Üç kıta yazdın bugünlük yeter.

Biliyorum artık dizin tutmuyor.

Karda yürüyon,izin tutmuyor.

İçini dökecek birin ararsın.

İyi de o lafları kimse yutmuyor.

Dalıp gidiyorsun geçmişe doğru.

Artık doğru yalan ,yalanlar doğru.

Yalan oldu herşey işte dosdoğru.

Nedense hesaplar artık tutmuyor.

Düşünür durursun kafan karışık.

Kavga yok artık, kendin barışık.

İğrendiği şeyler bile bile alışık.

Ara sıra da bile bile unutmuyor

Üç kıta yazdın bugünlük yeter.

Her günün bir öncekinden beter.

Baktın yaşanacak günler yiter.

Yürüyecek ayakların tutmuyor.

Bak artık kafiye bile tutmuyor.

Gel de iki saat buna kafa yor.

Kapmış seni bu bir çeşit anafor.

Uysun diye kafiye yine" tutmuyor"

Senin derdin nedir el ile böyle.

Yalanda olsa sende bir şeyler söyle.

Yaslanıp koltuğa uzanıp şöyle.

İyi de içten gelir ses,seni uyutmuyor.

İçten yazdın gene hiç saklamayıp.

İyi de niye p yerine n yazıyor, ayıp.

Bu yapay zeka!Senin zeka ise kayıp.

Neyse ara sıra da gelip unutmuyor.

Pişmanlık mı nedir bu senin yaptığın?

Kimsenin umurunda değil n'aptığın.

Herkes koştu, hani senin kaptığın?

Elsiz kolsuz isen, n'oldu? Tutmuyor.

Şimdi bunları okuyan insanlar.

Varsa tabii, diyecek " sen öyle san" lar.

Böcekler, bitkiler ve de hayvanlar.

Diyorlar şair kafiyeyi oturtmuyor.

Hiç bi şey yapmamaktan iyidir.

Kimi beğenmez kimi de der" iyidir!"

Cuk oturtmuş valla tamda yeridir.

Bi mahzuru(!) mu var, oturmuyor