacılık
ürünleri ihracatı 515 milyon dolar iken, 2025 yılında bu rakam 601 milyon dolara çıktı. 2025
yılının ilk 6 ayında 251 milyon dolar olan savunma ihracatımız ise, 2026 yılının ilk 6 ayında
yaklaşık %32'lik bir artışla 332 milyon dolara çıkmış durumda. Üstelik bu rakamla, Türkiye'nin
4,66 milyar dolarlık 2026 ilk yarı ihracat pastası içindeki payımızı %7,1'e çıkardık. Diğer 78
ilimizin toplamının ancak %7,8 pay alabildiği bir tabloda, Ankara ve İstanbul’un ardından
Eskişehir tek başına bu yükü omuzlayan, havacılık ve savunma sanayi genetiğine sahip eşsiz bir
üretim ve sanayi şehirdir” diye konuştu.
"Türkiye örnek ülke, Eskişehir üretim için ideal merkez"
Eskişehir'in ulaştığı bu rakamların sadece yerel bir başarı değil, küresel güvenlik mimarisinin
doğrudan bir parçası olduğunu vurgulayan Küpeli, “NATO Genel Sekreteri Sayın Mark
Rutte'nin, başkentimizdeki zirve öncesinde Türkiye'yi 'savunma sanayi tabanının nasıl organize
edileceğine dair harika bir örnek' olarak göstermesi tesadüf değildir. Hazırlanan ve ittifakın yeni
yol haritasını çizen NATO 3 konsepti, Avrupa ve Amerika'nın savunma üretimindeki
parçalanmışlığı bitirmesi ve savunma sanayi üretim kapasitelerini devasa ölçekte artırması
gerektiğini söylüyor. ABD'nin üretim kapasitesinin sınırlarına dayandığı, Avrupa'nın ise
sorumluluk alarak hızlı ve devasa bir üretime geçmek zorunda olduğu bu yeni 'stratejik
belirsizlik' çağında, müttefiklerin lisanslı üretimler ve ortaklıklar için aradığı o devasa sanayi
altyapısı Türkiye’de bulunmaktadır. Batı dünyasının acil olarak ihtiyaç duyduğu üretim
hatlarının süratle devreye alınabileceği en hazır, en donanımlı ekosistem ise Eskişehir OSB'dir.
Türkiye bugün sahip olduğu güçlü savunma sanayisi ve bu alanda faaliyet gösteren 3 binden
fazla uzmanlaşmış firmasıyla sektörde çok güçlü bir altyapıya ve bilgi birikimine sahip. Birçok
silah dalında milli ve yerli çözümlerimizi ve teknolojilerimizi geliştiriyor, bunları birçok ülkeye
ihraç ediyoruz. Muhtemelen 2026 yılı sonunda ülkemizin bu alandaki ihracatı 11-12 milyar
dolara ulaşırken, Eskişehir’in ihracatı 670 milyon dolara ulaşmış olacak” şeklinde konuştu.
"Eskişehir OSB’de sadece arsa değil, nitelikli iş gücü ve ileri teknoloji altyapısı
sunuyoruz"
Başkan Küpeli, Eskişehir OSB'nin neden yabancı ve yerli savunma devleri için en mantıklı
yatırım lokasyonu olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:
"Küresel savunma şirketlerine ve yerli ana yüklenicilerimize sesleniyorum: Yeni nesil savaş
uçaklarının gövde ve motor bileşenlerinden, modernizasyon projelerine; birçok kritik ve askeri
gelişmiş teknolojik sistemlere kadar yüksek katma değerli yatırımlar gerçekten farklı ve özel bir
eko sisteme sahip lokasyonlarda yapılır ve firmalar buralarda birbirleriyle etkileşim içinde çok
hızlı gelişirler. Bu yatırımlar; kusursuz bir altyapı, sarsılmaz bir tedarik zinciri ve en önemlisi
'nitelikli insan kaynağı' gerektirir. Eskişehir OSB olarak biz, yatırımcıya sadece modern ve
eksiksiz bir altyapı sunmuyoruz. Modern laboratuvarları ve özel tasarlanmış derslikleriyle
sürekli büyüttüğümüz, yeni ek hizmet binalarıyla kapasitesini katladığımız mesleki eğitim
merkezlerimiz (Meslek Lisemiz ve MEGEM) sayesinde, tam da bu yüksek teknolojili hatlarda
çalışacak nitelikli teknisyenleri ve işgücünü kendi kampüsümüz içinde, sanayicimizin talebine
göre yetiştiriyoruz. Eskişehir'in asırlık havacılık kültürü, bu alanlarda uzmanlaşmış çok sayıda
ana ve yan sanayi firmalarımız, güçlü üniversiteleri ve OSB'mizin yenilikçi eğitim vizyonu
birleştiğinde; yerli ve yabancı yatırımcının aradığı kusursuz iş gücü garantisi doğrudan
sağlanmış oluyoruz. Artık savunma sanayinde parça üretmekten öteye geçip, sistem ve kendi
teknoloji üreten, NATO ordularının ihtiyaç duyduğu teknolojileri hızla ölçeklendiren bir
döneme giriyoruz. Eskişehir OSB, sunduğu kusursuz sanayi altyapısı, büyük eko sistemiyle,
stratejik konumu ve entegre mesleki eğitim modeliyle “NATO 3.0” döneminin en cazip ve
güvenilir savunma sanayi yatırım merkezidir. Tüm dünyadaki vizyoner yatırımcıları, bu tarihi
büyümenin bir parçası olmak üzere Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ne davet ediyoruz.”dedi.