Türkiye olarak savunma sanayiinde destanlar yazdık, sınırlarımızın ötesinde, Afrika’da, Türk dünyasında aslanlar gibi küresel oyunlar kurduk; yani fiziksel kalkınmayı, devasa vizyonları bir şekilde hallettik.
Ama ne acıdır ki, o büyük vizyonların halkın cüzdanına yansıması gereken yerdeki ekonomik adalet her geçen gün daha da geriye gitti…
Nimetin adil paylaşımını tamamen unutan, vatandaşa resmen bir vergi ve geçim zulmü uygulayan bu rasyonel sistem, bugün bizi dünya finans tarihinde eşi benzeri görülmemiş komik, trajik ve utanç verici bir ligin dibine demirletti!…
Gözümüzün içine baka baka "rasyonel zemin", "enflasyonla mücadele" masalları anlatan Ayemef (IMF) memuru Mehmet Şimşek ve onun ithal neoliberal ordusuna sormak gerekiyor: “Beyler, sizin o çok övdüğünüz, küresel sermayenin el kitabından ezberlediğiniz yüksek faizli mucize reçeteniz bu ülkeyi nereye getirdi, farkında mısınız? “
Bugün Türkiye’nin faiz oranları ne yazık ki %37 seviyelerinde geziyor…
Güya enflasyonu düşürecekler, güya piyasaya istikrar getirecekler diye dar gelirlinin, esnafın, üreticinin boğazını sıktıkça sıkıyorlar…
Peki, kafamızı kaldırıp dünyaya baktığımızda ne görüyoruz?..
İnsan okurken hayret ediyor, utanıyor, hicap duyuyor!..
Yıllardır burnunun dibinde dünyanın en kanlı, en vahşi savaşını yaşayan, şehirleri bombalanan, altyapısı çöken Ukrayna’da bile faiz oranları %16!..
Evet, yanlış duymadınız, savaşı bizzat cephede yaşayan Ukrayna’nın faiz oranı bizim yarımızdan bile az!…
Gelelim o savaşın diğer tarafına; tüm dünyanın ambargo uyguladığı, küresel finans sisteminden dışlanan, yaptırımlarla boğuşan Rusya’da bile faiz %21!..
Bölgesel güç savaşı yürüten, petrol zengini Suudi Arabistan’da faiz %4.5 seviyelerinde…
Dahası var, daha da acısı var: Yıllardır iç savaşla, kıtlıkla, bombalarla boğuşan, haritadan silinme noktasına gelen Yemen’de bile faiz %18!..
Toprak bütünlüğü kalmamış, açlıkla pençeleşen Yemen bile finansal istikrar ve faiz oranları konusunda bugün bizden çok daha iyi durumda!..
Şimdi soruyorum size; bizim ülkemizde bir savaş mı var?…Şehirlerimize bombalar mı yağıyor?..
Küresel finans ağlarından tamamen aforoz mu edildik?..
Hayır!..
Ama rasyonel beyefendiler o kibirli koltuklarında oturup faiz artırma kolaycılığını başarı diye pazarlarken, Türkiye’yi ekonomide adeta bir savaş ülkesinden daha istikrarsız, daha güvensiz bir lige fırlattılar…
Bu politikaları bilinçli bir ajandayı takip eder gibi izleyen, gözü halkın feryadına kör, kulağı sağır olan Mehmet Şimşek ile bu işin çözülmesi eşyanın tabiatına aykırıdır!..
Büyük holdinglerin vergilerini sıfırlayan, kamudaki o şatafatlı kamu harcamalarına ve lüks konvoylara zerre dokunmayan bu zihniyet, faturayı sadece yüksek faizle vatandaşa kesiyor…
Bu gidişat, basit bir faiz-enflasyon denklemi değildir.
Bu, millet ile devlet arasındaki o kutsal güven ve aidiyet bağını kökünden dinamitleyen bilinçli bir neoliberal yıkımdır.
Vatandaş "Yemen’den, Ukrayna’dan daha ağır ekonomik şartlar altında neden eziliyorum?" diye sormaya başladığı an, toplumsal sözleşme çok ağır hırpalanır…
İşte bu tam da vahşi kapitalizmin ve emperyalizmin istediği şeydir!
İçeride ekonomik zulümle diz çöktürülmüş, faiz canavarına teslim edilmiş bir toplum üretmek küresel çetelerin en büyük arzusudur…
Sayın Cumhurbaşkanımızın dış politikadaki o şanlı, dik ve tam bağımsız duruşunun arkasına sığınarak içeride bu faiz ve vergi zulmünü rasyonellik diye yutturmaya kalkanlar iyi bilsin: Bu millet Şimşek’in o soğuk, ruhsuz ve halktan kopuk rakamlarını sandık günü geldiğinde asla affetmez!..
Revizyon masallarını, kemer sıkma tiyatrolarını bir kenara bırakın; bu ülkeye acilen halktan yana, adaletli bir vergi ve ekonomi reformu gerekiyor…
Aksi takdirde, bizi Ukrayna’nın, Rusya’nın, hatta Yemen’in bile gerisine düşüren bu neoliberal enkazın altında hepimiz kalacağız!..
