İlk televizyon ekranını 1974 de gördüm.
İyi de göremedim.
Sonradan o altı yedi tane olan ayın, sadece bir tane olduğunu, 3,5 numro gözlükleri takınca gördüm. Çok daha sonra.
Miyop astigmat!
Dünya kupası vardı.
En öne geçerdim.
Artık ne görebildimse.
Ufak bir televizyon.
Üstelik dükkanın içinde.
Vitrinde.
Camda o mankenin yanında.
...
Muhammed Ali' nin boks maçına saat üçte kalkıp giderdim.
Büyük bir heyecanla.
İyi de giremezdim.
Onların arasında kaybolup giderdik.
Hayır niye gidiyorum?
Zaten göremeyeceğim!
...
İlk kopya denemem de sıfır başarı!
Rahmetli Orhan Tuğrul hocam kafamı öne doğru bastırıp deftere yapıştırmıştı.
İyi ki öyle olmuş.
15 yaşında gözlükle tanıştım.
İlk taktığımda indirili pindiriliydi yollar.
Sonra normal görüş başladı.
..
Askerde çavuş "ne gülüyorsun "diye bağırdı birine.
İçimden şimdi biri sopa yiyecek diye düşünürken o gülenin ben olduğumu anladım!
Yaaa arkadaş gülmüyorum ama gözlükleri gözüm yandığı için kısıyorum ama o gülüş gibi görüyordu.
Belki onunda gözlüğe ihtiyacı vardı!
..
Askerde herkes arazi olurdu.Ben olayım dedim arazi..
Sonra bir kez arazi oldum ya.
Çavuş" gözlüklü burada mı?" Diyordu.
Eee tek gözlüklü bendim koca bölükte.
..
Futbol oynadım.
Gözlük kırıldı.
Evde bir de sopa var üstüne.
..
Ama en güzeli şuydu.
Okulun profesörü olmuştum.
Hem de ne imtihan ne bir şey.
Yok be.
Gözlük yüzünden.
Evet edebiyat iyiydi.
Ama fkb sıfır.
...
Ama en garibi bir arkadaşım söyledi.
Çok sevindim.
Gözlerim yeşilmiş!
Arkadaş bu aptallık değil.
Kısık bakıyorsun kısık.
Eee evin camları oki metre yukarıda.
Baksan gene aynı.
Göremezsin.
Oysa babamın gözleri yeşildi.
İyice bakınca gördüm.
Anamın çakır.
....
Sonra mı?
Gözüm açıldı!!!
Alıntılanan metni gizle
