AK Parti içinde, Millî Görüş geleneğinden gelen Bülent Turan gibi ilkeli siyasetçiler, yıllardır isyanlarını dile getiriyorlar.
Bizim de yıllaradır bu köşede AK Parti içindeki “AKP’lilere” bir lanet okumadığımız kaldı.
İsrail’e lanet okuyarak bir şey olmadığı gibi, AK Parti içindeki “AKP’li” fırıldaklara da lanet okunduğunda hiçbir şey olmuyordu…
Bunun da bir numaralı sebebi, SSCB Politbürosuna dönüşen AK Parti genel merkez elitlerinin partiyi dizayn etmesiydi.
Tavan tabandan kopuyordu…
İnsanın en çok da yıllarca emek verdiği yerde, bir gün sesini duyurmak için bağırmak zorunda kalması ağırına gidiyor.
AK Parti tabanında, fon soygunundan tutuklanan Fatma Betül Sayan üzerinden yoğunlaşan öfkenin nedeni, AK Parti’nin üzerine çöken açgözlü, kibirli ve koltuk meraklısı “AKP’li” fırıldaklardı.
FBSK bakan olmuş, inmiş, genel başkan yardımcısı olmuş. Kocası Yeşilay yönetim kurulunda. Ablası büyükelçi. Bir kardeşi bakan yardımcısı, bir kardeşi İBB meclis üyesi. Buna rağmen gözünü akıl almaz bir hırs bürümüş.
Eski bakanın oğlu SPK başkanı. Özlem Zengin’in kardeşi bilmem ne, oğlu THY’de. Hayati Yazıcı’nın oğlu banka sahibi…
AK Parti tabanını, 15 yaşındaki kıza sarkıntılık yapan veya yönettiği belediyeyi pavyona çeviren, rüşvet alan, rüşvet veren belediye başkanlarını ölümüne savunan, onlar için miting yapanlarla karıştırmasınlar.
Tabanın isyanı, FBSK üzerinden AK Parti’ye ve devlete çökmüş tüm “AKP’li” fırıldaklaradır. Bu anlayışta olanlara en sert tepki verilir.
O tabanda nice insan, inandığı dava için ömründen verdi. Bazıları 15 Temmuz’da şehit oldu. Şule Şenler Yüksel gibi nicesi hapis yattı.
Bugün insanın canını acıtan bu davaya gönül verenlerin, ömür verenlerin omuzlarında yükselip. Onlar sayesinde bir yerler gelip bu millete ihanet edenlerin aç gözlülüğüdür.
Gelelim yaşadığımız kente. BRAVDA’nın fanatik Reis Bey düşmanları ve Yeni Parti (eskiden CHP’ydi) fanatikleri, “Bunlar AK Parti yandaşı,” diye bize burun kıvırırlar.
Biz nasıl bir yandaşız ki Eskişehir’de AK Parti’ye en ağır eleştirileri yine biz yapıyoruz. Geçmişte bir AK Parti milletvekiliyle davalık bile olduk…
Kurşunlu Külliyesi üzerinden yaşanan tartışmalarda BRAVDA’dakiler, Odunpazarı Belediye Başkanı’nın arkasında derhal hizalandılar.
Kim haklı, kim haksız? Hukuk ne diyor? Külliyenin mülk sahibi Vakıflar Bölge Müdürlüğünden bir tek konuda bile bilgi almaya ihtiyaç duydular mı? Hayır.
Kazım Kurt’un her söylemine katıksız iman ettiler. Etmek de zorundalar. Çünkü bize yandaş diyenler, yandaşlığın kutsal metinlerini yazarlar… Yazmasalar şimdi o hayatları süremezlerdi.
Biz “AKP’li” fırıldakların yediği haltlara isyan ederken siz onların Yeni Partili (eski CHP’li) belediyeler hakkında tek bir eleştirisini gördünüz mü?
Belediyede çalışıp yargılananların yaşadıkları villalar, etrafındaki araziler göz kamaştırırken ne olmuş diye dönüp soranını gördünüz mü?
Belediyelerdeki haber değeri taşıyan her şeye gözünü kapatan BRAVDA’daki bir gazetecinin Vakıfların kiracısı hakkında yazdığı yazıyı, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt meclis toplantısında elinde salladı…
Başkan Kurt’un 12 yıldır yönettiği belediyede ne skandallar yaşandı!
Hatta bunlar başka herhangi bir kentte yaşansa ulusal basının bile bir numaralı gündemi olurdu.
En absürdü, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı günlerde “Başkanlık makamına gelen misafirlere çay ikramı” adı altında yüzlerce liralık faturalar kesmeleriydi.
Ekmek almak için dahi sokağa zor çıkan insanlar, akın akın çay içmeye, Kazım Kurt’u görmeye Odunpazarı Belediyesine gidiyorlardı.
Yerseniz…
Sokak hayvanlarının mekânına dönüşen sokakları Kazım Kurt’un resimlerini ve mesajlarını içeren reklamlarla donattılar.
Çöp arabalarının üzerine yeni logo türetip kendi isimlerini yazdılar. Kim çöp toplayan arabanın üzerine adını yazar ki?
Hangi AK Partili meclis üyesi de çıkıp Sayın Kurt gibi eline kâğıt alıp salladı?
Bir atasözü var, anlayan anlar. Siz sallamazsanız o da rahat rahat sallar.
Siz de öyle bakarsınız…
Belediyeciler de sevinmesin.
Sanıyorsunuz ki akşamları beraber yiyip içtiğiniz gazeteci kılıklılar yazmayınca kimse duymuyor.
Vicdanlar yaptığınız hiçbir şeyi unutmuyor…