Yıkıl O zaman Yılmaz hoca

Yılmaz Hocanın;“Yüce Sezar” olduğu günlerde kapı-kulluğu yapanların;Hoca kudretini kaybettikten sonra,
“Yıkıl Sezar” demek için sıraya geçmelerini utanarak izliyoruz.

Ne “Çok yaşa yüce Sezar” diyen kapı kulları gibi ziyafet sofralarının baş köşesine oturduk.

Ne de hoca sayesinde “Konsül”de koltuktan koltuğa gezdik.


Bizim, onlar gibi Yüce Sezar’a hiç bir vefa borcumuz yok; sadece “Utanmayanların” kaybettiği insanlığımızı daha kaybetmedik.

Gücünü kaybeden yaşlı kurtun üstüne üşüşen akbabalardan değiliz.

En önemlisi;

Her makama gelmesini Yılmaz Hocaya borçlu Kazım Kurt’un,İl Kongresinde Yılmaz Hocanın ismine çizik attırdığında;

Onu “Viyana Kuşatmasında”Türk Ordusuna ihanet eden Kırım Hanı Murat Giray Han gibi tasvir ettiğimiz için sorumluyuz.

Sık sık çıktığı televizyon programlarının en sonuncusun da,
kimse atalarıma laf söyleyemez diyen Kazım Kurt her zaman ki gibi olayları çarpıtıyor.

Biz Tatarlar hain ve ihanet ettiler demedik.Kırım Hanı Murat Giray Han ihanet etti dedik.

Tatarların ihanet etmesini bırakın;
Rus Çariçesi Katherina tarafından general rütbesi verilen Şahin Giray Han,Türk toprağı Kırım’ı Ruslara teslim ettiğinde,teslimiyeti kabul etmeyen Tatarlar büyük zulüm görmüştür.

Enteresandır Kazım Kurt aynı televizyon programında Hocaya cevap veririm ama “Benim atalarım Kırım Giray’larından aldığım terbiyeye”uymaz diyor.

“Giraylar” Kırım Hanı ve soyundan gelenlere ait terimdir.Kazım Kurt Bey Kendisinin ataları olarak Murat ve Şahin Giray Hanı görüyorsa ona tarihi iyi okumasını tavsiye ediyorum.

Şahin Giray Hanın Rusların kaderine teslim ettiği Kırım Tatarlarının büyük çoğunluğunun, Rus zulmü nedeni ile Kazım Kurt’un ataları gibi Osmanlı Topraklarına göç etmek zorunda bırakıldığını kendilerine hatırlatırım.


25 Yıl üst üste seçilmiş Yılmaz Hoca böyle bir finali haketmemişti.

Eskişehir’in “Yüce Sezar’ı” Yılmaz Büyükerşenin siyasi hayatı,Roma İmparatoru “Yüce Sezar” gibi kendi Brutusundan yediği hançer ile son buldu.

Kazım Kurt’un Yılmaz Hocaya yönelik “Cevap verirsem hakaret edebilirim” demesi son derece yakışıksız.

Eğer Yılmaz Hoca olmasaydı;

150 bin TL Belediye Başkan,123 bin TL’de emekli milletvekili maaşı alamayacağı için yaşı yetmişe gelmiş Kazım Kurt;SSK’dan alacağı 25 bin lira emekli aylığı ile 10 yıldır Odunpazarı Belediyesinin bütçesinden sürdürdüğü bir eli yağda bir eli balda hayatı yaşayamayacağı için hala çalışıyor olacaktı.

Kazım Başkanımız biz sıradan insanların gittiği Şehir Hastanesine hiç gitmediğini gururla söyler.Çünkü beyefendi emekli milletvekili olduğu için konforlu özel sağlık hizmetleri kendisine ücretsiz sağlanıyor.

Hoca olmasa Şehir Hastanesinde sıra bekliyor olacaktı.

Devlet hizmetlerinden VIP hizmeti alamayacaktı.

Kazım Kurt bin yıl yaşasa Hocaya vefa borcunu ödeyemez.

Herkes yaşattığını yaşar.Sen birisini sırtından hançerlersen,bir başkasıda seni hançerler.

Acaba Kazım Kurt’a yaşattığını kim yaşatacak olabilir?????

Benim 1 numaralı favorim belli.Sizin tahminlerinizi alalım.