Cumhurbaşkanımız Erdoğan dün büyük bir aklı selim ile bu cümleyi yeniden yüksek sesle tekrar etti…
Yeniden diyorum çünkü yıllardır bu söyleminden zerre sapmadı ve hep tekrar etti, ediyor…
Ancak bugünkü küresel kaos ortamında bu sözler anlamının zirvesine çıkıyor…
Öncelikle bütünden bir bakalım…
İslamın şartı beştir…
Doğru…
1- Kelime- i şehadet getirmek
2-Namaz kılmak
3- Oruç tutmak
4- Zekat vermek
5- Hacca gitmek
Amenna ve saddakna…
Ancak irdelersek…
Birinci şart:
“Allah’tan (CC) başka ilah olmadığına ve Muhammed(SAV) in onun Resul’ü olduğunu kabul etmek ve buna şehadet etmek..”
Bu şartı yerine getiren herkes Allah (CC) katındaki tek din olan İslam’a girmiş ve Müslüman olmuştur…
Bu temel şarttır…
Bu şartı yani farzı yerine getirmezsen zaten Müslüman olamazsın…
Farzlar yani şartlar Allah CC nin net , kesin emirleridir…
İslam dairesinden çıkmanın tek bir sebebi vardır: “ Allah’a eş, şirk koşmak”…
Dolayısı ile hiç bir şart yani farz sorgulanamaz, reddedilemez, inkar edilemez…
Bunları yapmak ( haşa!) Allah ‘a eş koşmaktır, şirktir…
Birinci farz “ Kelime-i Şehadet”…
Olmazsa olmaz…
Diğer farzlar…
32-54…. Çokça farz vardır…
Farzları inkar, red etmedikçe, sorgulamadıkça …
Yerine getirmiyor olmanız sizi İslam dairesinden çıkarmaz…
Ancak “günahkar, borcunu ödemeyen Müslüman “ durumuna düşürür…
Allah CC ın haram kıldıklarını, yasaklarını işlerseniz ( inkar etmemek koşuluyla) fasık ( günahkar) olursunuz…
Kafir değil, mürted değil…
Bir daha altını çizeyim: “ Keşime-i Şehadeti dili ile söyleyen, kalbi ile ikrar eden herkes İslam dairesindedir.”…
Ve bunu yapanı ve açıkça Allah CC şirk koştuğunu görmediğimiz hiç kimseyi tekfir edemeyiz…
Yani İslam’dan çıktığını, kafir olduğunu iddia edemeyiz ki…
Zaten bunu yapmak bizzat şirkin kendisidir, Haşa(!) kendini AllahCC ın yerine koyup hüküm veren konumuna getirmektir…
Bu konu yeterince anlaşılmıştır inşallah…
Bu izahat üzerinden bakınca Cumhurbaşkanımızın bu sözleri daha da anlam ve değer kazanıyor…
Çünkü bugün İran ile savaşan siyonist / haçlı ittifakı ABD/ israil şia ile filan değil, İslam ile savaşıyor ve bunu açıkça ilan ediyor…
Mezhep çatışması oluşturmak, fitne ateşi yakmak adına çabalıyor…
Arada ağzından kaçırıyor” Bizim için Şii Sünni fark etmez” diye zaten…
Mezhepler fıkhi ve itikadi alanlarda batının tabiri ile ekol yani okullardır…
Bir imani ayrılık temel şartta yani kelime-i tevhid ve şehadette bir çelişki olmadığı müddetçe yoktur…
Bu bilincin, farkındalığın oluşması konusunda…
Hem ülkemiz içinde hem de tüm İslam coğrafyasında Cumhurbaşkanımızın bu söylemi ve gayretleri çok önemli ve değerlidir…
Bugün İran’a saldıranların çokça itiraf ettikleri gibi hedef yarın Türkiye ve tüm İslam Alemi’dir…
O yüzden “ Bir olmak, iri olmak, diri olmak” günümüzde her zamankinden çok daha fazla önem arz etmektedir..
İnşallah bugünler atlatılıp, zalimler mağlup edilip dirlik ve düzen oluştuğunda ilim meclislerinde mezhepler hakkında kavgalar değil “ ilmi sohbetler, münazaralar “ edelim…
Ama şimdi değil…
