Açıköğretim öğrencilerine 'Yapay zekâ okuryazarlığı' eğitimi
Açıköğretim öğrencilerine 'Yapay zekâ okuryazarlığı' eğitimi
İçeriği Görüntüle

Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Küpeli, “2025 yılı, sanayicimiz için tüm zorlukların aynı anda hissedildiği bir yıl
oldu. Finansmana erişimden maliyet baskılarına kadar pek çok başlıkta ciddi sınamalarla
karşı karşıya kaldık. Buna rağmen üretimden, ihracattan, istihdamdan ve yatırım
vizyonumuzdan vazgeçmedik. Eskişehir OSB olarak sanayimizin ayakta kalması ve
geleceğe güçlü hazırlanması için kararlılıkla çalışmayı sürdürdük” dedi.
Küresel ve ulusal ölçekte ekonomik dalgalanmaların belirgin şekilde hissedildiği 2025 yılı,
sanayi sektörü açısından zorlu bir dönem olarak geride kaldı. Yüksek stok maliyetleri, kısalan
vadeler ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, işletmelerin üretim ve yatırım planlarını
zorlaştırdı. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli,
2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde, bankacılık sisteminde yaşanan sıkışıklığın ve nakit
akışındaki yavaşlamanın sanayiciler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Küpeli, tüketici
kredileri ile sanayicinin üretim odaklı finansman ihtiyacının aynı kriterlerle
değerlendirilmesinin reel sektörü zorladığını vurguladı.
Üretimin sürdürülebilirliği için finansmana erişim şart
Sanayicinin üretimini sürdürebilmesi için kesintisiz finansmana ihtiyaç duyduğunu ifade eden
Küpeli, “Sanayicinin hammadde alabilmesi, enerji giderlerini karşılayabilmesi, ihracat ve
istihdamını sürdürebilmesi için üretici ile tüketicinin finansman kriterlerinin mutlaka
ayrıştırılması gerekiyor. Üretim yapan firmaların krediye erişiminin kısıtlanması yalnızca
işletmeleri değil, üretim kapasitesi, ihracat ve istihdam üzerinden tüm ekonomiyi olumsuz
etkiliyor. Buna rağmen Türk sanayisi büyük bir direnç göstererek üretim ve istihdam dengesini
korumaya çalıştı” dedi.
Zorlu koşullara rağmen yatırıma devam ediyoruz
Ekonomik koşulların etkisiyle yatırım iştahında belirgin bir yavaşlama yaşandığını belirten
Küpeli, Eskişehir OSB’de arsa tahsis taleplerinin sınırlı kaldığını söyledi. Küpeli, “Geçtiğimiz
yıl hiç başvuru almamıştık. 2025 yılında ise yalnızca 3 sanayi kuruluşuna toplam 84 bin
metrekare alan tahsisi yapabildik. Bu tablo, yatırım ortamındaki temkinli bekleyişin açık bir
göstergesidir” diye konuştu. Buna karşın Eskişehir OSB’nin altyapı ve üstyapı yatırımlarını
kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Küpeli, 2025 yılı içinde yaklaşık 300 milyon liralık
altyapı ve üstyapı yatırımı gerçekleştirildiğini, 20 bin 634 metrekare asfalt kaplama
çalışmasının tamamlandığını kaydetti.
Ulaşım projelerimiz sanayicimizin önünü açıyor
Eskişehir OSB’nin lojistik gücünü artıracak önemli projelerin hayata geçirildiğini belirten
Küpeli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla, Hasanbey Lojistik
Merkezi ile EOSB arasında 7,5 kilometrelik demiryolu bağlantısının temelinin atıldığını
hatırlattı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin ihracat ve lojistik kapasitesinin önemli
ölçüde artacağını ifade etti. Ayrıca, İmişehir OSB 1 Gelişme Bölgesi’nden Ankara–Bursa
Karayolu’na doğrudan bağlantı sağlayan yolun tamamlanarak sanayicilerin hizmetine
sunulduğunu belirtti.
Çalışanlarımızın yaşam kalitesine yatırımlar yaptık
Sanayinin yalnızca üretimden ibaret olmadığını vurgulayan Küpeli, çalışanların yaşam
kalitesini artırmaya yönelik yatırımlara da önem verdiklerini söyledi. EOSB Yaşam Park
içerisinde Çok Amaçlı Salon Kongre ve Toplantı Merkezi ve KAVİ Wellness Club Spor
Tesislerinin hizmete açıldığını belirten Küpeli, Yaşam Park’ta bu yıl ilk kez Çocuk Şenliği
düzenlendiğini, Özel Frigya Çocukları Anaokulu’nun 50 öğrenciyle faaliyetlerini sürdürdüğünü
aktardı. OSB Camii inşaatının da devam ettiğini ifade etti.
Mesleki eğitimle yüksek istihdam başarısı yakaladık
Eğitim ve istihdam projelerinin Eskişehir OSB’nin öncelikli alanlarından biri olduğunu
kaydeden Küpeli, Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 5 ana dala bağlı 10 meslek
dalında eğitim verildiğini, okulda 1488 öğrencinin bulunduğunu ve son 3 yılda 721 öğrencinin
mezun olarak sanayide istihdam edildiğini söyledi. MEGEM aracılığıyla 18-35 yaş arası
işsizlerin, tamamı ücretsiz ve 3 ay süren eğitimlerle sanayiye kazandırıldığını belirten Küpeli,
bugüne kadar 3 bine yakın kursiyerin mezun olduğunu, işe yerleştirme oranının yüzde 90’ın
üzerinde gerçekleştiğini ve yıllık mezun sayısının yaklaşık 470 kişi olduğunu açıkladı. Küpeli,
2026 yılında yapılacak yeni yatırımlarla kursiyer sayısının önce 750’ye, iki yıl içinde ise 1000
kişiye çıkarılmasının hedeflendiğini kaydetti. Ayrıca ESBEM Sınav ve Belgelendirme
Merkezi’nin, 2021 yılından bu yana 4 bin 458 adaya sınav yaparak 3 bin 307 kişiyi
belgelendirdiğini, hizmet verilen firma sayısının 162’ye ulaştığını ifade etti.
2026’da hedef öngörülebilirlik, teknoloji ve rekabet gücü
2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Küpeli, daha öngörülebilir para politikaları ve fiyat
istikrarının yatırım ortamını güçlendireceğine inandıklarını belirtti. Enflasyonla mücadelenin
kritik önemde olduğunu vurgulayan Küpeli, “2026 yılında ise daha öngörülebilir para
politikalarının, fiyat istikrarının güçlenmesiyle yatırım ortamına pozitif yansımasını bekliyoruz.
Enflasyonun düşürülmesi her şeyden önce geliyor. Bu kapsamda sanayi kesimi enflasyonun
düşürülmesi konusunda üzerine düşen görevi yerine getirdi. Aynı şekilde enflasyonun
yükselmesine en önemli etkiye sahip hizmet sektöründe de gerekli önlemler alındığı takdirde,
2026 yılında enflasyon önemli ölçüde kontrol altına alınmış olacaktır. Yüksek teknolojiye
dayalı üretim, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme alanlarında atılacak adımların yeni yılda rekabet
gücünü artıracağına inanıyoruz. Özellikle yabancı sermaye yatırımları açısından Türkiye’nin
daha cazip hale getirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Eskişehir OSB’nin bugün 916 firma
ve 53 bin çalışanıyla üretmeye devam ettiğini belirten Küpeli, “OSB’mizi yalnızca bir üretim
alanı değil, yüksek teknolojiye, yeniliğe ve nitelikli insan kaynağına ev sahipliği yapan bir
sanayi kampüsü haline getirme hedefimizi sürdürüyoruz. Sanayimiz ne kadar güçlü ve dirençli
olursa, Türkiye geleceğe o kadar güvenle bakacaktır” dedi.