Cenaze Safındaki Tokalaşma Ve. CHP’nin Yeni Yol Haritası….

Siyaset fütürizmi, sadece bugünün görünen gerçeklerine değil, görünmeyenin altındaki dip dalgalara ve hukuki virajlara bakmayı gerektirir….

TBMM’de düzenlenen eski Milletvekili Orhan Sür'ün cenaze töreninde kameralara yansıyan o an, sadece iki siyasetçinin nezaket gösterisi değil, ana muhalefetin geleceğini şekillendirecek büyük bir senaryonun ilk sahnesiydi….

Olağan Kurultay’a dair patlak veren ve partiyi sarsan "mutlak butlan" krizinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ilk kez yan yana gelerek tokalaştılar….

Kılıçdaroğlu’nun, Özgür Özel ve hemen yanındaki Ali Mahir Başarır ile tokalaşması, satır aralarını okuyanlar için çok net bir mesaj içeriyordu….

Bu geniş kapsamlı tokalaşma, gerilen ipleri bir nebze gevşetmekle kalmadı, arka planda yürütülen kontrollü geçiş stratejisinin de ilk somut işareti oldu….

Gelin şimdi bugünden yarına, CHP koridorlarında şekillenecek o fütüristik ama bir o kadar da ayakları yere basan senaryoyu ve Yargıtay kararı sonrası yaşanacakları aşama aşama deşifre edelim…..

Yargıtay Kararı Sonrası Siyasi Tsunami ve Meşruiyet Krizi…

Siyasi. analizlerimizde ilk düğüm hukuki süreçlerdir...

İlk derece mahkemesinin kurultaya dair verdiği o sarsıcı mutlak butlan kararının Yargıtay tarafından da onaylanması hukuken kaçınılmaz bir sondur…

Peki, Yargıtay bu kararı onayladığında ne olacak?…

Hukuki Kilitlenme

Yargıtay’ın mutlak butlanı tescillemesiyle birlikte, 38. Kurultay ve o günden bu yana alınan tüm kararlar baştan itibaren "yok" hükmüne geçecek…

Özgür Özel yönetiminin meşruiyeti hukuken tamamen düşerken, Kılıçdaroğlu ve eski parti organları mühür ile kasanın tek yasal sahibi konumuna gelecek…

Parti İçi Tasfiye Dalgası

Kararın kesinleşmesi, mevcut Özgür Özel yönetimi altındaki ekibin parti mekanizmalarındaki resmi yetkilerini sıfırlayacak…

Bu durum, genel merkez koridorlarında olağanüstü bir güç kaymasına ve tüzük savaşlarına yol açacak…

…….

İmamoğlu’nun Ağır Bagajı…

Bu kaosun ortasında Ekrem İmamoğlu cephesinde işler sadece parti içi dengelerle sınırlı kalmayacak…

Devam eden davalar ve iddialar silsilesi, İmamoğlu’nun ağır ceza mahkemelerinden yolsuzluk eksenli sert bir ceza alması ihtimalini her geçen gün güçlendiriyor…

Bu ceza gelmese bile, diplomasızlık tartışmalarının oluşturduğu hukuki riskler, onun cumhurbaşkanlığı adaylığı ihtimalini tamamen sıfırlıyor…

Zira Özgür Özel ve ekibi için İmamoğlu, taşınması imkansız, oldukça ağır ve siyasi açıdan "kirli" bir bagaj haline gelmiştir…

……

Kılıçdaroğlu’nun "Büyük Arınma" Operasyonu…

Fatura Eski Lidere, Koltuk Özel'e!…

İşte fütüristik analizimizin en can alıcı noktası tam da burada devreye giriyor: Yargıtay kararı sonrası ipleri yeniden eline alacak olan Kılıçdaroğlu, partide adeta bir "büyük arınma" operasyonu başlatacak…

Kılıçdaroğlu, partinin geleceğini ipotek altına alan o kirli bagajı temizleme işini bizzat üstlenecek…

Öyle ki, hukuki riskleri ve dezenformasyon yüküyle partiyi aşağı çeken Ekrem İmamoğlu'nun CHP'den ihracı dahil tüm radikal operasyonları kendi eliyle yapacak…

Bu hamlenin siyasi dehası ise sorumluluk paylaşımında gizli…

İmamoğlu’nun ihracı ve ekibinin tasfiyesi gibi tüm sert kararların siyasi faturası tamamen Kılıçdaroğlu’na kesilecek…

Böylece Özgür Özel, parti tabanında veya kamuoyunda herhangi bir vebal ya da sorumluluk hissetmeyecek, yıpranmayacak….

Kılıçdaroğlu, adeta bir siyasi paratoner gibi tüm şimşekleri üzerine çekerek, partiyi Özgür Özel’e tertemiz, pürüzsüz ve tüm yüklerinden arınmış bir şekilde teslim edecek….

………

Kılıçdaroğlu’nun "Eylül" Planı ve Özgür Özel’e Açılan Yol…..

Peki, cenazedeki o geniş tokalaşma neyin ilanıydı?

Süreci çok iyi koklayan Kılıçdaroğlu, partiyi bir kaos girdabına sokmak yerine işte bu kontrollü geçişi planlıyor...

Senaryoya göre Kılıçdaroğlu, bu arınma operasyonunun ardından olağan kongre takvimini önümüzdeki Eylül ayında başlatacak…

Ancak ipleri elinde tutsa bile bu büyük kurultayda kendisi yeniden genel başkanlığa aday olmayacak…

Tıpkı cenaze safında elini sıkarak meşruiyet alanını genişlettiği gibi Özgür Özel’in önünü tamamen açacak….

Buradaki asıl stratejik hamle erken seçim veya normal zamanlı bir cumhurbaşkanlığı seçiminde gizli….

Eğer kurultay süreci tam olarak tamamlanmadan memleket bir seçim sath-ı mailine girerse, Kılıçdaroğlu’nun bizzat işaret edeceği ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı yapacağı isim Özgür Özel’den başkası olmayacaktır….

Neden Mansur Yavaş Değil? Neden Özgür Özel?…

Bu denklemde Mansur Yavaş isminin neden elendiğini anlamak için CHP’nin ideolojik omurgasına bakmak gerekir….

Mansur Yavaş, her ne kadar anketlerde yüksek çıkıyor gibi olsa da, hiçbir zaman organik bir CHP’li olarak kabul görmedi ve partinin kurucu kodlarını temsil etmiyor…

Üstelik Özgür Özel de yüksek çıkıyor…

CHP potansiyel seçmeni ise milliyetçi kökenli bir figürdense, kendi içinden çıkan, hitabetiyle ve meclis performansıyla rüştünü ispatlamış bir lidere yönelmeyi tercih eder…

Özgür Özel, tam da bu noktada, CHP potansiyel seçmeninin çok büyük bir kısmını kendi liderliğine ve samimiyetine ikna etmeyi başarmış durumdadır…

Kılıçdaroğlu ile cenazede sergilenen ve Ali Mahir Başarır’ın da dahil olduğu o sessiz mutabakat, arka planda bu pürüzsüz yol haritasının tıkır tıkır işlediğinin en somut kanıtıdır….

Yargıtay kararının mürekkebi kuruduğunda ve Kılıçdaroğlu o temizlik operasyonu için düğmeye bastığında, siyaset sahnesindeki bu fütüristik yapbozun parçaları birer birer birleşecek; bekleyip göreceğiz….