Mihalgazi Belediye Başkanı,Zeynep Başkan ile ilgili bir sosyal medya iletisi dolaşıyor…

Gerçek mi sahte mi tespit edemedim…

Ama ister gerçek ister fake olsun bu iletiyi piyasaya salanları analiz etmek vacip oldu…


Mihalgazi Belediye Başkanımız:Zeynep Güneş Akgün…

Mihalgazi’de üç dönemdir seçilmiş, AK Parti’den, başörtülü, yerel kıyafetli olmayı tercih eden, gerçek Türk Anadolu kadını.

Gidip ilçesini yönetiyor, yol yapıyor, çöp toplatıyor, muhtemelen çay da demliyor vatandaşa.

Ama yok, bazılarının gözüne batıyor.

Neden? ..

Çünkü başörtüsü takmış, şalvar giymiş ve hâlâ “inek sağmak” metaforuyla dalga geçilecek kadar “köylü” duruyor onlara…

Paylaşımı gördünüz mü?!..

“Bu Siyasal İslamcı şalvarlı kadının görevi ilçeyi yönetmek midir, yoksa ahırında inek sağmak mıdır?” diye soruyor birileri. Sonra da “Vallahi benim annem bundan iyi yönetir” diye ekliyor. Annenizden bahsetmişken, o anneniz bu iletiyi görseydi herhalde size bir tokat patlatır, ardından da “Oğlum senin tahsilin nerede kaldı?” diye sorardı…

Çünkü tahsil var ama terbiye sıfır.
Tahsil cehaleti belki almış ama eşeklik baki…

Bakın, mesele şu: Bu paylaşımı yapan ya da yayan zihniyet, hazımsızlığın kitabını yazmış…

Seçilmiş bir kadını, hem de başörtüsüyle, “inek sağan” diye aşağılamak…

Bu sadece saygısızlık değil, aynı zamanda derin bir kompleks ve eziklik…

Kendi içindeki yenilgiyi, bir Anadolu kadınının sandıktan çıkan iradesine yamamaya çalışıyorlar…

Kaybetmişler, kabullenemiyorlar…

O yüzden kadın üzerinden vuruyorlar…

Klasik taktik: Kadını hedef al, erkeği de aşağı çek…

Faşizmin en ucuz versiyonu…

“Hoşgörüsüz” dedim ya? Evet. Başörtüsüne tahammül edemeyen, şalvarı görünce alerji olan bu zihniyet, kendini “ilerici” sanıyor…

İlericilik bu mu?..
Bir kadının kıyafetine bakıp “inek sağıyor” diye gülmek mi?..

Yoksa asıl inek sağan, yıllardır milletin değerleriyle dalga geçen, ama sandıkta tokat yiyince ağzı açık kalan sizler misiniz?

Koyun çobanını kendinizce aşağılayıp itlere hizmetçilik yapan siz aptallar sürüsü…

Milletinden bihaber dedim, zalim dedim…

Doğru…

Bu millet, başörtülü kadını da, takkeli adamı da, şalvarlısını da bağrına basar, çünkü zaten o milletin ta kendisidir .

Ama siz?..

Siz hâlâ “kargalara kalan dünya” diye ahkâm kesiyorsunuz.

Kargalara yani size mi kaldı dünya?..

Asıl sizin aklınız kalmamış, beyin kalmamış.
Bir fotoğraf karesinde Atatürk portresiyle başörtülü bir kadını yan yana görünce sinir krizi geçiriyorsunuz. Neden?
Çünkü o fotoğraf size şunu söylüyor: “Bu millet sizi takmıyor artık. Ne Atatürk’ü inkâr ediyor, ne de başörtüsünü. İkisini birden kucaklıyor.”

Alaycı mı olayım?

Alay edeyim: Tebrikler! Bir ileti ile hem kadına, hem ineklere hakaret ettiniz.
Çift yönlü kazanç. Şimdi gidin ahıra, ineklerin yanına oturun da onlara “Siyasal İslamcı” deyin bakalım.
Belki onlar da size “Vallahi benim buzağım senden iyi düşünüyor” der.

Son söz: Bu paylaşımı beğenen, yayan, gülen herkesin vicdanına not düşüyorum. Siz hazımsızsınız. Hoşgörüsüzsünüz. Faşistsiniz. Zalimsiniz. Ve en acısı: Milletinizi hiç tanımamışsınız. Bir kadın belediye başkanını “inek sağmak”la aşağılamak, asıl sizin ruhunuzun ne kadar çoraklaştığını gösteriyor.

Yazıklar olsun…