Ekonomi

Tmo'nun Açıkladığı Hububat Alım Fiyatı Beklentimizin altında, Revize Edilmeli

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, yaptığı yazılı açıklamada;Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat alım fiyatları açıklanmıştır.Açıklanan rakamlar geçen yıla göre nominal bir artış içermektedir dedi.

Erhan Erden; Geçtiğimiz yıl ton başına 13.500 TL olarak açıklanan buğday alım fiyatı bu yıl 16.500 TL’ye yükseltilmiş, artış oranı %22,22 olarak gerçekleşmiştir. Ancak son bir yılda tarımsal üretimin temel girdilerinde yaşanan maliyet artışları dikkate alındığında, bu artışın üretici açısından yeterliliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.

TMO nun açıkladığı fiyatlar kabul edilebilir gibi değildir. Türkşeker Pancar fiyatını, Trakya Birlik Çekirdek fiyatını, yalın bir şekilde açıklarken TMO nun dolandırarak destekler vs gibi kafa karıştırarak hububat fiyatlarını açıklaması abesle iştigaldir. Bugün Konya Ticaret Borsasında Arpa 14.50 - 15.00 lira bandında, Eskişehir Ticaret Borsasında 13.50 - 14.00 lira bandında işlem görürken TMO tarafından 12.75 lira açıklanması Üreticiye darbe vurmaktan başka birşey değildir bunun izahı bile yoktur.

Ayrıca açıklanan 16.50 liralık buğday fiyatı 1.gruptur. Malum bu seneki yağışların çok olmasından bölgemizdeki hububatlarda aşırı çavdar ile ilaçlama işlemlerinin zamanında uygulanamamasından kaynaklı ilaçların etkisinin düşük kaldığından Otlanma ile mücadelede sıkıntılar vardır. Buda birçok buğdayın Düşük Vasıf grubuna girmesi anlamına gelecektir ve bu grup buğdaya açıklanan fiyat 14.75 liradır. Girdi maliyetleri ile savaşan Üreticiye bu revamıdır.

Tüm bunlara ilaveten birde 45 gün sonra ödeme yapılacak olmasının açıklaması bile yoktur.

2025 Nisan - 2026 Nisan döneminde amonyum sülfat gübresinde %104, amonyum nitratta %84, ürede %76, DAP gübresinde %56 ve mazotta %57 oranında artış yaşanmıştır. Bunun yanında yem fiyatları %30’un üzerinde, elektrik maliyetleri ise %25 oranında yükselmiştir.

2026 yılı hububat alım fiyatları değerlendirilirken dünya buğday fiyatlarının yaklaşık 240 dolar/ton seviyesinde olduğu ifade edilmektedir. Ancak bu yaklaşım, üretim maliyetlerindeki ülkeler arası farklılıkları göz ardı etmektedir.

Yurt dışında buğday üretiminin yapıldığı ülkeler ile Türkiye’nin tarımsal koşulları aynı değildir. Yağış rejimleri, sulama ihtiyaçları, verimlilik düzeyleri, enerji maliyetleri, mazot fiyatları, gübre ve zirai ilaç giderleri ile üreticilere sağlanan destekler ülkeden ülkeye büyük farklılık göstermektedir.

Birçok ülkede çiftçiye doğrudan gelir desteği, üretim primi, düşük faizli kredi ve enerji desteği sağlanırken, ülkemizde üretici yüksek girdi maliyetleri altında üretim yapmaya çalışmaktadır.

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından üreticinin emeğinin ve maliyetlerinin karşılığını alması büyük önem taşımaktadır. Çiftçilerimiz yalnızca bir ürün değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğini de üretmektedir. Bu nedenle açıklanan fiyatların sahadaki gerçek maliyetler ve hasat döneminde ortaya çıkacak verim sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Özetle; açıklanan hububat alım fiyatları değerlendirilirken üreticilerimizin karşı karşıya bulunduğu yüksek girdi maliyetleri, enflasyonist baskılar, üretim riskleri ve tarımsal sürdürülebilirlik ihtiyacı birlikte ele alınmalıdır. Bu çerçevede, üreticilerimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını alabilmesi adına hububat alım fiyatlarının yeniden gözden geçirilerek revize edilmesi ve ödeme süresinin daha öne çekilmesi en önemli beklentimizdir.

Üretimin devamlılığı, kırsalda yaşamın korunması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin sürdürülebilmesi için üreticinin desteklenmesi ve gelir istikrarının sağlanması ortak sorumluluğumuzdur. Çiftçimizin üretimde kalması, tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi ve ülkemizin gelecekte de kendi kendine yeterli bir tarım ülkesi olarak yoluna devam edebilmesi için bu talebimizin dikkate alınmasını bekliyoruz.