Manşet

Eskişehir Türk Ocağında Coşkulu Bayramlaşma

Türk Ocağında büyük ve coşkulu katılımlı yapılan geleneksel bayramlaşma töreninde Ocak Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal yaptığı konuşmada Üyelerein ve Tüm Eskişehir Halkının Ramazan Bayramını kutladı.

Nedim Ünal;Türklüğün en büyük millî bayramı Nevruz ile Ramazan Bayramımız aynı zamana denk gelmiştir. Bugün aynı zamanda baharın başlangıcını, gece ile gündüzün eşitliğini ve Türk dünyasında yeniden dirilişi, Ergenekon’dan çıkışı ifade eden bayramın başlangıcıdır.

Hem dinî bayramımız kutlu olsun hem de bütün Türk Dünyası’nın en büyük millî bayramı Nevruz kutlu olsun. Bugün evlerinize gidince Türk Dünyası televizyonlarının ve TRT Avaz’ın karşısına geçin ve muhteşem Nevruz gösterilerini seyredin.

Ancak bir yandan da hüzünlüyüz. Çünkü yaklaşık 35 milyon Uygur Türkü’nün yaşadığı Doğu Türkistan’da, 2014’te yeniden işgal edilen Kırım’da ve Türk Dünyası’nın değişik coğrafyalarında bu bayramları gerektiği gibi idrak edilememektedir.

Bu nedenle Türk dünyasının her köşesinde yaşayan kardeşlerimizin hürriyetlerine kavuşmaları için dua etmeliyiz, çaba sarf etmeliyiz. Bu konuda okumalı, düşünmeli, yarınlara hazırlanmalı ve çocuklarımıza Türk dünyasını anlatmalı, onların kim olduklarını bilmelerini sağlamalıyız. Kerkük’te, Çuvaşistan’da, Bulgaristan’da, Başkurdistan’da velhasıl tüm Türk yurtlarındaki Türk Devletlerinin bağımsızlığını görmeyi temenni etmeliyiz.

Bir milletin geleceği, iyi yetişmiş kaliteli, erdemli nesillerle mümkündür. Bunun temelinde ise eğitim vardır. Türkiye’de eğitimin en önemli unsuru öğretmendir. Öğretmen yetiştirme meselesi sağlıklı bir şekilde çözülemediği sürece eğitimde ilerleme sağlanamaz. Eğitimin esas ihtiyacı olan şey; aşkı olan, şevki olan, derdi olan öğretmendir. Türkiye bir türlü halledemediği öğretmen yetiştirme mekanizmasını halletmelidir.

Bugün ne yazık ki birçok genç, aldığı diplomanın karşılığını bulamamaktadır. Eğitim sistemi, gençleri umutsuzluğa sürüklemek yerine onların geleceğini güvence altına alacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Türk üniversitelerine yarınki hayatta hiçbir karşılığı olmayan, değersiz diplomalar üreten bölümler ve kontenjanlar yerine sınırlı sayıda ve işe yarayacak bölümler ve kontenjanlar açılmalı.

Bir diğer önemli mesele nüfustur. Türkiye giderek yaşlanan bir nüfusa sahip olmaktadır. Bu durum gelecekte ciddi sorunlara yol açabilir. Nüfus politikaları bilinçli bir şekilde ele alınmalı ve çözüm üretilmelidir. Doğum yapacak anneler çocuklarını yuvaya gönderecek yaşa kadar rahatlatılmalı ve gözlerinin arkada kalmaması için bütün çocuklara için yeterli sayıda ücretsiz servisler ve yuvalar tahsis edilmeli.

Türkiye çok hassas bir coğrafyada bulunmaktadır. Tarih boyunca bu topraklar üzerinde büyük mücadeleler verilmiştir. Medeniyetimizi Türkistan’dan, İran’dan, Azerbaycan’dan Anadolu’ya taşıdık ve muhteşem şehirleri kurduk. Bu coğrafyayı vatan yapmamız kolay olmadı. Bu coğrafyayı vatan yapmaya başladığımız 1040’tan itibaren rengi ve şekli değişmiş olmakla beraber günümüze kadar ‘Haçlı Seferlerine’ muhatabız. Bugün de farklı şekillerde devam eden bu mücadelelerin farkında olmalıyız. 1919’da Türk Ocakları’nda yazılan ve İzmir’de yayımlanan Reddi İlhak beyannamesinde; ‘Biz İlhakı kabul etmiyoruz, Anadolu topraklarının ilhakını reddediyoruz.’ dendi. Elbette bu topraklar bizlere dar geliyor ; bizler Mançurya’dan başlayıp Anadolu’ya uzanan bozkırlara alışığız. Büyük emperyal güçlerin; İngiliz’in, Fransız’ın ve özellikle de canavar güç olan Amerika’nın dün olduğu gibi bugün de bu topraklardaki emelleri bitmemiştir. İsrail’i bu topraklarda ebedi kılmak isteyen Amerika şimdi de İran coğrafyası üzerinde yayılmacı emperyalist politikasını sürdürüyor. Derdi Dünyanın başına 1948’den beri bela ettiği İsrail’i bu coğrafyada rakipsiz hakim kılmak ve enerji havzalarına hakim olmak. Sakın ha yanlış anlaşılmasın , İran bölünürse ortaya Türk Devleti çıkar, şöyle, böyle olur zannetmeyin. Türk milletinin meselesi mezhep meselesi değildir. İran’ın normal bir değişim yoluyla demokratik yönetim anlayışına sahip olması ve nüfusunun büyük çoğunluğu Türk olan İran’da Türklerin kendi kültürlerine ve okuma yazma imkanlarına sahip olmasıdır. Türkiye bunun için gayret sarf etmeli. Türk Devleti’nin asıl meselesi İslama da bütün bakmak, Türklüğe de bütün bakmaktır. Mezhep meseleleriyle; Şia -Sünni meseleleriyle vs. uğraşmak değildir. Türk Devletini yönetme iddiasında olan herkes engin bir tarih şuuruna sahip olmalı. Geçmişini bilmeyen bir millet geleceğini inşa edemez. Bu coğrafyanın tarihini, değerlerini ve önemini iyi öğrenmeliyiz.

Son olarak, bayramın birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesini temenni ediyorum. Aramızdan ayrılanlara rahmet, hastalarımıza şifa diliyorum.

Türk milletinin geleceği için dua edelim, çalışalım ve mücadele edelim.

Tekrardan hoş geldiniz, bayramınız mübarek olsun.” dedi. Konuşmayı takiben misafirlere öğrencilerimizin yaptığı geleneksel bayram tatlısı ikram edildi.