Bundan tam iki yıl önce bu sütunlarda kaleme aldığım ve o dönem kimilerinin "erken bir okuma" ya da "fazla iyimser bir iddia" olarak gördüğü o analizi dün gibi hatırlıyorum ama yeniden gözden geçirdim…
Ne demiştim? ….
“Nebi Hatipoğlu; özgüveni yüksek, başarılı, pratik, pragmatik, konularına ve şehre hakim bir görünüm sergiliyor…
İnsanların onun hakkındaki önyargıları aslında anakronik bir yanılgıydı.”Zaman, en büyük hakemdir derler…
Bugün geldiğimiz noktada, o gün attığım her imzanın, kurduğum her cümlenin ne kadar isabetli, ne kadar vizyoner bir saha okumasına dayandığı gün gibi ortadadır….
Siyaset sahnesinde günübirlik rüzgarlarla savrulanlar, yerel anakondaların kısır kavgalarında kaybolanlar birer birer elenirken; Nebi Hatipoğlu Eskişehir’in siyasi dinamiklerini tek başına yönlendiren, şehrin hakkını her platformda söke söke alan AK Parti’nin Eskişehir’deki tek gerçek vekili ve lider figürü haline geldi….
Peki, iki yıl önce Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi üzerinden yaptığım o meşhur analizi bugün haklı çıkaran güncel gerçekler neler?…
Hatırlayın; Maslow’un piramidinde ilk dört basamağı (fizyolojik, güvenlik, aidiyet ve saygınlık) çoktan aşmış, maddiyata, şöhrete ve koltuğa "eyvallahı olmayan" bir portre çizmiştim…
Siyaseti bir rant kapısı ya da unvan devşirme alanı olarak görmediğini vurgulamıştım….
İşte bu "dünyalığa eyvallahı olmama" hali, bugün onu muhalefetin en yoğun dezenformasyon kampanyalarına karşı bile zırh gibi koruyor…
Hatırlarsınız, daha yakın zamanda kentteki eski Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi arazilerinin satılacağı iddiaları üzerinden koparılmak istenen fırtınayı tek bir cümleyle dindirdi: "Cumhurbaşkanımızın ve bizlerin sözüdür; o tarihi alanları satmayız, sattırmayız!" diyerek masaya yumruğunu vurdu….
İşte bu, arkasında hiçbir gizli ajandası olmayan, arkasında kişisel bir menfaat beklentisi bulunmayan, yalnızca "şehrine adanmış" bir liderin özgüvenidir….
Daha dünkü, taze bir başka örneğe bakalım...
Muhalefetin yerel seçimlerde vadettiği, ancak aradan geçen yüzlerce güne rağmen adını bile anmadığı projelerin çetelesini yine o tutuyor….
Seçimlerin üzerinden geçen tam 810 günü tek tek sayarak; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım, kentsel dönüşüm, dijital belediyecilik ve çevre yolları konusunda verdiği sözleri nasıl sümen altı ettiğini, kentin vizyonsuzluğa mahkum edilmek istendiğini kameralar karşısında, rakamlarla haykırıyor..,
Şehrin en büyük markası Eskişehirspor’u "deplasman gideri karşılama" cüceliğine hapseden yerel yönetime karşı, kulübü borç yükünden kurtaracak kalıcı ve sürdürülebilir gelir modellerini zorlayan yine o oluyor….
İki yıl önce, “Kantin ve koltuk kovalayanın da, vizyon sahibi ve şehrine yatırım odaklı olanın da potansiyel seçmen farkında” diye yazmıştım….
Bugün Eskişehir sokaklarında, kahvehanelerinde, odalarında konuşulan tek bir gerçek var: AK Parti’de teşkilat içi dengelerin, Ankara kulislerinin ya da "bakan eskilerinin" keyfe keder atamalarının ötesinde; sahada basmadık yer bırakmayan, halkın diliyle konuşan, hiyerarşinin en üst basamağındaki "Kendini Gerçekleştirme" erdemine ulaşmış tek bir aktör var, o da Hatipoğlu…
O gün İYİ Parti’den aday olmasını "tabanı olmayan bir yerde alan açma başarısı" olarak nitelendirdiğimde ve ardından İYİ Parti-CHP paradoksal ittifakına karşı dik durup Cumhur İttifakı’na geçişini "isabetli bir öngörü" olarak yorumladığımda bana kızanlar, 2024 yerel seçimlerindeki o büyük çöküşle ne kadar haklı olduğumu bizzat yaşayarak öğrendiler…
Bugün görüyoruz ki; Nebi Hatipoğlu siyasi ikbalini bir koltuğa bağlamış klasik bir siyasetçi değil…
O, şehre liyakat getirmeye çalışan, vizyoner, statükoyu yıkan bir figür…
İki yıl önceki yazımdaki o son cümleyle bitirelim: O gün olduğu gibi bugün de Hatipoğlu işine gücüne, Eskişehir’e yatırım getirmeye, çocuk evleri siteleri kurmaya, bakanlık kapılarında bu şehrin projelerini imzalatmak için koşturmaya devam ediyor…
Onu, siyasetten rant devşirme peşinde koşan yerel klikler ve koltuk sevdalıları düşünsün...
Çünkü irfan sahibi bu aziz millet, kimin vizyon peşinde olduğunu, kimin kantin kovaladığını çok iyi görüyor…
Zaman beni yine haklı çıkardı; Eskişehir’in tek, gerçek ve gür sesi Nebi Hatipoğlu’dur!…