Fon krizi yazımızın devamındayız…
Günlerdir 21 milyar doların nasıl yutulduğunu, bürokrasinin bu talana nasıl çanak tuttuğunu yazdım…
Şimdi işin en tehlikeli, en sinsi ve tam da kapitalizmin, küresel emperyalizmin arzuladığı o sosyal yıkım boyutuna geliyoruz: Millet ile devlet arasındaki o kutsal aidiyet bağının koparılması tehlikesine!…
Yıllardır bas bas bağırıyorum, söylüyorum; fiziki kalkınmayı, teknolojiyi, savunmayı hallettik ama adalet mekanizması her geçen gün daha da geriye gitti…
Bir ülkede 550 bin aile bir finansal tezgahla darmadağın ediliyorsa ve devletin ekonomi yönetimi buna sadece seyirci kalıyorsa, orada adil paylaşımdan bahsedilemez…
Bu kriz basit bir "para kaybetme" meselesi değildir; bu, tam anlamıyla bir devlet-millet sözleşmesinin çatırdamasıdır….
Vatandaş "Benim hakkımı korumayan, parama çökenlere göz yuman bir devlete neden güveneyim?" demeye başladığı an, emperyalizmin en sevdiği kaos iklimi doğar….
Ve bu iklimi rasyonel zemin diyerek bu ülkeye dayatan, bilinçli bir neoliberal ajandayı takip eden Ayemef memuru Mehmet Şimşek’ten başkası değildir!..
Sayın Cumhurbaşkanı şu an ABD’de küresel diplomasiyi yönetirken, Ankara’da onun arkasından bu kuyuyu kazanlar iyi bilsin: Bu millet Erdoğan’ı sever, ona güvenir, onun bu çalkantılı dünyada gemiyi limana yanaştıracak tek kaptan olduğunu bilir.
Zira Türkiye’nin, bekası ve geleceği için Sayın Erdoğan’a bir dönem daha mutlak mecburiyeti vardır.
Ama bu millet, Erdoğan’ın arkasına saklanıp halkı ezen, 21 milyar doları buharlaştıran o ekonomi baronlarını asla ama asla affetmez!…
Devletin kara kutuları olan İbrahim Kalın ve Hakan Fidan, lider yurda döner dönmez bu sosyolojik tehlikeyi, sandıktaki o muhtemel büyük kırılmayı haritalarıyla onun önüne koyacaktır…
Eğer Amerika dönüşünde bu neoliberal çeteye, bu basiretsiz ekonomi yönetimine hak ettiği ceza verilmez, çok ağır bir bedel ödetilmezse; sandık günü geldiğinde bu sessiz yığınların hesabı çok acı olur….
Sayın Cumhurbaşkanı ferasetiyle bu tezgahı görecek, millet ile devlet arasındaki o sarsılan güven köprüsünü yeniden inşa etmek için döner dönmez Şimşek ve ekibinin gereğini yapacaktır; yapmalıdır da!…
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını fon çetelerine yediren bürokrasiyle ne kalkınma olur ne de adalet!…
