14 Ağustos 2001'de kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi, 18 Ekim'de İl Başkan olarak Osman Yüksel'i,6 Aralıkta Merkez ilçe Başkanı Hasan Tuç'u görevlendirerek Yerel Teşkilatlanma başlamış oluyordu.

İl Kadın Kolları Başkanı olarak Nuran Beyazateş’ı Gençlik Kolları Başkanı Yasin Uğur’u,Merkez ilçe Kadın Kolları Başkanı da Esra Aynalı kurucu başkanlar oldular

. 2001 yılı bitmeden İl,Merkez ilçe taşra ilçelerin Kurucu Yönetim kurulları oluşturulmuştu.O günlerde kent yönetim sistemi içerisinde yer alan “Belde” yerleşimlerinde teşkilatlanmaları İl Başkanı Osman Yüksel ile yardımcısı Ayhan Arslan, kurucu ilçe başkanları,ilçe Koordinatörleri ile birlikte gerçekleştirilmişti.

ŞEHİR MERKEZİNDE TEŞKİLANMA

Sırada kent merkezinde ki 65 Mahallenin temsilcilerinin belirlenmesine gelmişti.

Kurucu Merkez ilçe Başkanı Hasan Tuç ve yönetim kurulu üyeleri mahallere gidiyorlar kendilerini ve partilerini tanıtırken,aynı zamanda belirleyecekleri “Mahalle Temsilcileri için saha araştırması ve nabız yoklaması yapıyorlar bir çeşit anket çalışması yapıyorlardı.

65 Mahallenin en az 35-40 tanesi bu metodla belirlenirken,küçük mahallelere ise o Mahallenin sözü geçen tanınan insanları ile yaptıkları istişareler ile temsilciler belirleniyordu.

O günlerin en can alıcısı günü Merkez İlçe Başkanı Hasan Tuç ve ekibinin Şirintepe Mahallesinde bulunan meşhur Paris kıraathanesinde yaşanır.

Paris Kıraathanesi,Şirintepe Mahallesi...

O günlerin en can alıcısı günü Merkez İlçe Başkanı Hasan Tuç ve ekibinin Şirintepe Mahallesinde bulunan meşhur Paris kıraathanesinde yaşanır.

Mahallenin meşhur Paris Kıraathanesi yine her zamanki hareketliliğini yaşıyordu.

Masalarda çay bardakları, kahvehanenin içerisinde vatandaşların sohbetleri, duvarda televizyonun sesi...

Merkez İlçe Hasan Tuç ve beraberindeki ekip kapıdan içeri girdi.

Amaçları diğer mahalle ziyaretlerinde olduğu gibi kendilerini tanıtmak, vatandaşlarla sohbet etmek ve mahalle temsilciliği için nabız yoklamaktı.

Fakat o gün kahvehanenin televizyonunda yayınlanan haber, bütün atmosferi bir anda değiştirecekti.

Ekranda Kanal D'nin ana haber bülteni vardı.

Programı Uğur Dündar sunuyordu.

Uğur Dündar'ın konuğu ise ilerleyen yıllarda CHP'den Eskişehir Milletvekili olacak olan Anayasa Profesörü Süheyl Batum'du.

Türkiye'nin gündeminde Recep Tayyip Erdoğan vardı.

Anayasa Mahkemesi'nin Erdoğan'ın siyasi parti üyeliğine ilişkin verdiği karar konuşuluyordu.

Kahvehanedeki insanların gözleri televizyona çevrilmişti.

Tam o sırada ekranın altından geçen yazı, o dönemin siyasi atmosferini adeta tek cümlede özetliyordu:

Tayyip muhtar bile olamaz.

Hasan Tuç bir an durdu.

Ekipteki diğer arkadaşları da televizyon ekranına baktı.

Yeni kurulmuş bir partinin mensuplarıydılar.

Daha teşkilatlarını tamamlamaya çalışıyorlardı.

Üstelik şimdi Genel Başkanlarının siyasi geleceğiyle ilgili böyle bir haber karşılarındaydı.

Hasan Tuç, yine de sakinliğini korudu.

Kahvehanedeki vatandaşlardan söz istedi.

Tam konuşmaya başlayacaktı ki, iyi giyimli bir vatandaş televizyon ekranını göstererek söze girdi:

Yahu görmüyor musunuz? Sizin adam seçime bile giremiyor. Sizin evinizde çoluğunuz, çocuğunuz yok mu? Bırakın bu boş işleri, evinize dönün.”

Bir anda sessizlik oldu.

Hasan Tuç'un yanındaki arkadaşları birbirlerine baktı.

Moraller bozulmuştu.

O güne kadar yaptıkları çalışmalar, verdikleri emek, mahalle mahalle dolaşmaları bir anda ağır bir yük gibi üzerlerine çökmüştü.

Fakat Hasan Tuç tartışmayı büyütmedi.

Henüz siyasetin acemisi sayılabilecek bir dönemde olmasına rağmen soğukkanlılığını korudu.

Kahvehanedeki gerilimin büyümesine izin vermedi.

Ekip birkaç esnafı ve kıraathaneyi daha ziyaret ettikten sonra programı tamamladı.

Serdar Denktaş'tan Türk birliği kurulması çağrısı
Serdar Denktaş'tan Türk birliği kurulması çağrısı
İçeriği Görüntüle

Adalar'da Gelen Telefon

Günün sonunda ekip Adalar'daki Serdivan Cafe'ye geldi.

Paris Kıraathanesi'nde yaşananlar hâlâ herkesin zihnindeydi.

Çaylar masaya geldi.

Ama kimsenin çaya bakacak hâli yoktu.

Yaşanan olay konuşuluyordu.

Sonunda dönemin Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan arandı.

Hasan Tuç ve ekibi yaşananları anlattı.

Soru basitti:

“Bu iş nereye gidiyor?”

Murat Mercan'ın cevabı ise kısa ve netti:

Siz işinize bakın. Bir an önce teşkilatlanmanızı tamamlayın. Bu kervan yolda kalmaz.”

O cümle, o gece Serdivan Cafe'deki masada bulunanların hafızasına kazındı.

Belki o anda hiç kimse bunun ne kadar doğru çıkacağını bilmiyordu.

Fakat o telefon görüşmesinden sonra moral bozukluğunun yerini yeniden çalışma azmi aldı.

Kısa zamanda ertesi günü her Mahalle de 9 kişilik yönetimler ile alt kademe mahalle gençlik ve kadın kolları teşekkül eder.

Kaderin cilvesi o dur ki,Paris kıraathanesinde ekibi manüple edip moralleri bozan kişi, 2009'da AK Parti’den Belediye Meclis üyesi adayı olur.

Şehir Merkezinde bu çalışmalar yapılırken İl Yönetimi de boş durmuyordur.İlçe ve Beldelerden sonra 395 köyde de teşkilatlanma çalışmaları hızla tamamlanır.

Eskişehir'in en ücra köyünde dahi AK Parti Köy temsilcileri atanıyordur. Türkiye hızla seçime giden bir sürece gitmektedir.

AK PARTİ EN AZ 20-25 YIL İKTİDAR KALIR

Seçim hazırlıklarına başlayan genel merkez teşkilatları eğitime tabi tutar .

Egitime katılan ve sonradan Milletvekili olacak olan Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Süleyman Gündüz akıllarda kalacak şu ifadeyi kullanır

."Arkadaşlar AK Parti bir Halk hareketidir ve göreceksiniz 20-25 yıl tek başına iktidar olup bu millete hizmet edecektir"

O an bir çok kişi bu öngörüyü uçuk ve ütopik bulsada bugün 25. Yılını bitirmiş bir hizmet serüvenini hep beraber izliyoruz. Yarın Yazı dizimin son bölümünde buluşmak üzere.....