Eskişehir'de yerleşim alanlarının hemen yanında bulunan tarım arazisine açık şekilde dökülen ve toprağa sürülmeden bırakılan hayvansal gübrenin çevreye yaydığı ağır koku ve haşere istilası nedeniyle mahalle sakinleri yetkililerden çözüm bekliyor.

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesi Yeşiltepe Mahallesi sınırları içerisinde yer alan tarım arazilerinde yürütülen gübreleme çalışmaları, bölgede ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorununa yol açtı. Mahalledeki konutların ve bir okul binasının yakınında bulunan açık araziye dökülen hayvansal gübrenin, usulüne uygun şekilde kurutulup terbiye edilmeden ve döküldükten sonra toprakla karıştırılıp sürülmeden açıkta bırakılması nedeniyle tüm bölgeyi ağır bir koku kapladı. Sıcak havanın da etkisiyle çevreye yayılan koku salınımı, mahalle genelinde yoğun sinek, böcek ve kemirgen artışına neden olarak yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini iddia edildi. Yaşanan bu durum üzerine mahalle muhtarı ve mahalle sakinleri bir araya gelerek duruma tepki gösterdi.

'Yaşanacak hali bırakıp millete bu eziyeti yapmak ahlaksızlıktır'

Telefonlarının koku şikayeti nedeniyle susmadığını belirten Yeşiltepe Mahalle Muhtarı Meryem Açıkgöz, duruma şu sözlerle tepki gösterdi:

'Bugün öğle saatlerinden bu yana telefonum hiç susmadı. Sadece burası değil, Bilgeç Caddesi'nin öbür tarafından, mahallenin içinden de telefonlar aldım; cefayı ve rezilliği çeken ilk grup biziz. Yaşanacak hali bırakıp millete bu eziyeti yapmak ahlaksızlıktır. Bu insanların vebalini nasıl ödeyecekler? Sonra arkadaşlar diyor ki sinek var, böcek var, fare var, kedi var. Bu pislikte her şey gelir. Buna ne ilaçlama ne de hizmet yeter. Önce bunu durduracaklar. Bu insanlar rahat yaşayacak.'

'Camları açamıyoruz, annem astım hastası'

Kırk beş yıldır aynı mahallede yaşadığını ifade eden mahalle sakini Acer Altun, her sene aynı çileyi çektiklerini belirterek, 'Üç gündür bu kokudan şikâyet ediyoruz. Gübre kokusu bu. Her sene aynı şeyi yaşıyoruz. Bir de her yer sinek dolu, sinekten geçilmiyor. Camları açamıyoruz. Annem yaşlı, astımı ve bronşiti var. Buradaki kokudan dolayı çok rahatsız oluyoruz. Biz bunun bir çözümünü istiyoruz. Bu şekilde gübreleme yapmak sağlıklı mı, değil mi?' dedi.

'Komşuya zararımız olmasın diye biz hayvancılık yapmıyoruz'

Evinin arazinin hemen karşısında olduğunu ve kokunun evlerin içine kadar sindiğini dile getiren Muhammer Makinecioğlu, çifte standart uygulandığını savunarak şöyle konuştu:

'Vallahi görmüş olduğunuz arazinin yanı sıra evimiz hemen karşısında. Fakat bu arkadaş bu olayı her sene tekrarlıyor. Gübrenin kokusu evin içine kadar sindi. Konu komşu, ufak çocuğu olanlar, yani herkes sağlık konusunda çok şikâyetçi. Bunun yanı sıra burada okulumuz var. Öğrenciler ve öğretmenler, resmi bir kurum olmasına rağmen bu kokuyu çekiyor. Şunu söylemek istiyorum; eğer burada bu hayvancılık oluyorsa, benim şahsi olarak bu mahallede oturup hayvancılık yaptığımı bilen insanlar var. Madem burada bu şekilde izin veriliyor, resmiyette ben de izin alıp burada hayvan bakmak istiyorum. Burada hayvan bakmama şikâyetçi olacak insan var mı? O zaman buna izin veriliyorsa ben de burada hayvan bakmak istiyorum. Biz niye yapmıyoruz? Komşuya zararımız olmasın diye. Burası tarım arazisi. Her zaman yola gidiyorum, geliyorum. Adamlar bildiğin ekin olan yeri; buğday, arpa, pancar ekilen yeri betonarmeye çeviriyor. Resmiyette devlet kanalıyla bu nasıl oluyor? Mahalle içindeyken burası nasıl böyle kalıyor, ben onu anlamadım. Belirli bir kısma kadar tarım arazisine izin verilebilir ama petrolün oradan buraya kadar olan yerler istimlak olmuş. Mesela bizim hemen üst tarafımız komple istimlak oldu. Herkes apartmanını, evini, dairesini dikti. Oradan aşağıda bir kanal var, kanalın olduğu kısma kadar olan yerler istimlağa çevrilsin. Bizim doğalarımızda, arazilerimizde burası hâlâ tarla geçiyor. Var mı böyle bir şey? Sen bana tarla geçen yerin elektriğini, suyunu, doğal gazını vermişsin, vergisini alıyorsun; 'Burada yaşa' diyorsun. O zaman ben burada hayvancılık yapmaya kalkacağım, sen bana 'Burada hayvancılık yapamazsın' diyerek izin vermiyorsun. Bana izin vermiyorsun da bu insana nasıl izin veriyorsun?'

'Bu adam bunu sürmediği için bu kokuyu bütün Eskişehir çekiyor'

Kırk yıllık ziraat teknisyeni olduğunu belirten Gazi Ada ise tarıma değil, uygulanan yanlış yönteme karşı olduklarını ifade ederek, 'Mesele tarım meselesi değil. Buraya gübre atmanın da bir şartı vardır. Ben kırk yıllık ziraat teknisyeniyim. Bu gübreyi bir yerde terbiye edersin, koku orada gider, kurutursun ve ondan sonra atarsın. Tarıma kimse karşı değil, yapılış şekline karşı. Bu gübre olduğu yerde ıslah edilir, terbiye edilir, ondan sonra atılır. Atıldıktan sonra da toprak sürülür. Sürülse bu koku olmaz. Bu adam bunu sürmediği için bu kokuyu bütün Eskişehir çekiyor. Burada otuz sene oturdum, abim ise kırk senedir burada. Hiç kimse burada tarım yapılmasına, mısır ekilmesine karşı değil; buraya mısır ekilir ve kaldırılır. Kimse buna karşı değil, burada yanlış bir şey olmaz. Biz sadece tarımın uygulanış şekline karşıyız' dedi.

Kaynak: İHA