Oysa bu yer satılmadan önce, 2019 belediye seçimlerinden önce Ahmet Ataç, Şirintepe Spor Tesisleri'nde basını davet etmiş ve bu çok kıymetli yer için sosyal donatıları içeren bir "sosyal merkez kompleksi" planlayacaklarını iddia etmişti. Yaklaşık 3900 m², bu alan tam bir "kupon arazi" niteliğindedir.
Büyükşehir belediyesi Ekim Ayı 1. Birleşim 2. Oturumdaki gündem maddelerinin görüşülmesi.
Gündem 30.madde.
Diğer 29 gündem maddesi komisyona giden konuların komisyonca değerlendirilmiş ve AK Part'ninde oy’ ları ile oy birliği ile geçtiği için raporların okunmuş varsayılarak oylanmasını isteyen YENİ parti gurup başkanı Kazım KURT’ un önerisi oy birliği ile kabul edilerek oylandı.
Ve oy birliği ile meclis’te kabul edilmiş oldu.
Ve sıra tartışılan 30.gündem maddesine gelmişti..
Başkan Ayşe ünlüce şimdi 30. gündem maddesini okutacağım ve onu tartışacağız diyerek divan kâtibi Atılay Dalgıç İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporunu okumaya başladı:
Tepebaşı Belediye Meclisi'nin 08.05.2026 tarih ve 160 sayılı, Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.06.2026 tarih ve 439 sayılı kararları ile kabul edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı düzeltmesi etap 1 ve 1/1000 ölçekli plan değişikliği kapsamında; muhtelif alanlarda fiili duruma göre ticaret-konut alanı kullanımlarında düzenlemeler yapılmıştır. Bu doğrultuda, Tepebaşı Belediye Başkanlığı mülkiyetindeki 1551 ada 1 ve 8 parseller, Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün görüşüne istinaden yapılaşma koşulları değiştirilmeden "ticaret-konut alanı" olarak planlanmıştır.
Söz konusu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı düzeltmesi etap 1 ve 1/1000 ölçekli plan değişikliği, Tepebaşı Belediye Başkanlığı tarafından 01.07.2026 - 31.07.2026 tarihleri arasında 30 gün süreyle ilan edilmiştir. Askı süresi içerisinde bahse konu plana, Recayi Gedik tarafından verilen 17.07.2026 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesinde; 1551 ada alanının kaldırılarak ticaret-konut alanı fonksiyonu önerilmesinin nüfus ve yapı yoğunluğunu artırıcı nitelikte olduğu gerekçe gösterilmiştir.
Bahse konu itiraz; söz konusu plan değişikliğinin Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 13.02.2026 tarihli görüş yazısına istinaden hazırlandığı, bu kapsamda ilgili mevzuata aykırılık teşkil etmediği, ayrıca Aliya İzzet Begoviç Caddesi üzerinde yer alan konut alanlarının ticaret-konut alanı olarak planlanmasıyla plan nüfusunun azaldığı ve plan bütününde nüfus yoğunluğunun artırılmasının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle Tepebaşı Belediye Meclisi'nin 03.09.2026 tarih ve 222 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Komisyonumuzca yapılan incelemeler neticesinde; 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı düzeltmesi etap 1 askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine dair Tepebaşı Belediye Meclisi'nin 03.09.2026 tarih ve 222 sayılı kararının kabulü oy çokluğu ile uygun görülmüştür.
Komisyon Raporunun Değerlendirilmesi ve Siyasi Arka Plan:
AK Parti adına söz alan, konuya vakıf İmar Komisyonu Üyesi Mimar Ali İnci, İmar ve Bayındırlık Komisyonunda neden ret oyu verdiklerinin gerekçelerini anlatıyor. Ali İnci, bu konu Tepebaşı Belediye Meclisinde gündem maddesi olarak görüşülürken de imar komisyonu üyesi olarak AK Parti adına ret oyu vermişti; yani istikrarlı bir davranış sergilemiştir
24.551 ada 1 ve 8 parsel komisyon raporunda da anlaşıldığı gibi daha önce burası sağlık alanıydı. Sağlık oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler, etmeyenler. Oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
AK Parti imar komisyon üyesi mimar ali inci;
Sağlık müdürlüğünün ihtiyacı olmaması gerekçesiyle burası konut ticaret artı konut olmuştur. Biz burada daha önceki 1/1 binlik planlarda da karşı çıkmıştık. Burası ticaret kont olmasından ziyade oradaki vatandaşların yararlanabileceği belediye hizmet alanı veya otopark veya yeşil alan veya sosyal tesis alanı olarak planlanmasını önermiştik.
Ancak burası ticaret + konut oldu. Bu vesileyle bu vatandaşın itirazını da biz haklı görüyoruz. O zamanlarda biz buna karşı çıkmıştık.
Bu yüzden e karşı oy kullanıyoruz.
Ayşe başkan sözü imar komisyon başkanı Erdoğan Aydoğmuş’a veriyor..
Tepebaşında komisyon başkanı
Tepebaşında başkan yardımcısı..
Büyükşehir de bir çok komisyonda adı geçiyor. BÜYÜKŞEHİRDE DE İMAR komisyon başkanı.
Böylesine saçma bir şey..
Ama YENİ partililer ne anlar bu işlerden. Yani kendi meclisin imar kararlarını büyükşehirde ynı şahıs bir daha denetliyor. Kendi kendine kısacası denetim hakkını kullanıyor ve bugüne kadar bu saçmalığa kimsede bir şey demiyor. Kendisi, ne mimar, ne şehir plancısı, nede harita mühendisi.
Sadece şantiyecilik bile yapmamış bir inşaat mühendisi..
Şimdi ona kulak verelim bakın neler söylemiş;
Değerli arkadaşlar daha önce bu konuyu tartıştık. İl Sağlık Müdürlüğünün buraya benim ihtiyacım yok plan değişikliği tarihine kadar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmamıştır.
Sene 2026 biz burada buranın mülkiyeti Tepebaşı Belediyesi'ne ait bir mülkiyet. yaklaşık 1375 m² yüz ölçüme sahip bir alan. Dolayısıyla burada Ali'ye Izzet Begoviç caddesindeki yoğunlukları da azaltarak burada konut ihtiyacında herhangi bir artış olmamıştır.
Yani konuta yönelik herhangi bir artış olmamıştır. Dolayısıyla biz gerek Tepebaşı Meclisinde tartıştığımız üzere söz konusu alanın belediyenin yararlanabileceği bir şekilde İl Sağlık Müdürlüğünün görüşü doğrultusunda ihtiyacım yok gerekçesiyle bu alanın yani herhangi bir yoğunluk artışı olmadan katı 3 kat, gene emsali de 1.20 olarak herhangi bir değişiklik yapmadan planı aynen onayladık.
Bu vesileyle itirazı YENİ parti olarak reddettik. Konu bundan ibaret.
++++
İşte bu haksızlıklara karşı yükselen bir ses vardı ve meclisi susturdu.
Mihalgazi Belediye başkanı Zeynep Güneş. Helal olsun çok net soru sordu.
Şimdi neler söylemiş bakın
Zeynep Güneş söz alarak Erdoğan Aydoğmuş’a çapraz soru sordu:
Hazır Erdoğan Bey açıklama yaparken, açıklıyorken, Erdoğan Bey, burası sağlık alanı mıydı?
Erdoğan Bey kısa cevap istiyorum. Rica ediyorum ya. Efendim?
Yapılana kadar yani bir saniye. Burası sağlık alanı mıydı?
Erdoğan Aydoğmuş; Evet sağlık alanı.
Zeynep Başkan Siz bunu ticaret alanına mı çevirdiniz?
Erdoğan Aydoğmuş:Evet doğru.
Mihalgazi Belediye başkanı Zeynep Güneş, tamam mesele bu. Bu kadar. Demek ki size sağlık alanı lazım değil. Ahmet Bey'in böyle bir açıklaması varmış.
Yanlış mı?
Bakın Sayın Başkan, Ben 12 yıldan beri burdayım Ahmet Bey'den hiçbir konuşma duymadık.
Yeni parti imar ve bayındırlık komisyon başkanı Erdoğan Aydoğmuş söz alarak; Sayın başkanım İl Sağlık Müdürlüğü 2026 tarihine kadar burayı niçin kamulaştırmadı? Diye soruyor.
++++
Çok kurnazca bir soru. Âmâ şunu bilmesi gerekiyor. Acaba il sağlık müdürlüğünün bu planlardan haberi var mıydı?
Bence yok..
Çünkü kamu yönetiminde hafıza yok. İşi öğreninceye kadar iş işten geçmiş oluyor. Hâlbuki il sağlık müdürlüğü bütçelerinde adası, parseli belli olan bu yer için iz bedeli olsa bu öneriyi getiremezler.
++++
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ; Ha siz de çareyi ticaret alanına çevirmekte buldunuz. Belediyenin mülkiyeti. Doğru. Haklısınız. Doğru. Unutmuşuz.
Aradan çıkıntı yapan mahmudiye belediye başkanına da fırçasını atıyor:
Mahmudiye Belediye başkanı İshak Gündoğan Unutmuşuz. Doğru. Unutmuşuz. İ
İshak Bey siz bu konunun muhatabı değilsiniz.
Zeynep Güneş; Söz alırsınız konuşursunuz. Söz alırsınız konuşursunuz.
Yani sağlık alanını madem değiştirdi yine kamuya kamu hizmetine sunulacak bir şey de yapılabilirdi. Niye ticari alana çeviriyorsunuz? Yani benim söylemek istediğim bu başkanım hemen biteceğinde yaklaşık hemen söz konusu bakın slaytta da görüldüğü üzere hemen bitişinde belediye hizmet alanı var. Oranın mülkiyeti de belediyeye ait. 675 m²
Oraya da çevir. Orayı da.
++++
Bu konuda AK Parti’ li meclis üyeleri sınıfta kalmışlardır. Aslında bu durumda Yeni partinin farklı savunma yapabilecekleri siyasi taktikleri var ama yetersiz bakiyede kaldıkları için bu gibi savunmalarında cılız kalıyorlar.
Mesela şu soruyu Ahmet Ataç’ a sorabilirlerdi. Sizler imar planlarındaki kamulaştırma yapmak zorunda olduğunuz yerler için bu güne kadar kaç tane kamulaştırma yaptınız? 25 seneden beri enkaz bedeli ödemediğiniz mülkler var mı?
++++
Aslında Ali İnci, Ahmet Ataç'a şu soruyu sorsa çok daha güzel ve yerinde olurdu: "Ey Ahmet Ataç… Büyükşehir statüsündeki bir ilçede belediye başkanlığı yapıyorsunuz. 12 Kasım 2012 tarihinde 6360 sayılı Bütünşehir Yasası TBMM'den geçmiş ve 6 Aralık 2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile yapılan mal paylaşımında, önceden hazineye kayıtlı olan birçok arazi sizlerin envanterine dahil edilmiştir. O günden bugüne, bu arazileri ve arsaları 'sosyal belediyecilik' kılıfı altında sata sata bitiremediniz."
Bu satılan yerlerden en önemlilerinden biri, Tepebaşı okullar bölgesindeki yaklaşık 3.900 m², lik belediyenin en kıymetli arazisidir. Bu alan, geçmişte Tacettin Sarıoğlu döneminde belediye mülkiyetine kazandırılmış bir yerdir.
Gelişen Tepebaşı’nın cazibe merkezi olan bu kıymetli arazi, süreç içerisinde defalarca plan tadilatına uğramıştır. Ahmet Ataç bu konuda çok şanslıdır ki onun döneminde satılmadık yer kalmamıştır.
"Böyle başa böyle tarak" deyiminde olduğu gibi, meclis üyeleri de ona göre şekillenmiştir. AK Parti meclis üyeleri de "uydum imama" misali etkisiz kalmıştır; hatta geçmişte Ahmet Ataç için koşturan, çalışan AKP'lileri bile bilirim.
Peki, bu yerin ilk imar planlarındaki konumu neydi? Yazının başında belirtilen imar komisyonu raporundan bir şey anlamak güçtür. Kısacası durum şudur: Bu yer, ilk imar planlarında "sağlık ocağı" (sağlık tesisi) olarak planlanmıştı. İl Sağlık Müdürlüğü bu konuda hiçbir yatırım girişiminde bulunmamış, resmi yazışmalar yapılmış ve İl Sağlık Müdürlüğü cevap vermiştir.
Neticede alan, 5'er yıllık yatırım programlarında yer almayınca Tepebaşı Belediyesi için bir tasarruf hakkı doğmuştur.
Burada asıl sorulması gereken sorular şunlardır: İl Sağlık Müdürlüğü neden bu yeri kamulaştırmak için gerekli girişimlerde bulunmamış ya da yatırım programlarına dâhil etmemiştir?
İl Sağlık Müdürlüğü'nün bu işlerden anlamadığını veya bilgi sahibi olmadığını varsayalım, bunu anlarım; peki, AK Parti’nin il örgütleri de mi uyumuştur?
Sık sık değiştirilen imar durumlarını takip etmek AK Parti muhalefetinin görevi değil midir?
Peki vatandaşın, İMAR planlarında arazisine isabet eden okul, toplanma bölgesi, sağlık ocağı ve diğer kamu hizmetlerine ayrılan alanlara için neden bu sistem çalıştırılmıyor.
Bu vatandaşın anayasal hakları olan kamulaştırmalar neden yapılmıyor. Her 5 yılda bir neden planlar işte kurumların paramız yok veya ödeneğimiz yok gerekçeleriyle mağdur ediliyor.
Neden 5 yılda bir hatırlatma dozu ile planlar sürekli revizyon ediliyor. Hâlbuki imar planları uzun vadeli bakış açısı ile yapılmıyor mu? 30 yıllık planlar yaptık diye neden övünüyorlar. Eğer öyleyse her ay düzenli olarak yapılan meclislerde neden yağmur gibi imar plan tadilatları geliyor?
Bu soruların cevabını verecek Eskişehir’de ne siyasetçi nede meclis üyesi, neden belediye başkanı var?
O çokbilmiş belediyedeki imar uzmanları bu konularda vatandaşın lehine neden tasarrufta bulunmuyorlar.
Bunun nedenini ben söyleyeyim: AK Parti’nin belediyelerde kurumsal hafızası yoktur.
Analitik düşünerek politika geliştirebilecek kapasitede bir organizasyona ve kurmay kadroya sahip değillerdir.
Asıl neden, çoğunluktaki liyakatsizliktir. CHP ve şimdiki Yeni Parti'nin ise zaten değer setleri değişkendir, amorf (şekilsiz) bir duruma gelmişlerdir. Biz buna siyasette tıkanma diyoruz. Ayrıca AK Parti'lilerin şu veya bu oranda belediyelerle ticari ilişkileri bulunmaktadır.
Söz konusu yer aslen "Belediye Sosyal Hizmet Alanı" idi. Ama ne olduysa oldu; belediye meclisinden birkaç kez alınan yetkiyle, satış veya kat karşılığı sözleşme yetkileri kullanılarak en sonunda burası satıldı.
Oysa bu yer satılmadan önce, 2019 belediye seçimlerinden önce Ahmet Ataç, Şirintepe Spor Tesisleri'nde basını davet etmiş ve bu çok kıymetli yer için sosyal donatıları içeren bir "sosyal merkez kompleksi" planlayacaklarını iddia etmişti. Yaklaşık 3900 m², bu alan tam bir "kupon arazi" niteliğindedir.
Peki, bu kupon arazi nasıl satıldı? Bütün plan değişiklikleri satışı kolaylaştıracak hale getirilerek alan "ticaret + konut" alanı olarak yeniden planlandı ve bu şekilde hazır hale getirilerek satışa sunuldu. Neden satıldı?
Çünkü Ahmet Ataç, belediye kaynaklarıyla seçim harcamalarını karşılayacaktı.
Hiçbir denetimci veya gazeteci çıkıp da "Yahu Ahmet Ataç, sen 2019 seçimlerinden önce belediyeye ait olan bu yeri sosyal hizmet alanı olarak tanıtmıştın, şimdi niye satıyorsun?" diye sormamıştır.
Nedense basında "zarflanan gazeteciler" şeklinde yansıyan iddialar da vardı ancak bu haberlerin üzerine gidilmedi. Kısacası, belediyeden küçük küçük yemlemelerle beslenenler vardı. Bu iddialar basının üzerine gölge düşürmüş olsa da konu nedense pas geçiliverdi.
Şimdi gelelim Aliya İzzet Begoviç Caddesi üzerindeki belediye mülküne ilişkin şu soruyu sormaya: Bu yer Tepebaşı Belediyesi'ne aittir; peki, nasıl belediye mülkiyetine geçmiştir?
Bunun için önceki kayıtlara, yani buranın "Beşevler mevkii" olarak geçtiği dönemlere gitmek gerekir. Zaman içindeki kayıtlardan anlaşıldı ki bu proje alanı sonradan satılmıştır.
Yani Ahmet Ataç, o lansman toplantısında slaytlar üzerinden sanal, palavra projeler anlatmıştır.
Peki, burasının satılması için neler yapıldı?
Belediyenin mülkü olan yerin satılacak duruma getirilmesi için defalarca plan değişiklikleri yapıldı.
Bu oyun böyle kurulmuştu ve bu oyunun kurgusunda hep aynı senaryo vardır. Tepebaşı'ndaki görünmez eller, Belediye Meclisi İmar Komisyonu'nun demirbaşlarından olan Erkan Uçkan ve Erdoğan Aydoğmuş'tur.
Bu isimler çetrefilli konularda dublörlük yapmakta ustalaşmıştır. Erdoğan AYDOĞMUŞ; plan ve imar komisyonu raporlarını açıklarken hep sözcülük yapar; sözlerine "Bilindiği üzere..." diye başlar ve hiç değişmeyen repliklerle sunumunu gerçekleştirir.
Onun, Ahmet Ataç’ı "Türkiye’nin sayılı imar planlamacılarından biri" olarak nitelendiren övgü dolu sözleri meclis arşiv kayıtlarında hala mevcuttur.
