TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, komisyonun çalışmalarını

tamamladığını ve hazırlanan kapsamlı raporun geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı

Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sunulduğunu açıkladı.

14 Ocak 2025’te kurulan ve yapay zekâ alanında atılacak adımların belirlenmesi, hukuki

altyapının oluşturulması ve risklerin önlenmesine yönelik tedbirlerin geliştirilmesini

amaçlayan komisyon; Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci

maddeleri kapsamında çalışmalarını yürüttü.

Fatih Dönmez, yaptığı açıklamada, raporun yalnızca bir çalışmanın tamamlanması

olmadığını, Türkiye’nin dijital çağdaki konumuna ilişkin stratejik bir vizyonun somutlaşması

anlamına geldiğini vurguladı. Yapay zekânın artık sadece bir teknoloji başlığı olmadığını

belirten Dönmez, bu alanın ekonomik rekabetten ulusal güvenliğe, toplumsal dönüşümden

veri egemenliğine kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu ifade etti.

Komisyon raporunda Türkiye’nin yapay zekâ alanında yalnızca uygulayıcı değil; geliştiren,

düzenleyen ve küresel normlara katkı sunan bir aktör olması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, hedefin sadece ekonomik büyüklükle G20 içinde yer almak değil; teknoloji

üretim kapasitesi, dijital altyapı ve insan kaynağıyla da kalıcı bir konum elde etmek olduğu

kaydedildi.

Toplumun Her Kesimini Kapsayan Bir Politika

Raporda yapay zekânın insan odaklı kullanımına dikkat çekilirken; eğitimden sağlığa,

tarımdan gençlerin kariyer fırsatlarına kadar geniş bir alanda dönüşüm yaratması gerektiği

belirtildi. Aynı zamanda bu dönüşümün toplumun hiçbir kesimini dışarda bırakmaması

gerektiğinin altı çizildi.

Öte yandan komisyon, yapay zekânın beraberinde getirdiği risklere de dikkat çekti.

Algoritmik ayrımcılık, veri güvenliği ihlalleri, mahremiyet sorunları ve istihdam dönüşümü

gibi başlıkların doğru yönetişim mekanizmalarıyla ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu

kapsamda etik standartların oluşturulması, risk temelli düzenleme modeli geliştirilmesi ve

kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi yönünde öneriler sunuldu.

Komisyonun yaklaşımının yasaklayıcı değil, düzenleyici ve dengeleyici olduğu belirtilirken;

amaçlarının inovasyonu engellemeden güvenli ve sürdürülebilir bir yapay zekâ ekosistemi

oluşturmak olduğu vurgulandı.

Çalışmalar süresince 13 toplantı gerçekleştirildiği, 119 uzmanın dinlendiği, 48 yazılı görüş

alındığı, 3 çalışma ziyareti yapıldığı ve 1 ulusal zirve düzenlendiği bilgisi paylaşıldı. 8 Mayıs

2025’te düzenlenen “Veriden Karara Yapay Zekâ Zirvesi”nin kamu, özel sektör, akademi ve

sivil toplumu bir araya getirerek ortak vizyon oluşturulmasına katkı sağladığı ifade edildi.

Eto Fransa'da  Eskişehir  Ekonomisini Tanıttı
Eto Fransa'da Eskişehir Ekonomisini Tanıttı
İçeriği Görüntüle

10 Başlıktan Oluşan 100 Politika Önerisi

Raporda ayrıca insan kaynağı yetiştirme, veri altyapısının güçlendirilmesi, kamu-özel sektör

iş birliği, uluslararası konumlanma ile etik ve hukuki çerçeve başlıkları altında kapsamlı bir

yol haritası sunuldu. Toplam 10 başlıktan oluşan 100 politika önerisinin kısa, orta ve uzun

vadeli olarak planlandığı belirtildi.

Dönmez, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu ile yapay zekâ alanında önemli bir sıçrama

yapabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, yapay zekâ çağında edilgen

bir ülke olmayacak; dijital dönüşümün üreticisi ve düzenleyicisi olacaktır” dedi.

Komisyon Başkanı, raporun Türkiye’nin teknolojik ilerleme ile demokratik değerler arasında

güçlü bir denge kurma çabasının bir ürünü olduğunu belirterek, çalışmaya katkı sunan tüm

kurum ve paydaşlara teşekkür etti.