Aslında pazartesi günü hiç yazmamak lazım galiba.
Bir de halâ onca yıldır pazartesi sendromunu tu kaka edememişsen daha da zor.
Psikolojik, parasal, kısaca kıskacındaysan hayatın.
Ama bunlar kimi için çözülebilecek kimi içinde sudoku gibi. Her bi yerinden sırasal olarak rakamlara marş yerinize deyin gitsin.
Olmuyor mu?
Olur olur.
Bugün olmazsa yarın olur.
Belki de öbür gün.
Ancak gördüğüm bu bir kördüğüm değil.
Yeter ki enseyi karartmayın.
Umut her zaman vardır.
Ama sen çabalarsan tabii.
Yok çavalarsan işte bu kötü.
Umutasyon.
Orhan Veli der ya şiirinde.
Beni bu havalar mahvetti.
İşte o" beni bu çavalar mahvetti "olmasın.
Buradaki çava, sorumsuz kişiler anlamında kullanılmış olup, şu an yaşayan hiç kimse ilgisi yoktur.
Sorumsuz sorunsuz !
Aynı kapıya çıkar.
O tipler sinirli sorunlu yapıııı koparıııııı atıpları.
Usulca uza onların yanından.
Umutasyon evet Umutasyon.
Bu önemli işte.
Unutma bunu lütfen unutma.
Unutursan.
Unutasyon sonra.
Umudunu her zaman ayakta tut.
Karamsar olmak seni karartır.
İyimser olmak.
Her ne olursa olsun.
İşte bu hayatta ve ayakta kalmaktır.
Yattığın yerde umut der ki" beni unut!"
Kendine verdiğin sözleri tut.
Dedik ya.
Umut.
Umut.
Umut.
Ne diyordu rahmetli " umudumun gandili,gözyaşımı mendili"
Bak pazartesi sendromu bitti.
Sen durumu, ben durumu, o durumu.
Kurtar bu vaziyeti ,durumu.
Bırakalım o zaman okuyucuya yorumu.
Haydaa, bu da şimdi soru mu?
Zaten olacak olan o.
Hepinize sendromsuz günler.
