BÖLÜM -5 (SON)
2002 Yılına gelinmişti .....
AK Parti Eskişehir'de teşkilatlanmış,395 köy,65 Mahalleye kadar Mahalle ve Köy Temsilcilerine ve Yönetimine kadar tespit edilmişti.
Zaten Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk günden itibaren 25. Kuruluş Yıldönümünde de ifade ettiği gibi "Bu Partiyi Millet kurdu, Tabelasını Biz taktık" ibaresi tecelli etmişti.
Şubat ayından itibaren Genel Merkezden gelen bir tamimle üye çalışmalarının başlatılması ve şehir nüfus oranının en az %10 nun üye yapılması istenilmişti.
Hemen bir kampanya başlatıldı.Yonetimlerde olanlara yıl sonuna kadar bin kişiyi üye yapma hedefi konuldu.
Artık hummalı bir çalışma başlamıştı. Hatta İl Teşkilat Başkanı Ayhan Arslan Termal otel çalışanlarını,Fahri Keskin Gıda üretim tesisinde çalışanlarını,Şadi Doğruyol mağazalarda çalışanlarına,Akif Çizmelioglu mobilya atölyesinde çalışanlarna kadar üye yapmıştı, ama yeterli değildi tabi...
Bu konuda rekor Merkez İlçe Yönetiminde bulunan Hüseyin Atik'teydi ,Nato yolunun öte tarafını bana bırakın diyerek Esentepe, Sütlüce, Yeşiltepe, Şirintepe,Fevzi Çakmak mahallelerinden neredeyse hedefinin çeyreğine ulaşmış geceleri bir fabrikanın gece bekçiliğini yapıyor gündüz de kahvehaneleri, esnafları dolaşıyordu.Tabi diğer il ve ilçe yöneticileri de kendi sosyal çevrelerine göre üye çalışmasına katkıda bulunuyor ve hatta tatlı bir rekabette yaşanıyordu.
Ama AK Parti henüz muhalefetteydi ve üye Yapmak kolay bir iş değildi, üye koçan evrakları doluyordu ama bir kaç gün sonrasında istifalarda gelmeye başlamıştı,
Gerekçelerde Oğlum Askeri okul sınavına girecek, Polis olacak yada resmi bir yere iş başvurusunda bulunacak şeklinde mazeretler sunuluyor,ama gönlümüz sizinle deniliyordu. Çünkü 28 Şubat süreci devam ediyordu...
Milletin üzerinden bu prangalari kaldırmakta Reis'e nasip olacaktı
İl Yönetiminde bulunan rahmetli Aydın Abaklı üye yaptığı bir akrabasının bu kaç gün sonrasında ben askeri tesislerin hurda malzemesini alıyorum içeri girerken sorun olur diye istifa ediyordu halbuki uye koçanları daha genel merkeze bile gitmemişti,
Ama kaderin tecellisidir ki AK Parti iktidar olduktan sonra aynı kişi resmi kurumlardan iş alabilmek için rahmetli Aydın Abaklı 'yı darlıyor türlü isteklerde bulunuyordu.
REİS ESKİŞEHİR'E GELİYOR !
Genel Başkan Erdoğan Anadolu'yu adeta Karış karış gezmeye başlamış sıra Eskişehir'e gelmişti.
21 Mayıs 2002 de AK Parti İl Binası açılışı ve mitingi için şehre gelecek olan Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan için hazırlıklar yapılmış gerekli izinler alınarak Odunpazarı Meydanında Miting planlanmıştı,
O zamanlar sosyal medya olmadığı için Miting duyuruları Gazetelerden,TV ve Radyolardan yapılıyor, broşürler basılıp dağıtılıyor , bütçesinin büyük kısmını Ayhan Arslan karşılıyor, Fahri Keskin, Şadi Doğruyol da destek oluyordu.
iki Eylül caddesi üzerindeki Parti binası etrafı Gençlik Kolları tarafından adeta bir gelin gibi süsleniyordu.
ZABITA ARACINA ZORLA BİNDİRİLEN GENÇLER !
Mitingten bir gece öncesi caddelere afiş asan 18-19 yaşındaki gençler yetkisi olmadığı halde Zabıta ekipleri tarafından minibüsle alınıp, önce Zabıta Komiserligine sonra Terörle mücadele şubeye götürülmüş,eski bir Emniyetci olan Güneydoğu Gazisi Merkez İlçe Yöneticisi Ergün Zaptiye nin girişimi ile serbest bırakılıyorlardi.
Ertesi günü Kütahya programı sonrası Miting için şehre gelen Tayyip Erdoğan'ı bugünkü Polis kontrol noktasında karşılanıyor.
Orhangazi mahallesinde Merkez İlçe Yöneticisi Ahmet Erdemir ve Recep Balcılar ın koordinesiyle binler karşılıyor ,adeta tüm mahalle çevre yoluna dökülüp Reis'i karşılıyordu.
Bu hadise Eskişehir'de İlk defa halkla buluşulan bir etkinlikti ve Annesi,Babası da Orhangazi de yaşayan Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan'a bir jest olarak organize edilmiş ve O da bu sevgi seli karşısında gözyaşlarına hakim olamamıştı.
Miting meydanı da hınca hınç doluydu mahşeri bir kalabalık Odunpazarı'nın dar sokaklarını inletiyor " Başbakan Erdoğan" sloganları konuşma boyunca dinmiyordu
.il Binası açılışı sonrası Bursa'ya geçecek olan Tayyip Erdoğan'a Çevre Yolu üzerinde bulunan bir restoranda çibörek ikram ediliyordu. Başarılı bir şekilde Genel Başkanlarını ağırlayan Eskişehir Teşkilatı günün yorgunluğunu Fahri Keskin in ikramıyla Mangal Sucuk etkinliğiyle kutluyordu
Temmuz ayında Türkiye siyasetinde önemli bir karar daha alındı.
Dönemin Başbakan Yardımcısı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin erken seçim çağrısının ardından Türkiye sandığa gitmeye hazırlanıyordu.
Artık teşkilatların önünde çokta uzun olmayan ve yorucu bir seçim maratonu vardı.
Eskişehir AK Parti teşkilatı da bu yarışa bütün gücüyle hazırlanıyordu.
İki Eylül Caddesi'ndeki o mütevazı parti binasının kapısı bu kez sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar kapanmıyordu.
Aday adayları geliyor, görüşmeler yapılıyor, teşkilat çalışmaları hız kazanıyor, herkes seçim sonucunu bekliyordu.
Eylül ayının başında milletvekili aday listesi açıklandığında gözler Eskişehir'e çevrildi.
Liste şöyleydi:
1. Murat Mercan
2. Muharrem Tozçöken
3. Fahri Keskin
4. Ayhan Arslan
5. Gülnur Özkaya
6. Birol Azdiken
Artık söz sırası sandıktaydı.
3 Kasım 2002…
Türkiye'nin kaderini değiştiren seçim günü.
Eskişehir'de de sandıklar açıldıkça heyecan yerini büyük bir meraka bırakıyordu.
AK Parti, Türkiye genelinde büyük bir başarı elde ederek tek başına iktidara yürüyordu.
Eskişehir'de ise sonuç çok daha farklı bir hikâye yazıyordu.
Dördüncü milletvekilliği, yalnızca bir kaç yüz oy farkla kaçıyordu.
Bazen siyasi tarihte bir oy, aylarca süren çalışmadan daha büyük bir hikâye yazabiliyordu.
Ancak o gece Eskişehir teşkilatının yaşadığı duygu yalnızca bir milletvekilliğinin kaçırılmasının üzüntüsü değildi.
Çünkü onlar, birkaç yıl önce merdivenlerinden ayak sesleri duyulduğunda “Partimize misafir geliyor” diyerek kapıya koştukları o küçük parti binasından çıkmış ve Türkiye'nin iktidarına uzanan büyük yürüyüşün bir parçası olmuşlardı.
O merdivenlerden geçen her insan, o odalarda yapılan her toplantı, dağıtılan her broşür, çalınan her kapı ve atılan her adım artık geride kalıyordu.
Ve 4 Kasım sabahı Türkiye yeni bir güne uyandı.
Eskişehir de…
Bir gün önce sandıklarda yarışan isimler, artık Türkiye'nin iktidar partisinin mensuplarıydı.
O sabah şehirde yeni bir dönem başlıyordu.
Ve belki de yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında, her şeyin başlangıcı o küçük parti binasının merdivenlerinde duyulan ayak seslerinde gizliydi.
Çünkü o ayak sesleri, aslında iktidarın ayak sesleriydi.
Bugün 25 Yılın sonunda bu dava inanmış bir avuç Parti Kurucuları "AZİMLE AK MEŞALEYİ YAKMANIN ONUR VE GURURUNU YAŞIYOR VE HAYATLARI TAŞIMAYI UMUT EDİYORLAR"



