Sağlık -Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal; Sağlık Ordusunun gerçek gündeminin Personel Eksikliği olduğunu söyledi
Köksal; Sağlık Bakanımızın aldığı kararları destekliyoruz. Ancak sahadaki gerçekleri de açık ve samimi bir şekilde ortaya koymak zorundayız.
Kurumlarımızın idari birimlerinde kaç sağlık personeli çalışıyor?
Geçici görevleri iptal edilen, bazı illerimiz hariç görevi sona erdirilen sağlık personellerimizin kaçı aktif olarak görev yapıyor?
Kaçı sağlıklı ve aktif çalışabilir durumda?
Kaçının engel, nöbet muafiyeti veya çalışamaz raporu bulunuyor?
Örneğin, 25 kişinin geçici görevi iptal edildi. Bu 25 sağlık çalışanımızın 8’inde engel raporu ve nöbet tutamaz raporu mevcut.
Alınan kararlar kulağa hoş gelebilir. Sahada alın teri döken, hastanelerde ağır şartlar altında çalışan sağlık ordumuzun moralini yükseltebilir. Ancak artık biraz samimi olalım, biraz da sahadaki gerçeklere bakalım.
Hasan Hüseyin Köksal; Eskişehir’deki sağlık kurumlarımızın personel durumunu tek tek çalıştık. Hazırladığımız raporu Bakanlık yetkililerimiz ve İl Sağlık Müdürümüz ile paylaşacağız.
Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde 986 ebe ve hemşire görünürken, aktif olarak çalışan ve nöbet tutabilen personel sayısı 854.
Yani 132 ebe ve hemşiremiz; mesleki yük, aşırı çalışma ve çeşitli sağlık nedenleriyle çalışamaz veya nöbet tutamaz durumdadır.
Bir taraftan aile sağlığı merkezlerindeki sözleşmeli personel yükünü hastanelerimiz taşırken, diğer taraftan 98 hemşiremizin birinci basamağa gitmesi hastanelerimizdeki yükü daha da artırmaktadır.
Biraz samimi olalım ve asıl gerçekleri görelim 855 yataklı bir hastanede her 10 çalışandan yaklaşık 2’si nöbet sisteminin dışında kalıyorsa, kalan sağlık çalışanlarının yükünü artık görmezden gelemeyiz.
Gündüz klinikleri, ek binalar, poliklinikler ve verilen diğer sağlık hizmetleri düşünüldüğünde personel yetersizliği sahada açıkça görülmektedir.
Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin aktif yatak sayısı ve hizmet yükü dikkate alındığında 132 hemşire açığı bulunmaktadır. Bunun yanında 116 sağlık çalışanının aktif olarak sahada görev yapamaması veya çalışma alanı dışında kalması, mevcut personelin üzerindeki yükü daha da artırmaktadır.
Sağlık çalışanlarımızın bütün bu şartlara rağmen özveriyle pansuman yapması, tedavi uygulaması ve hastalarımıza hizmet vermesi elbette bizleri mutlu ediyor ama sağlık çalışanının fedakârlığı, personel eksikliğinin çözümü değildir. Bir hemşirenin daha fazla çalışması, başka bir hemşirenin eksikliğini kapatmaz.
Bizim sahadaki en büyük ihtiyacımız yeni sağlık personeli atamasıdır.
Bugün güvenlik ve temizlik personeli kadar sağlık çalışanı atanmayan bir sistemle, artan sağlık hizmeti yükünü taşımaya çalışıyoruz.
Hastaneler büyüyor, yatak sayıları artıyor, hizmet alanı genişliyor; ancak sağlık çalışanı sayısı aynı oranda artırılmıyor. İşte asıl mesele budur.
Sağlık çalışanı eksikliğini pansumanla kapatamazsınız.
Tedaviyle personel açığını gizleyemezsiniz.
Fedakârlıkla sistemin açığını sonsuza kadar kapatamazsınız.
Artık yorulduk.
Nefes almakta zorlanıyoruz.
Pandemide, depremde, selde ve her türlü afette bedeli vatandaşımızla birlikte ödedik. Hastanelerde en ağır yükü yine sağlık çalışanlarımız omuzladı.
Avrupa’daki meslektaşlarımıza kıyasla çok daha ağır iş yükleri altında çalışan hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımız, artık “biraz daha fedakârlık yapın” denilerek ayakta tutulamaz.
İlimizde görev yapan sağlık ordumuzun yaş ortalaması da yükseliyor. Bu nedenle personel planlamasının masa başında, uzaktan ve yalnızca mevcut tablolar üzerinden değil; sahanın gerçekleri görülerek yapılması gerekiyor.
PDC GERÇEKLERE GÖRE GÜNCELLENMELİ
İllerin PDC’leri ve personel planlamaları artık gerçek çalışma koşulları üzerinden güncellenmelidir.
Kağıt üzerindeki personel sayısı ile hastanede fiilen çalışan personel sayısı aynı değildir.
Bir personelin kadroda görünmesi, onun 24 saat nöbet tutabileceği, her klinikte çalışabileceği veya sahadaki iş yükünü taşıyabileceği anlamına gelmez.
Bu nedenle personel planlaması yapılırken sadece “kaç kişi var?” sorusu değil, “kaç kişi fiilen çalışıyor ve kaç kişinin bu hizmeti sürdürebilecek durumda?” sorusu da sorulmalıdır.
ARTIK GERÇEKLERİ GÖRME ZAMANI
Şehrimizin sadece bir hastanesinde 132 sağlık personelinin eksik olduğu, bunun yanında önemli sayıda sağlık çalışanının çeşitli nedenlerle nöbet sistemine dahil olmadığı tespit edilmiştir.
Diğer sağlık kurumlarımızı da tek tek raporlayacağız.
Amacımız kimseyi suçlamak değil; çözüm üretmek.
Amacımız eleştirmek değil; gerçeği göstermek.
Atama yapılmadan personel açığı kapanmaz.
Personel açığı kapanmadan sağlık çalışanının yükü hafiflemez.
Sağlık çalışanının yükü hafiflemeden de sağlık sistemi nefes alamaz.
Bugün ortaya koyduğumuz rakamlar, çökmek üzere olan sağlık çalışanlarının son serzenişidir.
Artık halının altına süpürmek değil, sorunun kendisini çözmek istiyoruz.
Gerçekleri birlikte görelim, çözümü birlikte üretelim.





