İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla yaptığı basın
açıklamasında, kanserin hem dünyada hem de ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirtti.
Doç. Dr. Bildirici, kanserin kalp ve damar hastalıklarından sonra en sık ölüme neden olan hastalıklar arasında ikinci
sırada yer aldığını ifade ederek, yalnızca bireylerin sağlığını değil; aileleri, sosyal yaşamı, iş gücünü ve ülke
ekonomisini de etkileyen çok yönlü bir hastalık olduğuna dikkat çekti.
Dünya genelinde kanser görülme sıklığının her geçen yıl arttığını belirten Doç. Dr. Bildirici, nüfusun artması,
yaşlanması, çevresel risk faktörlerine maruziyetin artması ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının yaygınlaşması nedeniyle
önümüzdeki yıllarda kanser yükünün daha da artmasının beklendiğini ifade etti. Dünyada ve ülkemizde en sık görülen
kanser türleri arasında akciğer, meme ve kolorektal kanserlerin ilk sıralarda yer aldığını belirtti.
Kanserlerin yaklaşık %90’ının çevresel, %10’unun ise genetik faktörlere bağlı olarak geliştiğini ifade eden Doç.
Dr. Bildirici, özellikle tütün kullanımı, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, fazla kilolu veya obez
olma ile bazı enfeksiyonların kanser gelişiminde önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Bu risk
faktörleriyle etkin mücadele edilmesi durumunda birçok kanser türünün önlenebileceğini vurguladı.
Kanserle mücadelede en önemli unsurlardan birinin erken teşhis olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Bildirici,
erken dönemde tespit edilen kanser vakalarında tedavi başarısının ve yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını
belirtti. Bu nedenle toplumun kanser belirtileri, risk faktörleri ve tarama programları konusunda bilinçlendirilmesinin
büyük önem taşıdığını ifade etti.
Bu kapsamda ülkemizde yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programları hakkında da bilgi veren Doç. Dr.
Bildirici, Meme kanseri taramasının 40-69 yaş arasındaki kadınlara yılda bir klinik meme muayenesi ve 2 yılda bir
mamografi, Rahim ağzı (serviks) kanseri taramasının 30-65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi, Kalın
bağırsak (kolorektal) kanseri taramasının ise 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir Gaitada Gizli Kan Testi
(GGK) ile yapıldığını, ayrıca bu yaş grubundaki bireylere 10 yılda bir kolonoskopi önerildiğini belirtti.
Bakanlığımızın koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri kapsamında önemli bir yere sahip olan kanser
taramalarının; Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile
Sağlığı Merkezleri (ASM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) ve Mobil Tarama Araçları aracılığıyla ücretsiz olarak
sunulduğunu ifade eden Doç. Dr. Bildirici, tarama sonucunda pozitif ya da şüpheli bulgu saptanan bireylerin ileri
tetkik ve değerlendirme amacıyla ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirildiğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda, kanserle mücadelenin yalnızca tedaviyle sınırlı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Yaşar
Bildirici, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinden korunulması, düzenli taramaların
aksatılmaması ve farkındalık çalışmalarının yıl boyunca sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.






