Yerel bir gazetede sanat sayfası hazırlıyorken bir arkadaş birini önerdi."Hatta" dedi, "yeni kitap" çıkardı.Aradı onu.Şu saatte şurada buluşalım.Tamam dedik.Vardık tam o saatte.Merhaba dedim,elim havada kaldı.Neyse buyur etti eliyle.Ee bozuluyor insan.Neyse gene eliyle iki çay işareti yaptı.Derken eliyle bu kez parmakla " bi dakka" dedi.Telefonla birini aradı.Yoook onu aramadılar.Çay geldi.O halâ konuşuyor telefonla.İkinci çay geldi.O halâ konuşmaya devam.Üçüncü çay geldiğinde o devam ediyordu konuşmaya.Ben usulca kalktım.Eliyle nereye der gibi konuştu! Çıkıp gittikten yarım saat sonra aradı beni." Sanırım işiniz çıktı.Aniden kalktınız.Çaylarıda içmemişsiniz" dedi Niye içmedim ki?
Kim olsa benim yaptığımı yapardı.
Bro test o!
Bro test o!
Çaysal olarak.
Bu kez eliyle değil , telefonda ve benimle! Ben hala bizim arkadaşlar bi şaka yapıyor sanıyorum.Ama" ama müsaadesiz biraz ayıp olmadı mı?"
Deyince artık tak dedi.Bakın dedim.Birincisi sizle bırakın tanışmayı, konuşmadık bile.İkincisi ben oradayken siz birini aradınız.Tam onyedi dakika konuştunuz.Artı çay dahil herşeyi maşallah elinizle söylüyorsunuz.Sizce ayıp eden kim? Sustu bir an.Sonra " eee söyleşi ne olacak?" Demez mi? Söyleşemeyecegiz ne yazık ki dedim.Çünkü siz vücud dilinin sadece el kısmı ile konuşuyorsunuz.O zamanlar görüntülü telefon yoktu.Olsaydı, kesin bu konuştuklarımın hepsini bende el ile yapar ve çav bella derdim.Sonra müsaadenizle dedim.Kapattım telefonu.
Bi kaç gün sonra onu bana öneren arkadaşa rastladım." Ne oldu? Habersizce kalkıp gitmişsin!" Dedi.
Ona baktım, sağ elimle avuç içi içerde elimin üstü yukarda sağa doğru üç beş kez salladım.
" Ne o?" Dedi." Konuşsana birader?" Bu kez kafamı gene sağa doğru bir iki kez salladım. Bana baktı.Desene söyleşiyi salladın! Aslında sallamadım. Çünkü biraz sallasam düşecekti, sayın ilk kitabını çıkarmış salatçı.Pardon sanatçı!
Birden o sanatçı gibi olmuştum! Mim sanatçısı olmuştum.
Demedim Mi?
Dedim Mi?
....
...
Gazeteciliğin zor yanlarından biri de, haberin senin tarafından yapıldığının söylenmesi.Evet söylenmesi!
Okur arkadaşlardan biri,geçen gün çıkan haberin şahane olduğunu belirterek, ballandıra ballandıra anlattı.Eyvah. Şimdi o haberi benim yaptığımı diyecek diyemedim!
Valla bravo ona.Helal olsundemedi!.Yarım saat sonra kalktı gitti.
Masadaki beş kişi bana " bir de muhabirsin, niye atladın bu haberi, bak o arkadaş sana laf soktu resmen!len gazeteci olsa fotoğraf makinen olur! " Gibi laflar ettiler.
Oysa şimdi cep telefonları daha iyi çekiyor!
O haberi ben yaptım diyemedim!
Belki de huyumu biliyordu da ondan haberi sen yaptın ya demedi uyanık.
İyi de burada bu ikinci görüşüm onu.Ha unuttum.Anlatırken bana dönüpte" abi sen haberi gördün mü?" Demesi daha ilginçti.
Ne çabukta unutuyoruz! Pardon,neyi?
Ne dedim ben?
Ne oluyor?
