Eğitim Bir-Sen Eskişehir Üniversiteler şube Başkanı Ertuğrul Baki Sosyal medya üzerinden isim vermeden kendini işaret ederek paylaşımlarda bulunan Türk Eğitim Sendikasi Eskişehir Şube Başkanı Engin Melekşah'a cevap verdi

Ertuğrul Baki;Sıfır verecek müktesebata sahip olmadan verilen her not yok hükmündedir. Öncelikle liyakat nedir? Bilmenizde fayda var zira dillerinize pelesenk olmuş bir kelime bilinmeden kullanılınca yazarına zarar verir.

Eğitim Bir-Sen Üniversite Çalışanları Sendikası Başkanı Ertuğrul Baki; “Liyakat, bir kişinin bir göreve bilgi, beceri, deneyim ve ahlaki yeterliliği sayesinde layık olması demektir.” Bunun somut ve soyut verileri vardır.

Somut veriler

• Eğitim durumu

• Diploma / sertifika

• Mesleki bilgi düzeyi

• Deneyim süresi

• Ölçülebilir başarılar

• Performans göstergeleri

MEGEM’de  46. Dönem Mezuniyet Heyecanı Yaşandı
MEGEM’de 46. Dönem Mezuniyet Heyecanı Yaşandı
İçeriği Görüntüle

• Sınav sonuçları

• Teknik yeterlilik

Soyut veriler

• Adalet duygusu

• Etik anlayış

• Sorumluluk bilinci

• Vicdan

• Hakkaniyet

• Tarafsızlık

• Güvenilirlik

• Kamu yararını gözetme

Ben söyleyeyim, siz yukarıdakilere tek tek tik koyarsınız.

“Liyakat anlayışını alt üst ederek, hiçbir deneyimi olmadığı halde…”

Üniversite bitirmiş, formasyon almış, KPSS ile öğretmenliğe atanmış ülkemizin en ücra köşesi Hakkari’de öğretmenliğe başlamış sonrasında Adıyaman ve Eskişehir’de çeşitli okullarda çalışmış sınavla müdür yardımcısı olmuş, sınavla müdür olmuş, kaymakamlıktan, çalışkanlık ve kamu kaynaklarını verimli kullanmaktan üç başarı belgesi almış, onlarca eğitim üzerine sertifika ve unvanlı bir meslek mensubu birisiydim üniversiteye başlamadan önce. Bu kişiden daire başkanı olmaz dersen seni yetiştiren öğretmenlere ve cumhuriyet tarihinin tüm öğretmenlerine saygısızlık etmiş olursun. Bu ülkede liyakat arayacaksan başöğretmenden bu yana arayacağın mesleklerden biridir öğretmenlik.

Üniversitelerdeki liyakat sahibi çalışma arkadaşlarımıza gelince hak ettikleri yerlere gelme konusunda ısrarlı tavsiyelerimizi her basın açıklamamızda belirterek devam ediyoruz. Onun da somut verileri var ve afaki konuşmuyoruz.

Adını zikretmeden işaret ettiğiniz kişiler, bizim geçmiş dönem başkanlarımızdır. İfadelerini muhataplarına yöneltirsen en uygun ve tatmin edici cevabı alacağınızdan şüpheniz olmasın. Kaldı ki 657 sayılı kanunun 92. maddesine göre atanmış birinin “başka kurum” gibi “liyakat” gibi kavramları kullanıyor olması da ayrıca garip.

Neyse esas mesele bu değil zaten, gelelim biz ana konuya.

Liyakatinizi de esas alarak özellikle kullandığımız kelime intihal oldu. Neden intihal? İntihal, başkasına ait bir fikir, metin, çalışma, emek veya üretimi; kaynak göstermeden, izin almadan ve kendine aitmiş gibi sunma eylemidir.

Tam da bunu yaptınız. Biz çalıştık siz bir mesajla sahip çıktınız.

Şimdi gelelim örneklerine: 2 ve 10 Eylül arasında basında çıkanlar, 6 Kasımda basında çıkanlar, 10 Aralıktaki basın açıklamalarımız. Sosyal medya hesaplarımızda haziran ayından beri rektörlüklerle her yaptığımız görüşmelerle ilgili paylaşımlarımız…

“Her platformda” dile getirmişsiniz. Hani nerde o platformlar? Googleda bile basit bir arama yapsanız, bizim haberlerimiz çıkıyor.

Eleştirimiz net: Bize bu taleplerinizi dile getirdiğiniz ve kamuoyu ile paylaştığınız platformları gösterin