Birçok yazıda evlatlarımızın, çocuklarımızın bizlerin gözbebeği olduğunu, Türk Milletinin en hassas konusunun evlat olduğu dile getirilmiştir.


Alanımız olan özel çocuklar da ailelerimizin daha çok kıymet verdiği dünyanın en temiz, en saf insanlar olduğunu da dile getirmişizdir her fırsatta. Onların aklında ve beyninde hiçbir zaman ikinci bir plan yoktur. İnancımız açısından da yasal açıdan da çocuktur onlar her daim.
Özel eğitim, hakikaten meşakkatli, yorucu bir alan olmakla birlikte, gerçek manada bu işle uğraşanlar bilsin ki her iki cihan için de çalışan insanlardır.


Ancak; kutsal bir görev olmasına rağmen bir o kadar da suistimale de açık bir alan özel eğitim. Bir sepete koyduğunuz elmaların birkaç tanesi çürür ise, o sepetin tamamını çürük elma kokusu alır ve sepetteki çürük elmalar temizlenmezse zaman içinde tüm sepet çürümeye yüz tutar.


Ülke genelinde 3.500’in üzerinde Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezi mevcut olup, bu merkezlerde yaklaşık 600.000 öğrenci destek eğitimi almakta yine 60.000’e yakın personel de bu merkezlerde görev yapmaktadır.
Sayıları gördüğünüzde devasa bir sektör olmuştur,

Özel eğitim alanı ve Devlet de bu alana ciddi tutarlarda bütçe ayırmaktadır.


Özel çocukların, rehabilitasyon merkezlerinden destek eğitimi alabilmesi için, çocukların için öncelikle tam teşekküllü Devlet Hastanelerinden alacakları Çocuklar için Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) ile birlikte İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı Rehberlik Araştırma Merkezlerinden (RAM) alacakları Bireyselleştirilmiş Eğitim Raporlarının, destek eğitim alacakları Rehabilitasyon Merkezlerine teslim etmeleri gerekir.


Bu uygulama ile destek eğitimi süreci başlamış olur.
Milli Eğitim Bakanlığı, destek eğitimi alacak olan çocukların devam kontrolü için geçmişte video kayıt cihazlarını zorunlu tutmuş olup, Milli Eğitim Müdürlüğüne beyan edilen devam cetvelleri ile birlikte, rastgele seçimle bir-iki çocuğun devam kontrolü yapılarak işin doğru yaptığı kabul edilmiş olur ve kurumların tanzim etmiş olduğu fatura bedelleri, Rehabilitasyon Merkezlerinin hesaplarına yatırılır.
Az önce sepetteki çürük elmalardan bahsedilmişti, bahis konusu çürük elmalar bu devam sistemini bir şekilde suistimal ederek çeşitli şekillerde verilmeyen destek eğitiminin bedellerini Devlet bütçesinden tahsil etme yoluna gitmiş ve sepetteki tüm elmaları, çürük elma olarak görülmesine sebep olmuşlardır.


İnancımıza göre Yüce Yaradan; karşıma kul hakkıyla ve bana ortak koşarak gelme, bunun dışında işlediğin günahları affederim diyor, bildiğim kadarı ile.


Diğer taraftan, yasal olarak da suç işlenmektedir, bunun karşılığını da elbet bir gün ödeyecektir, çürük elmalar. Biliriz ki Devlet yarına bırakır ancak yanına bırakmaz.
Bunu hepimizin bilmesine rağmen, sepetteki bu çürük elmalar 85-86 milyon kişinin hakkına girmeyi göze alarak hatırı sayılır bir oranda uygulamaya devam ettikleri kanaati hasıl olmuştur kamuoyunda.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı bu açığı giderebilmek için nihayet, kısaca yüz tanıma sistemlerini (BKDS) zorunlu hale getirerek, on-line çalışan sistemle Rehabilitasyon merkezine gelen öğrenci ile birlikte dersine giren öğretmenin kayıtları anında Milli Eğitim Bakanlığının sistemine atarak sistemin açığını büyük ölçüde gidermiştir.
Sektör gerçekten artan maliyetler karşısında çok zor durumda olmasına rağmen hiç kimsenin gayrı resmi yollara girmesinin bir izahı olmaz.
İğneyi kendimize batıralım ki çuvaldızı karşı tarafa batıralım.
Haziran ayında yüz tanıma sisteminin tamamen uygulamaya girmesiyle ülke genelinde verilen destek eğitimine ait seans sayısının oldukça büyük bir oranda azaldığı ifade edilmektedir.
Özel eğitimin başkenti olan Eskişehir’de durum ne olacaktır? Bunu zaman gösterecektir.
Aslında kimin doğru çalışıp çalışmadığının tespiti çok kolaydır. Örneğin yüz tanıma sisteminin uygulamaya girdiği aydan itibaren belirli bir ay baz alınıp, bir önceki yılın aynı ayı ile ortalama 100 öğrenci bazlı bir kıyaslama yapılabilir. Şayet verilen seans ortalamasında %10-15’den fazla bir sapma var ise, sepeti çürüten elmanın varlığı görülür.
Pirincin içindeki beyaz taşlar da kolaylıkla ayıklanır.

Böylelikle kamunun Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerine bakış açısı da düzelmiş olur ve sektör de gerekli saygınlığa ulaşmış olur.
Sözüm meclisten dışarı, doğru çalışanları tenzih ederek, hakkıyla bu işi yapanlara selam ve muhabbetle…