Perşembe günü Büyükşehir Belediye Meclisi’nin eylül ayı ikinci toplantısı yapıldı. Komisyonlara sevk edilen gündem maddeleri yeniden meclisin gündemine getirildi.
İlginç olan şu:
Komisyonlara oldukça fazla sayıda konu gitmişti.
AK Parti’li meclis üyeleri desteklerini esirgemediler. Birkaç konu dışında maddeler komisyonlardan oy birliğiyle geçti.
Zaten bu artık klasikleşmişti.
Mecliste de komisyonlardan gelen raporlar, geldikleri şekliyle oy birliğiyle geçiverdi.
Tartışılmadan…
Gazetecilerin içeriklerini bile bilmeden…
Komisyonlarda neler görüşüldü?
Neler tartışıldı?
Sözde Ayşe Ünlüce ve arkadaşları şeffaf belediyecilikten, hesap verebilir belediyecilikten söz ediyor.
Ama komisyon raporları mecliste okunmadan, okunmuş varsayılarak oylanıyor.
Hiçbir gazeteci, hiçbir muhabir bu konuyu dillendirmiyor.
Nedense?
AK PARTİ’NİN DESTEĞİ
AK Parti Grup Başkanvekili emekli hakim ve Sarıcakaya Belediye Başkanı Ahmet Dönmez ise mecliste verdikleri destekleri özellikle anlatıyor.
“Eskişehir’e tam destek.”
Kurtuluş Pazaryeri üzerinden verdikleri desteklerden, iş birliklerinden söz ediyorlar.
Elbette şehir açısından bunlar önemli.
Ama anlamakta zorlandığımız nokta şu:
Bu yer zaten Eskişehir’in.
Mülkiyeti Hazine’ye ait. Yani kamuya, dolayısıyla Eskişehir’e ait.
Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır kullandığı ve kamuoyunda Kurtuluş Kapalı Pazarı olarak bilinen yerin yeniden Büyükşehir Belediyesi’ne tahsisi…
Tamam.
Ama bu kadar tantanaya gerek var mıydı?
AK Parti’nin verdiği destek tam olarak nedir?
Böyle bir konu ne demagoji ne de propaganda malzemesi yapılır.
Sonuçta şehre yapılacak bir hizmet.
Ama bunu bile siyasi destek hanesine yazıyorlar.
Mesela AK Parti, Eskişehir’in afet riski taşıyan mahallelerinde ne yaptı?
Kentsel dönüşüm için somut olarak ne yaptı?
Net soru…
Net cevap?
Cevap yok.
EFENDİME SÖYLEYEYİM..
En önemli konu başlığı 2027 yatırım programlarının görüşülmesi maddesi önemliydi..
Konuşmacı AK parti guirup sözcüsü, Mihalgazi belediye başkanı Zeynep Güneş yatırım programı eleştirisi çok dikkat çekiciydi.
Önemli yatırımların 1 milyon eleştirisi dikkat çekiciydi. Kısacası program “iz” bedelleri ile doldurulmuş.…
Kasım ayı bütçe görüşmelerinde ayrıntılı olarak programda yer alan konu başlıklarının fasıllarında ayrıntılı olarak göreceğiz..
Aslında yapılan dilek ve temenniler bölümü..
Baktım basına. Acaba bu konuda birkaç kelam etmişler mi diye..
Hiçbir yerde yok.
Hakkını teslim etmek lazım.
CHP Mİ, YENİ PARTİ Mİ?
Artık CHP mi diyeceğiz, Yeni Parti mi diyeceğiz, biz de şaşırdık.
Neyse…
Ayşe Ünlüce ve arkadaşlarının, ESKİ Genel Kurulu’nca alınan tarifeler nedeniyle yargı yolu açıldı.
Büyükşehir Belediyesi’nin, yasa gereği Danıştay’a 10 gün içerisinde itiraz etme hakkı bulunuyor.
Gördüğümüz kadarıyla bazı basın ve görsel yayın organlarında da veryansın ediliyor.
Bir haber 14 kere fragman gibi döndürülüyor.
Sosyal medya trolleri saldırıyor.
Ünlüce adeta görünmez bir el tarafından linç ediliyor.
Profesyonel gazeteci kılığında dil çevirme işi yapanlar, Ünlüce’yi hedef tahtasına koymuşlar anlaşılan.
Adeta çarmıha germişler.
Tabii “kazı kazan”ın lateks katmanını biraz kazıyınca altında neler çıkacağını biz de merak ediyoruz.
Belediye kaynaklarından aldığımız bazı bilgiler de var.
Bilinmiyor zannedilmesin.
Kendilerini Eskişehir medyasının tartışılmaz patronu zannedenler, bir bakmışsınız Pravdaların, palavratorların üssü oluvermiş.
Güzel laf:
Keser döner, sap döner.
Nerede kalmıştık?
YENİ PARTİ’NİN YENİLİKLERİ!
Eskişehir’in palavraloglarından biri de Yeni Parti İl Başkanı Talat Yalaz.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel tarafından atanan bir isim.
Şimdi sipariş olarak yazılan üyeliklerle birlikte kendilerini seçtirecekler.
Üyelikleri öyle abarttılar ki katılım yüzde 50’lerde kalmış.
Geri kalan yüzde 50?
Offf…
Neymiş efendim?
Seçilen delegeler, üyelerin işaret ettiklerinin dışında oy kullanamazlarmış.
Bunu da büyük reform diye yutturmaya çalışıyorlar.
Yahu kardeşim!
Yaptığınız temayül yoklamasını reform diye pazarlamayın.
Bunu en iyi yapan AK Parti’dir.
Anlaşılan Yeni Parti de yöntemi kopyalamış, yeni bir icatmış gibi sunuyor.
Bazıları da yemiş.
Eee, ne yapsın?
Ahbaplar bir arada…
Yandaşı televizyon programında sıyırıyor da sıyırıyor.
Eskişehir’de birinci parti olacakmış.
Beş milletvekili çıkaracaklarmış.
Oldukça iddialı.
Boşuna yorulmasınlar.
Nasıl olsa Yeni Parti beşi almış.
İkiyi de aranızda paylaşın!
METRO DA VAR!
Bir de İMO Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine geçen Orkun Kılıç, Eskişehir için metro önerisi yapmış.
Aman efendim!
Ne büyük buluş!
Belli ki metro konusunda doktora sahibi sanırsın.
Önyargılı olmayalım.
Ama bildiğimiz kadarıyla inşaat mühendisi.
Ulaştırma ana bilim dalı farklı bir alan.
Üstelik bu konu 1994 yılından beri Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği üç günlük sempozyumlarda tartışılıyor.
DPT ve Ulaştırma Bakanlığı arşivlerinde raporları var.
Yani yeni keşfedilmiş bir kıta değil.
Ekranlardan fetva vermeye gerek yok.
Üstelik afet riski taşıyan binaları İMO olmasa da herkes biliyor.
“İş birliği yapıldı, binalar tespit edildi.”
Sonra?
İMO ne yaptı?
Bir bölgede alan çalışması yapıp ne önerdi?
Bir çivi mi çaktı?
“Yetki alanımız dışında” denecekse…
Eee?
O zaman aynı konuda neyi vaaz ediyorsun?
PR için mi?
Devlet bilmiyor sanki.
Şehircilik İl Müdürlüğü bilmiyor sanki.
Ekrandan vaaz vermek kolay.
Ama 60-70 yıllık kötü yapılaşmanın bedelini bugün yaşayan insanlara ödetmek kolay değil.
İşin gerçeği para.
Finansman.
Gerisi palavra vaazlar.
“Metro 2030’dan sonra konuşulmalı” deniyorsa…
Konuşun birader! Zaten ağzı olan konuşuyor.
Böyle bir reklam vardı..
Seçilecek olan bir partiden Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olursun, konuşursun.
Ama o gün geldiğinde ulaşımda başka şeyler de konuşulacak:
Havadan raylı sistemler…
Havabüs…
Yeni ulaşım modelleri…
Tabii nüfusun en az 2 milyon olması ve ekonomik fizibilitenin bulunması şartıyla.
“Fikir projesi” diyorsun.
Eyvallah.
Hiç itirazım yok..
Ama fikir yeni değil.
Tozlu raflarda daha nice projeler var.
Mesele proje söylemek değil.
Mesele projeyi finanse etmek.
Edebiliyor musunuz? Edemezsiniz. Bu kadar basit..
Yoksa laf çok.
Vaaz çok.
PR çok.
Güzel bir laf vardır. Lafla peynir ekmek gemisi yürümez.
Palavra deseniz, memleketin her köşesinde mevcut.
Biz de bugün size bunlardan küçük bir potpuri sunduk:
Biraz komisyon…
Biraz destek…
Biraz propaganda…
Biraz temayül…
Biraz beş milletvekili…
Üzerine de bir metro serpiştirdik.
Maksat laf olsun, torba dolsun.
Anlayana sivrisinek saz…
Anlamayana da buyurun efendim, potpuri makamında bir daha çalalım!
