Böyle Giderse ,İstemese bile Ahmet Ataç 'ı Aday Yapacaklar !
Bu sözler Atılay Dalgıç’a ait..
ES TV’ de çıktığı sabah programında bu lafları söylemiş. Makarayı biraz geriye sardığımızda kendisinin aynı anda çift başvuru yaparak belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylık başvurusu var.
Mantık şu.
Biri olmazsa diğeri olur inşallah !.
Böyle yapan birkaç kişi daha var.
Neden Atılay Dalgıç? Sorusuna verilecek en kestirme cevap Başkanlık koltuğunun boşalması halinde potansiyel aday olacağı kulislerde son zamanlarda sıkça dillendiriliyor, konuşuluyor.
Başka isimlerde geçiyor ama en çok konuşulan isimlerin en başında Atılay Dalgıç geliyor.
Kendisi aynı zamanda Büyükşehir Meclis Divanı 1.katip üyesi.
Meclis başkan vekili ise harita mühendisi Hasan Ünal. Teknik bilgisi ve yönetim bilgisi en fazla olan bir isim. Ayşe Ünlüce'nin Mecliste sağ kolu olarak dimdik duruyor. Ona büyük destek veriyor.
Aday olma niyetinde olan birkaç isim daha var.
Atılay DALGIÇ Neler söylüyor neler?
Türkiye’de herkese nasip olmayan 5 dönem belediye başkanlığı onurunu Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’den sonra, Ahmet Ataç yaşıyor. Şehrin en deneyimli Belediye Başkanı Ahmet Ataç, karşısına rakip bulmakta zorlanan AK Parti’ li rakiplerini 4 dönemdir yenmekle kalmadı, her seçimde oylarını artırdı, tüm başkanlardan fazla oyu aldı.
Türkiye’de herkese nasip olmayan 5 dönem belediye başkanlığı onurunu Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’den sonra Ahmet ATAÇ yaşıyor.
Şehrin en deneyimli Belediye Başkanı Ahmet Ataç, karşısına rakip bulmakta zorlanan AK Partili rakiplerini 4 dönemdir yenmekle kalmadı, her seçimde oylarını artırdı, tüm başkanlardan fazla oyu aldı.
Gelecek için fal bakmak doğru olmaz ama kestirme yaparsak eğer…
Bir sonraki seçimde aday olursa yine aynı başarıyı gösterme potansiyeli taşıyor mu ?
Şehrin en deneyimi ifadesi çok ilginç.
Yani deneyim kafeleri anladık ta, deneyimli olduğu seçimle tespit edilmez ki?
Eğer aday olmazsa Başkan Ataç’ın kimi işaret edeceği de en az aday olup olmaması kadar önem arz ediyor.
Hani liyakatını ölçmek seçimlerde alınan sonuçlarla değil çoklu tartışma ortamlarında kaapsitesi ölçülür..tek başına çıktığı programlarda bilgi ve birikimi ölçümü olmadını laik olduğunu öne süren ,bilimsel verilerle konuşmayı öneren CHP den geçinen bu zevatın hallerine bakın.
Neyse…
Biz gelelim ESTV'deki yayınında başlıktaki ifadeyi kullanan Tepebaşı Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Atilay Dalgıç’ın gündem yaratacak sözlerine…
Dalgıç, Tepebaşı Belediyesine yönelik düzenlenen operasyonda 15 kişinin tutuklanması meselesine ilişkin, şunları söyledi:
“AK Parti son 2 yıldır seçimden sonra Başkan Ahmet Ataç ile özel olarak uğraşıyor. Önce Sayıştay raporları üzerinden gitmeye çalıştılar, olmadı. Başkan Ataç’ın yaşı üzerinden gitmeye çalıştılar olmadı. En sonunda bu operasyon oldu 14 Mayıs’ta. Dosyanın hiçbir yerinde Ahmet Başkan yok. Sanık olarak, şikâyetçi olarak da yok.
Şu anda iddianamenin hazırlanması bekleniyor, yargılama başlayacak. Bu dosyanın içine girmedik çünkü yargının işi. Ama şu kadarını söyleyeyim hemen şimdiden ‘Bu suçludur, bu suçsuzdur’ denilebilecek bir durum yok.
Burada çeşitli para transferi yorumları yapılmış. Doğrudan transfer de yok. Bu dosya yargılanmaya muhtaç. Gerisi yargının işi.
Bu en çok Ahmet Başkan'a zarar verir. Ben biliyorum Başkan Ataç’ın da fikri o, cezası olan varsa sonuna kadar çeksin. Kimsenin vatandaşın bir lirasını bile cebine atmaya hakkı yok ama bugünden de kimse suçlu inal edilmesin.
Herkes yargının sonucunu beklemeli, biz bekliyoruz.
Cezası olan varsa en ağır bir şekilde çeksin, Ahmet Başkan bunu benden daha çok ister. 25 yıldır Tepebaşı Belediyesi bir kere bile bununla ilgili bir şeyle anılmamış.
25 yılda oluşturduğunuz bir imajı hiç kimsenin, bu babanızın oğlu da olsa şahsi zaafları yüzünden yıkmasına izin vermezsiniz.
Kimse vermez. İtibar artık her şeyden önemli. O yüzden Ahmet Başkan da sükûnetle bunu takip ediyor. Bakalım sonucu ne olacak?”
BORÇLAR GERÇEK DEĞİL..
Atilay Dalgıç, belediyenin borçları yüzünden sıkıntıda olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığına da işaret ederek, “Kıdem tazminatı karşılığı ve belediye şirketlerine olan borcu çıkardığınızda geriye kalan 400 milyon liralık borç, 3,2 milyar liralık geliri, 6,2 milyar lira değerinde arsa ve arazisi olan bir belediye için sürdürülemez değildir. 3,2 milyar liralık bütçeli belediyenin sattığı arazilerden elde ettiği gelir 89 milyon liradır. ‘Parası olmadığı için belediye arazi satıyor’ iddiaları doğru değildir. Şu anda ne nakit ne de borç sıkıntısı vardır. Tepebaşının sürdürülemez borcu yok” yorumunu yaptı.
Asıl can alıcı değerlendirmesine geldiğimizde Dalgıç’ın şu sözleri dikkat çekici:
“Şöyle şeyler söylüyorlar. ‘Biz Eskişehir’de hiçbir şeyi alamıyoruz, Ahmet Başkan belki aday olmaz. Yaşından falan da gidiyorlar ya… ‘Diğerlerini alamayız ama Ahmet Başkan bırakırsa bari Tepebaşı Belediyesi’ni alalım’ gibi düşünceleri var. Ancak şurada hata yapıyorlar.
Böyle giderlerse istemese de Ahmet Başkanı aday yapacaklar.”
Dalgıç’ın söylediği gibi eğer Ataç bir sonraki seçimde aday olursa…
Aday gösterilirse..
Kim aday gösterecek?
Yıllardır Tepebaşı’nı kazanamayanlar düşünsün. Kime niyet kime kısmet..
Burası CHP.
Baksana onu atayan ve Kılıçdaroğlu’ nun kapısından Utku Çakırözer’in gayretleri ile hiç eksik olmayan ve sıkça onu ziyaretlerin başında gelen ATAÇ bir bakmışısın yerine Atılay DALGIÇ’ ı öneriverir.
Siyaset bu. Belki de kısmi sadakatinden dolayı Gaye Usluer oluverir. Belki de Kılıçdaroğlu’nu sert bir şekilde istifa edip giden Usluer olmazda daha sadık Tepebaşı/ Batıkent’te ikamet eden eski il başkanlarından birini Tepebaşı belediye başkanı olarak atayıverir.
Seçenekler çok..
En azından rüzgârgülü olmayanlar tercih edilir.
Veya hiç ismi duyulmamış bir sürpriz isim..
Piyangodan çıkıverir…
Seçilebilir mi?
Seçmen sürpriz yapmayı sever. Kılıçdaroğlu bu! Ne yapacağı hiç belli olmaz.
Ama Ahmet ATAÇ koltuğu ister de ister. Çünkü koltuk sever familyasından..
Artık yılmaz hocası da yok.
Tombaladan aday gösterime şansıda yok..
Aaaaa bir bakmışsın önüne başka bir seçenek çıkıverir.
Siyaset bu..
Ne yaşa bakar ne bilgiye. Algıyı kim iyi. Yönetirse.
Ne diyelim!…
Ya kısmet, ya niyet..
Bizim insanımız yıllarca karga sesini bülbül diye çok yutturmadılarmı?