Gayrimenkul Danışmanı ve Değerleme Uzmanı Kasım Karakaş ;"Piyasayı yakından takip ediyorum. Bugün emlak sektöründe yaşadığımız en büyük sorunlardan biri yüksek faiz oranları. İnsanlar ev almak istiyor ama iş kredi çekmeye gelince çoğu kişi geri adım atıyor.
Şöyle düşünelim. Bir aile yıllardır para biriktiriyor. Kendine ait bir evi olsun istiyor. Ancak biriktirdiği para ev almaya yetmiyor. Bankadan kredi çekmek zorunda kalıyor. Bankaya gittiğinde de ödeyeceği aylık taksiti görünce hayalinden vazgeçiyor. Çünkü o taksiti ödemek gerçekten kolay değil.
Bugün piyasada satılık çok sayıda ev var. Evini satmak isteyen de var, almak isteyen de var. Ama iki taraf bir türlü buluşamıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri kredi faizlerinin yüksek olması.
Elinde toplu parası olan bazı vatandaşlarımız, ev almak yerine parasını bankada tutmayı tercih ediyor. Çünkü faizden gelir elde edebiliyor. Böyle olunca konut almak için acele etmiyor.
Benim düşüncem çok açık. Faiz oranları makul seviyelere düşmeden emlak satışlarında kalıcı ve ciddi bir hareketlilik beklemek doğru değil. Elbette bugün de ev satılıyor. Nakit parası olanlar, ihtiyacı bulunanlar veya uygun fiyatlı ev bulanlar alım yapıyor. Ancak bunlar piyasanın genelini hareketlendirmeye yetmiyor.
Burada sadece faizlerin düşmesi de yeterli değil. Ev fiyatlarının insanların gelirine uygun olması gerekiyor. Bir vatandaş maaşıyla hem evinin geçimini sağlayabilmeli hem de kredi taksitini ödeyebilmeli.
Biz gayrimenkul sektöründe çalışanlar olarak insanların yaşadığı sıkıntıları her gün görüyoruz. Ev almak isteyen vatandaşın ilk sorduğu soru artık evin kaç metrekare olduğu değil, aylık ne kadar ödeme yapacağı oluyor. İnsanların ev alma gücü artmadıkça, kredi faizleri düşmedikçe emlak piyasasında beklenen canlanmayı görmek zor."






